"Adamın biri derdi için büyücüye gitmiş. Büyücü bir kağıda bir şeyler yazmış,katlamış kenarlarını dikmiş  en sonunda da sap yaparak  adama vermiş ve bir de öğütte bulunmuş: 'Şimdi bunu al, boynuna as ve bir de sakın dişi tavşanı aklına getirme. Derdin iyileşecek' demiş. Adam başını sallamış, 'Bu büyü tutmaz' demiş. 'Neden?' diye sormuş büyücü... 'Sen şimdi böyle söyledin ya, artık dişi tavşan hiç aklımdan çıkmaz.'..."

Fıkrada ki dişi tavşana takılmayın; erkekte olabilirdi;

Hatta tavşan da değil  başka bir şeyde olabilirdi.

Anlatan tavşan demiş o kadar.

Seçim bitti.

Ortalık yorum kaynıyor.

Niyet okumanın bini bir para.

Her ne kadar ortak kanı İstanbul seçim sonuçlarının genel seçim istemini tetiklemeyeceği yolunda ise de daha ilk geceden genel seçim istemek felaket olur mealinden bir açıklama yapılarak  erken seçim tamlamasını dillendiriverdi.

Alın size dişi tavşan.

Madem erken genel seçim dillendirildi artık fıkrada ki gibi büyü tutmaz.

Tutmaz çünkü kimsenin aklından çıkmaz.

Gerçi muhalefetin şimdilik bu konuda öyle bir söylemi ve ısrarı yok ama,siyaset tarlası bu ne ekilip ne biçileceği de hiç belli olmaz.

Yabancı basın şimdiden bu konuda istihareye yatmış durumda bile.

Okuyun seçim sonrası yazılan çizileni beklentilerinin kısa değilse bile orta vade bu yönde olduğunu göreceksiniz.

Bizim ülkede seçim sathı mailine bir kez girildi mi çıkmak öyle çok kolay olmuyor.

Son beş yılda kaç seçim yaptık araya kaç referandum sığdırdık desem bir defada yanıtlayabilecek kaç kişi çıkar acaba?

Yaşanılan her seçime de ya iktidar bizzat istediği için ya da bu isteğini  başka ağızlardan dillendirdiği için gittik.

2019 un mart ve haziranındakiler haricinde hepside iktidar partisinin lehine sonuçlandı.Sonuçlamayan da iptal edildi,yenisi yine aynı sonucu doğurdu.

Şimdi hazır İstanbul seçimlerinde ortaya çıkan sonucu ülke genelinde yapılan  bir referandum gibi algılayarak demir tavında dövülür erken seçim elzemdir diyenler çıkacaktır elbet.

Eğer bu düşüncede olanlar siyaseti yine seçim üzerinden yoğunlaştırmaya başlarlarsa iş öyle bir duruma gelebilir ki,iktidar da bu erken seçime razı olmak zorunda kalabilir.

O seçim yapılırsa ne olur,sonuç hangi tarafın lehine tezahür eder şimdiden bilmek olanaksız tabi.

Ancak şunu da asla unutmamak gerekir ki,Türkiye’nin şu anda ki önceliği asla bir genel seçim değil.

Ben şu yarım aklımla diyorum ki bize bu günden yarına kurulacak bir milli mutabakat hükümeti lazım.

İçerisinde tüm siyasi figürleri barındıran,yetki ve yetki göçerim sistemi yeniden oluşturmuş,konusuna hakim,yıpranmamış ve tek amaçları ülkeyi boğuştuğu hem ekonomik hem siyasi sarmaldan çıkarmak olan bir yönetim oluşumunun geniş halk kitlelerince de karşılık bulacağı kuvvetle muhtemel.

İçeri de ve dışarıda kör gözüm parmağına siyaseti ile gelinebilecek noktayı artık hepimiz gördük,görmekten öte bedellerini ödeyerek anladık.

Sanırım bizi yönetenlerde anlamış olacaklar ki,bu konuyu en üst perdeden dillendirdiler geçenlerde.

Hiç kimse şu anda böyle bir oluşumun iklimi değil filan diye düşünmemeli.

Tam aksine milli mutabakat belki de cumhuriyetin hiçbir döneminde bu kadar gerekli olmadı.

Gazeteler,televizyonlar,siteler ve özellikle sosyal medya tünelin ucunda görülen ışığın da karşıdan gelen bir başka tren olduğunu kanıtlayan bir sürü haberle dolu.

Yarısı yalan ise yarısı doğru.

Haberlerin yoğunluğu göz önüne alındığında doğru olan yarısının bile ne denli etkin olduğu rahatça anlaşılabiliyor.

Demem o ki;

Şu anda erken seçim en ihtiyacımız olmayanlardan biri.

Peki ya tavşan mı?

O akla geldi bir kere; kaçarı yok.

Orada burada zıplayacak.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234

banner246