Cumhuriyetin kuruluşunun 94 yılını görmekte nasip oldu oysa daha dün gibi ilkokula başladığımda sınıfımızda asılı 50. yıl kutlamasının çerçeveli resmi gözümüzün önünde asılıydı ve her gün gözümüz dikkatle oraya kayardı ve okuma yazmayı öğrendikten sonra üst sınıflara geçtiğimde düzenlenen törenlerde mutlaka bir şiir okurdum mikrofondan. Cumhuriyet ve Vatan bilincimizin oluştuğu bu dönemler bizler için çok önemliydi içimizde hissettiğimiz bu ulvi duygularla bu yaşımıza geldik. Aralıklı olarak Cumhuriyet ile sıkıntısı olanları gördük ve hepsi gelip geçiyor kalıcı olan ise sağlam temeller üzerine kurulmuş olan Cumhuriyettir.

Merhum 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in Isparta İslamköy'de yaptırdığı Demokrasi müzesi açılışına gitmiştik tarihi bir güne tanıklık ettiğimiz bu gün çak daha iyi anlaşılıyor ve Süleyman Demirel Konuşmasının başlangıcında şu vurguyu yapmıştı '' ben bu köyde doğdum kerpiçten yapılmış bir odada yaşadık kardeşlerimle burada büyüdüm elektrik yoktu gaz lambası ile okuryazardık köy okulunu bitirdim köyde ortaokul yoktu her gün kilometrelerce yürüyüp kasabada ki ortaokula gidip geldik, sonra Afyon lisesine gittim eğer bana Cumhuriyet nedir? derseniz size cevabım Cumhuriyet işte benim derim bir köy çocuğunun köyden çıkarak Cumhurbaşkanı olması derim, devlet buraya okulları yapmasaydı ben okuyamaz ve bu makamlara gelemezdim bu sebeple Cumhuriyete ve Atatürk'e sahip çıkın'' derken kendisi ile kırk yıldır alay etmeye çalışan peygamber mesleği çobanlıkla (çoban Sülü) suçlayanlara da harika bir cevap vermiş oluyordu.

Türkiye Cumhuriyeti elbette hiç te kolay kurulmadı her yanınız düşmanla sarılmış elde avuçta bir şey yok Osmanlı dağılmış ve dağılmışlıktan ülkenin en verimli ve güzel topraklarını elde tutabilmek için hem savaşıyor hem diplomasi geliştiriyorsunuz Cumhuriyeti ilan ediyorsunuz ülke viran üretim yok para yok halk aç işte burada muhteşem bir beyin olarak Atatürk fikir ve yaratıcılığı ile ön plana çıkıyor. Cumhuriyet ilanından ve Meclisin kuruluşundan sonra Atatürk bütün bakanlar ile bir toplantı yapar eline kağıt kalemi alır ve her bakana projelerini ve kaç lira lazım olduğunu sorar birer birer hepsini toplar Türkiye'nin kalkınma hamlesini tam manasıyla başlatabilmesi için 500 milyon lira para lazımdır ve en son maliye bakanına döner ''bakanları duydun istedikleri paranın toplamı 500 milyon lira ediyor ne diyorsun? verebilecek misin? bu parayı'' maliye bakanı üzgün bir ses tonu ile ''nasıl verelim paşam elimizde ki paranın toplamı 5 milyon lira bunun bile tamamını veremeyiz'' deyince Atatürk derin bir düşünceye dalar. Evet vizyon sahibi Atatürk parasızlık yüzünden istediklerini yapamaz gerekli olan paranın ancak yüzde biri mevcuttur bu yüzde bir dahi tamamen harcanamaz.

Böylesi fazla bilinmeyen gerçekleri öğrendiğinizde Cumhuriyete daha fazla sahip çıkmak istiyorsunuz Atatürk'ün istediği para olabilseydi eminim ki bu gün bambaşka bir Türkiye var olurdu bir sanayi tarım, hayvancılık devi bir ülke olabilirdik, parasızlığın haricinde bir de Atatürk belki bir on sene daha yaşamış olsaydı yine bir ihtimal bu gelişmişliği yakalama şansımız yine olabilirdi diye düşünmeden edemiyorum, Türkiye Cumhuriyeti için düşmanlarla savaşmış bu uğurda hayatını kaybeden şehitlerimizi, savaşırken gazi olanları ve bu savaşta dul, yetim ve öksüz kalanları, evlatlarını kaybetmiş yaşlı ana, baba, dede, nineleri rahmet ve minnet ile yad ediyorum Dedesi Yemen'de savaşmış bir kahramanın torunu olarak cümlesinin mekanlarının cennet olmasını kalben diliyor ve bizlere bıraktıkları cennet mekan miraslarına sahip çıkalım diyorum, Cumhuriyet bayramımız kutlu olsun, Esenkalın....

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234