HDP’li milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılması konusunda fezlekeler hazırlanmıştı.

CHP de tüm dokunulmazlıkların kaldırılmasını ve kürsü dokunulmazlığı ile sınırlandırılması görüşünü öne sürdü.

MHP ise HDP’li milletvekillerinin öncelikli olarak kaldırılması fikrinde ısrar ediyor.

Bununla da kalmadı ve devamında; eski bakanların da yargılanması konusunun temin edilmesini, terör örgütünün silahlanmasını ve militan devşirmesini seyredenlerin de yargı önüne çıkarılmasını istedi.

MHP, işlediği her nevi suçtan dolayı hiç kimsenin dokunulmaz olmaması gerektiğini de savunuyor.

Bunun üzerine sürpriz bir açıklama yaparak herkesi ters köşeye yatıran Başbakan Davutoğlu; tüm partilerden toplam 506 fezleke olduğunu, bunların tamamının birlikte görüşülmesini teklif etti.

AK Parti için çekinilecek bir dosya olmadığını söyleyen Davutoğlu; diğer partilerin de böylelikle samimiyet sınavından geçmiş olacağını ifade etti.

506 dokunulmazlık fezlekesinin tek tek ele alınması halinde, bu durumun meclisi 4-5 ay kilitleyeceğini ifade eden Davutoğlu; “Anayasaya geçici bir madde ekleyerek Meclis’e intikal bütün fezlekeleri bir madde ile kaldıralım. Biz hesap vermeye hazırız. Hodri meydan, herkes hesap vermeye hazır olsun” diye konuştu.

Başbakan Davutoğlu; 1 Mayıs’a kadar vize muafiyetinin hayata geçirilmesi gerektiğini hatırlatarak, “O nedenle Meclis’i bu fezlekelerle uğraştıramayız. Anayasa’ya geçici bir madde ekleyelim ve 506 dokunulmazlığı bir hamlede kaldıralım. Bu teklifimiz kabul görürse gelecek hafta 1-2 oturumda Anayasa’ya geçici bir madde koyarız. Bu teklifime bütün partilerden cevap bekliyorum. Kaçamazlar çünkü kendi teklifleriydi” ifadelerini kullandı.

Şahsen ben de dokunulmazlık zırhına bürünülmesine taraftar değilim.

Toplumda da bu konuda şikâyet vardır.

Eğer bu konu referanduma götürülecek olsa; büyük bir çoğunlukla dokunulmazlıkların kaldırılması yönünde oy çıkardı.

TBMM de, milletin maşeri vicdanının sesini dinlemeli ve dokunulmazlıkları toptan kaldırmalıdır.

***

ÜNİVERSİTE CAMİİNDE ŞEHİTLER İÇİN PROGRAM

Dün, annemin hastalığı dolayısı ile tıp fakültesine gitmiştik. Cuma Namazı saati de orada olduğum için üniversite camiinde namazı kılmaya gittim.

Daha yolda giderken, camiden tekbir sesleri geldiğini duydum.

Meğerse, içeride şehitlerimiz için Kur’an-ı Kerim okunuyormuş.

Malumunuz, dün 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü idi.

Bu çerçevede, üniversite camiinde de anma programı tertip edilmiş.

Dünyanın bütün kıtalarından gelip Bursa’da tahsil gören öğrencilerden hafız olanları böyle bir program düzenlemişler.

Son derece güzel ve yanık sesli hafız öğrencilerin okudukları Kur’an-ı Kerim’i büyük bir huşu içinde dinledik ve çok duygulandık.

Üniversite camiası da camiyi tıka basa doldurmuşlardı. Dışarılara kilimler serildi ve içeriye giremeyen cemaat orada oturdular.

Hem Çanakkale şehitlerimiz ve hem de diğer şehitlerimiz için dualar edildi. Şehitliğin ne kadar büyük bir manevi mertebe olduğunu anlattı hoca. Özellikle, son zamanlarda ülkemize kasteden PKK terör örgütünün kalleş saldırıları neticesinde şehadet şerbetini içen asker ve polislerimize gönüller dolusu dualar edildi.

Hutbe esnasında da, hocanın yaptırdığı özel duaya eşlik edip âmin dedik.

Vatanımızı korumak için canını seve seve feda eden kahraman şehitlerimizi anmak için dün çok çeşitli etkinlikler düzenlendi.

Tabii ki, şehitlik dini bir kavramı ifade diyor ve bazılarının dediği gibi olur olmaz sebeplerle hayatını kaybeden kişilere şehit denilemez.

Allah, peygamber ve kitaba inancı olmayan kişilerin çeşitli sebeplerle ölmesi ya da öldürülmeleri sonucunda şehit olmazlar.

Şehitlik, manevi bir olaydır ve din, vatan, bayrak gibi kutsal kavramlar uğruna canını feda edenlere yüce Allah’ın bahşettiği bir mükâfattır.

Ne mutlu, Allah için canını feda edip karşılığında cenneti kazananlara.

Bütün şehitlerimize rahmet diliyorum.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.