banner264

Doğumumuz ile ölümümüz arasında başımıza gelen her ne varsa tümünü hayat parantezine alarak bize verilen süreyi dolduruyoruz.

İnsan ne kadar aksini savunsa da tüm yaratılmışlar o hayat dediğimizin gözünde alelade fanidir.

Doğarlar, büyürler ve ölürler.      

Kimsenin kimseden bir ayrıcalığı yoktur onun gözünde.

Bunun en güzel sağlamasını da ölümle her canlıyı eşitleyerek yapar.

Hayata ezberlerimizin dışına çıkarak alıcı gözle bakmayı başarabildiğimiz anda aslında neyin içinde soluk alıp verdiğimizi çok daha iyi anlayabiliriz.

Bizim uydurduklarımız ve değerli diye birbirimizi yediğimiz paradan, silaha kadar ne varsa çıkartın hayatın içinden geriye kalanların üzerinde hiç bir hak talep edemeyeceğimiz gerçeği tüm çıplaklığı ile ortaya çıkar.

Yaşamlarımızı yönlendiren ne varsa çoğu bizim iznimize tabi olmadan eşlik eder ömrümüze.

 Hayat, oyunu daima kendi kuralları ile oynar ve onları asla değiştirmez, tartışmaya da açmaz.

Yaratılan ne varsa bu kurallar dahilinde var ve yok olur.

Kendi adını bile koyamayacak kadar bu kuvvetin çekim alanına girmişken insanın   kendisini  Dünya’nın öznesi sanmasında ki ruh hali her zaman trajikomik gelmiştir bana.

Derin Halüsinasyon işte tam da bu durumunu anlatıyor insanın.

Yani, varmış ta, aslında yokmuş halini.

Ben yazarken kendimi ana karakterin yerine koydum ancak o olmadım.

O olmadım ama kim ve ne  olduğumu da hala kendime anlatmaya çalışıyorum.

Bakalım siz de kendinizden bir şeyler bulabilecek misiniz bu çizgi ötesi hikaye de?

Kitap elbette bir kurgu.

Ama zaten hayatta başlı başına  bir kurgu değil mi?

***                               

Derin Halüsünasyon adlı dördüncü kitabım geçen gün Googleplay da e- kitap olarak yayınlandı.

2017 de piyasaya çıkan Nitelikli Cehalet’in basım ve dağıtım sürecinde maddi manevi bir sürü sıkıntı yaşadığım için bu kez sanal dünyayı tercih ettim.

İyi ki de etmişim.

Sevgili Murat Gezer’in teknik desteği ile hazırladığımız bu e-kitap şimdiden pek çok yayınevinin e-kitap listelerine girdi bile.

Sıra yayınlanmayı bekleyen diğerlerinde.

Derin Halüsinasyonu yazarken hem eğlendim, hem hüzünlendim hem de neden çizginin bu tarafında olduğumuzu düşündüm.

Derin Halüsinasyon da işte o çizginin  tam üzerinde yaşanan on iki saati anlatıyor.

Ana karakterin iç konuşmalarını yıllar içerisinde yazdığım köşe yazılarından oluşturarak yeni bir tarz denediğim bu çalışma da insanın varla yok arasında ki o derin halüsinasyonunu irdelemeye çalıştım.

Dilerim cümlelerim beni okuyucularıma mahcup etmezler.

Derin Halüsinasyon çizginin bu tarafına benden bir anı olsun…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner193

banner246

banner254