Hükümete yakın bir medyanın manşeti geçenlerde şöyleydi:

“Çete iş başında!..”

Kimlerdi o çetenin içinde olanlar?

Fitch, S/P ve Citi…

Bu medyaya göre, “3 dış güç”ün küstah yorumlarından (!) sonra 4.50’ye kadar inen dolar, birden 4.65’in üzerine fırlamıştı.

Daha sonra başta hükümet yetkilileri olmak üzere birçok uzman da doların yükselişini “dış güçlere” bağlamıştı.

***

Evet!..

Yaklaşım bir yere kadar geçerliydi.

Zaten pamuk ipliğine bağlı olan dolar, sadece Türkiye’de değil, dünya piyasalarında da değer kazanıyordu.

Buna bir de Amerikan Merkez Bankası’nın aldığı “faiz yükseltme” kararı eklenince etkilenmek kaçınılmaz olmuştu.

***

Tamam da!..

TL’nin dolar karşısında “değer yitirmesini” sadece dış kaynaklara bağlamak doğru muydu?

Bu sorunun yanıtını vermek için…

Önce!..

Altına imzamı attığım bir görüşü…

Sonra da!..

Uzmanların değerlendirmesini…

Paylaşayım!..

***

Bana göre de;

Dolar dış güçler yüzünden falan yükselmiyor.

Sıcak para betona gömüldüğü için yükseliyor.

Bir tane bile fabrika açılmayıp, olanlar da hovardaca satıldığı için yükseliyor.

Tarım ve hayvancılık bittiği için yükseliyor.

Et, zeytinyağı, mercimek, nohut; hatta saman bile dışarıdan ithal edildiği için yükseliyor.

Milyon dolarlık araçlara çerez parası denildiği için yükseliyor.

Ülkede üretim değil, tüketim politikası uygulandığı için yükseliyor.

***

Peki!..

Uzmanların bu konudaki görüşleri nasıl?

Çoğu yukardan beri yazdıklarımla örtüşen değerlendirmeler.

Örneğin!..

Aslı Aydıntaşbaş’ın da yazdığı gibi;

Türk Lirasının çöküşünün altında, dış operasyon filan yatmıyor.

Ülkenin “geleceğine güvenmeme” duygusu, başlıca neden…

Kanama yeni değil, 2015’den beri sürüyor.

Yani!..

Parlamenter sistemden sapma kararının alındığı günlerden başlayan bir süreç…

Artı!..

Şatafatlı devlet harcamaları…

Kasaya girenle çıkanın eşitsizliği…

Yatırım yapılamaz bir ülke görüntüsü…

Olmayan paralarla yapılan yatırımlar…

***

Keşke bunlarla kalsa…

Doların “önlenemez yükselişinin” başka nedenleri de var.

Emre Kongar’ın yazdığı gibi;

Kentsel rant için toprak yağması…

187 ayda değişen 186 ihale yasası…

Vergilerin arttırılması…

Betona gömülen yatırım bedellerinin halka ödetilmesi…

Tarım sektörünün gerileyerek, çiftçinin yoksullaşması…

Bankaların neredeyse hiç araştırmadan isteyene istediği kredileri yağdırması, sonra da kendilerinin dar boğaza girmeleri…

***

Bunların hepsinde “dış güçlerin parmağı” var; öyle mi?

Kargalara söylesek, onlar bile “gülmekten” ağızlarındaki peynirleri düşürürler…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234