Türkiye’nin siyasi tarihinde unutulmaz liderler arasında yerini çoktan aldı, Recep Tayyip Erdoğan. Tarihin mihenk taşlarına Osmanlı’nın hayallerini gerçekleştiren adam olarak adı kazılacak olan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Ak Parti döneminde hayata geçirdiği reformlar bile çağ açıp çağ kapatacak büyüklükte.

Türkiye’nin 2002-2019 yılları arasında hayata geçirdiği ekonomik atılımlar, sanayi devrimleri, yerli malı üretimler, yüzde yüz yerli sanayi başta olmak üzere ulaşımdan sağlığa kattığı yenilikleri Cumhuriyet tarihinde Atatürk dışında hayata geçiren başka bir lider yok. Ak Parti’yi kurarak siyaset tarihinde milletle devleti birleştiren, buluşturan bir sayfa açan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Cumhur buluşmak için bekliyor. Bursa’da heyecanın dorukta olduğu bir dönemde hava şartlarının soğukluğuna rağmen Ak Parti gençlik kolları ciddi bir efor sergiliyor. İl Başkanı Ayhan Salman’ın adeta babasını uzun yıllardır görmeyen bir çocuğun heyecanı ile hazırlandığı mitinge saatler kala Ak Parti İl ve ilçe başkanlıklarında hareketli saatler yaşanıyor. Erdoğan’a gönül verenlerin, onu özleyenlerin her derde eyvallah dediği noktanın adı ise, “Erdoğan sevdası.”

Erdoğan yalnız kalmamalı!

Elbette siyasetin veyahut siyasetçilerin hatalarını milletçe en ağır biçimde ödüyoruz. Lakin varlığın bedelini yokluğun acziyetine tercih etmemek lazım. Öyle ki, ülkemizde misafir ettiğimiz Ortadoğu’dan veyahut Dünya’nın farklı noktalarından gelerek ülkelerinde ki zulümden kaçarak gelen veyahut vatansız kalmışların yaşadıklarını ve yine kaybettiklerini iyi algılamalıyız. Son dönemde ben dahil çoğu vatandaşın çok fazla şeye kızdığını görüyoruz. Peki, kızmak, söylenmek çare mi? Elbette çare yine kendi içimizde. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi, “Muhtaç olduğumuz kudret, damarlarımızdaki asil kanda mevcut!”

Siyasetin inişli çıkışlı süreçlerini sadece yerel ve ulusal dengelere bakarak değerlendirecek olursak elbette Ak Parti’yi daha çok eleştirmeliyiz. Ancak süreci tarihsel geçmişi ve global değişimleri gözeterek değerlendirirsek, Ak Parti ve Recep Tayyip Erdoğan’a hiç olmadığı kadar sahip çıkmamız gerçeği ile yüzleşiriz. Bugün Dünya’nın gözlerini üzerine diktiği ve parçalansın, karışsın, birbirine girsin dediği ülkenin adıdır Türkiye.

Yüzbinlerce şehit kanı ile sulanmış Anadolu topraklarının hızla Suriye ve Irak’a doğru genişlemesi elbette Yahudi ve Hristiyan alemini fazlasıyla rahatsız ediyor. İslam coğrafyasının gönül diyaloglarının hoşgörü sembolü olan Türkiye, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bambaşka ufuklara yelken açmış durumda.

Sürekli eleştirdiğimiz ve belki de değişmesi, düzelmesi zaman alacak onlarca mesele olduğunu kabul ediyorum. Lakin millet ve devlet varlığı bekasını istikrarlı bir biçimde korursa bunlar çözülebilecektir. Kaosun yokluk, kan, ölüm ve gözyaşı getirdiğine Irak, Suriye, Afganistan ve Pakistan’da tanıklık ettik. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın hem Bursa mitinginde hem de sandıkta yalnız kalmaması gerekiyor. En ufak bir oy kaybının yaşatacağı siyasi ve ekonomik istikrarsızlığı iyi okumak ve yalnızlığın yalnızlık getireceğini iyi okumak zorundayız.

Velev ki, hepimizin gözlerinin önünde var olan gerçek bize başka bir Recep Tayyip Erdoğan olmadığını ve yine kendisine alternatif olmadığını haykırmıyor mu?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234

banner246