İstanbul seçiminde son düzlüğe girildi;

Yatcaz kalkcaz,yatcaz kalkcaz altı aydır kenti kaptırmamak adına  her türlü taktiğin denendiği hatta denenmeyenler kalmasın diye yeni yeni taktikler bulunarak ve her birinin ince ince işlenerek sahaya sürüldüğü seçim sathı mailinden nihayet çıkacağız.

Dersaadet onu beş yıl süre ile yönetecek yeni belediye başkanına kavuşacak.

İstanbul’a atfedilen isimlerden en çok bunu severim.

Osmanlılar tarafından İstanbul'a verilen "Mutluluk Kapısı" anlamına gelen Dersaadet’i.

Son gelişmelere bakınca da bu adın günümüzde de ne denli yerinde olduğu açıkça görülüyor zaten.

İstanbul’un maddi gücü vakıflardan, ihalelere, bankamatik memurlarından, otoparklara kadar ne çok saadete yol açıyormuş baksanıza.

Aslında işin özü en başından belli.

Maksat saadetin bozulmaması. Alan memnun veren memnun aşına su katılmaması.

Eee İstanbul mu?

O zaten orada canım. Baktılar ki mızmızlanıyor iki makyaj bir botoks tamamdır.

Hem zaten böylesi bir metropolün sorunları öyle ha deyince çözülür mü?  Velev ki çözüldü gelecek kuşaklar kenti iyileştirme adına ne ile uğraşacaklar o zaman. Çocuklardan rol çalmanın ne gereği var.

Geçerli olan zaten bugün, yarın her daim Allah kerim.

Son perde geçen pazar akşamı yapılan ve iki adayın katıldığı açık oturumun aradan kırk sekiz saat geçtikten sonra programın önünün ardının didiklenmesi ile açıldı.

Kalan süreye bakarsak bunun ile de kapanacak.

Bu güne dek sayısını hatırlamadığım yazılı ve görüntülü söyleşi yaptım.

Hepsinde de soruları ben sordum konuğum bazen de konuklarım yanıtladı.

Bir iki münferit hadisenin dışında kimse de bana soruları önceden ver ya da yazını önce bana gönder sonra yayınla filan demedi.

En çok çekilmiş bir programı hiçbir gerekçe göstermeden yayınlamayan bir kanal oldu, onda da ben tamamını kendim finanse ettiğim programımı oradan çektim hepsi bu.

Ha, yanlış anlaşılmasın kendimi o akşam ki oturumu yönetebilecek kadar yetkin ve meslek erbabı filan görmüyorum, sadece empati yaptığımda o akşam iddia edilenlerin tersine programda kollanan biri var ise onunda iktidarın adayı olduğunu düşünüyorum.

Yönetici Allahtan profesyoneldi.

Ya benim gibi acemi olsaydı neler olurdu maazallah.

Mesela adaylardan birine

Medyada karşılık bulan ve yayınlanan gemilerden, tren kazalarında hayatlarını yitiren sakat kalan vatandaşlara, İDO’dan neden ayrıldığından, sade bir milletvekili olduğu halde halen neden Çankaya Köşkünde oturarak devlet olanaklarını kullanmaya devam ettiğine kadar hadi uzatmayayım daha pek çok konularla ilgili sorular soruverseydi.

Düşünebiliyor musunuz neler olabileceğini?

Dedim ya Allahtan yönetici hadi havalı deyimi ile yazayım moderatör iyi ki acemi değildi.

Gerçi bu programda projelerinin neler olduğu konusu dışında her iki adaya da aynı soruları sormak ta mümkün değildi.

Değildi çünkü adayların sıkletleri farklıydı.

Sanırım o yüzden onlarca yorumcu tartışmanın ağızlarında kekremsi bir tat bıraktığı konusunda anlaştılar.

Anlaşamayanlar ise hala bir bardak suda kopartabilecekleri fırtınanın 34 knot ve 8 bofor eşiklerini geçip geçmediği konusundan emin değiller. (34 knot ve 8 bofor eşikleri geçildiğinde hadise bariz bir şekilde fırtına olarak adlandırılıyor)

Artık son zil çaldı.

Yazının yayınlandığı tarih itibari ile seçime son kırk sekiz saat kaldı.

Benim merak ettiğim İstanbullu seçmenin yanı sıra artık tüm ülkeye mal olmuş bu seçimde ülkenin geri kalan seçmenin kullanacakları gıyabi oylar.

Keşke öyle bir teknoloji olsa da 23 Haziranda yapılacak seçimde yurdun tüm seçmenlerinin de gıyapta kullanacakları oyları ölçebilseydik.

Öyle ya o partinin adayı bu partinin adayı ülkede ki herkesin kesinlikle bir adayı var bu seçimde.

Demem o ki;

Sonuç ne olur ise olsun,31 Mart yerel seçimleri İstanbul özelinde Türkiye’nin cumhuriyet tarihinde nesiller boyunca tartışılacak pek çok olaya sahne oldu.

Şimdi sıra gelecek nesillerin bu tartışmaları yaparken seçimi hangi partinin adayının kazandığına dair kuracaklarda ki cümlelerin öznesini bulmaya kaldı.

Elbet gıyaben kullanılan oyları da o nesil çoktan saymış olacak…

Bizi şimdilik ilgilendiren fiili seçmenin İstanbul mu Dersaadet mi diyeceği.

Onu da,

Yatcaz kalkcaz yatcaz kalkcaz görcez…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234

banner246