Petrol, doğalgaz, otomobil, motosiklet, bisiklet, cep telefonu, bilgisayar, tablet, kulaklık, kamera sistemleri, oyuncak, elektronik aletler, giyim, debagat ve boyacılıkta kullanılan kimyasallar, pigmentler ve boyalar, ilk şekillerde plastikler, mineral kimyasal maddeler, temizlik malzemeleri (deterjan, sabun vs),elektronik cihazlar, şarj aletleri, elektrikli mutfak eşyaları, elektrikli süpürge, tıp ve eczacılık ürünleri, araba tekerlek ve lastikleri, güneş enerji panelleri, suni gübre, kimyasal yağlar, uskumru, somon, orkinos, sardalya, kırmızı biber, kuru fasulye, nohut, sarımsak, kırmızı et ve büyük baş hayvan, soğan, içecek…

Listenin tamamını yazmaya kalksam köşe yetmeyecek.

Bunlar ve daha onlarcası ülkemizin ithal ettiği ürünler.

Yukarıdakilerin içinde önce ithal, sonra da başımıza bela ettiğimiz bir kalem daha var; Görebiliyor musunuz?

Göremiyorsanız gözünüze çöp kaçmış olabilir mi?

Çöp ya.

Kodlanmış ve afillenmiş adı da plastik atık. Bunu da beğenmezseniz siz plastik hurda deyiverin.

Atık olunca çöp olmuyor zaar.

Çöpçülerde çöpçü değiller aslında atıkçılar.

Son günlerde anca gündeme gelse de biz elalemin çöpünü taa 2005’ten bu yana yani 14 senedir satın alıyoruz.

İyi de bir ülke başka bir ülkenin öööğğgg, pis filan diyerek attığını neden gidip ondan satın alır.

Aslında bunun mantıklı bir nedeni varmış;

Bir ülkede oluşan ambalaj atıkları yeterli derecede toplanamazsa, ülke hammadde sıkıntısı çekerse bu sıkıntısını gidermek için diğer ülkelerden çöpe gönderdikleri ambalaj atıklarını satın alarak geri dönüşüm sistemiyle hammadde üretir ve sanayilerinde kullanırmış. Hem bu çöpler, işlenerek yeniden kullanılabilir hale getirilirken plastik, petrolün işlenmesine göre daha ucuza da elde edilebiliyormuş.

Kağıt üstünde bayağı mantıklı değil mi?

Madem hammadden yok, alırsın dışarıdan çöpü dönüştürsün hammaddeye verirsin sanayine.

Alan razı, satan razı ekonomi yapıyorum dersin.

Dersin de,

Eğer sen, çöpünün sadece yüzde 1’ini geri dönüştürebiliyorsan (OECD verileri),gerisini katı atık sahalarına gönderiyorsan, plastik atıkları geri dönüştürme konusunda en başarısız ilk 20 ülke arasındaysan (Science dergisinde yayımlanan araştırma)Belediyelerinde toplanan atıkların yalnızca 9,8 i dönüşüme yollayabiliyorsan(TÜİK)mevcut atık toplama ve geri dönüşüm sistemin en az üç katı takviye gerektiriyorsa, koca memlekette şu an sadece Şu an 751 lisanslı geri dönüşüm tesisi ve 566 atık toplama ve ayırma tesisin bulunuyorsa ve İngiltere'den en fazla plastik çöp ithal eden ikinci ülke konumuna gelmişsen üstüne birinciliğe de adaysan (Malezya, İngiltere’den 100 bin tonun üzerinde çöp ithal ederek listede birinci sırada bulunuyor)en önemlisi de ithal ettiğin çöpün tamamını bile dönüştüremiyorsan

Bir durup düşünmen lazım.

Kim dolabında beş kilo hıyar varken dolaptan çıkartmayı beceremez de gidip pazardan hıyar alıp cacık yapar?

Örnek soru alakasız gibi görünse de duruma uygun olduğunu düşünüyorum.

Hiç yazmak istemiyorum ama yoksa bu çöp işinde de başka kokular da var da çöplerin kokuları birbirlerine mi karışıyorlar?

Birileri, kimileri, bazıları, şunlar, bunlar, onlar çöp meselesine şiş mi takmışlar da 2018'in ilk 3 ayında İngiltere Türkiye'ye gemiyle 27 bin 34 ton plastik çöp gönderilirken bir önceki yılın aynı döneminde bu rakam 12 bin 22 ton olarak kayıtlara geçmiş?

 Çin bile İngiltere’den çöp ithalatından vazgeçerken, Malezya ve Vietnam plastik çöp ithalatına sınırlama getirmişlerken, Polonya ise bu konuyu tekrar değerlendireceğini açıklamışken bizim çöp ithali konusunda ki dirayetimizin sebebi sadece ekonomik kaygılarımız mı?

Kendi çöpümüzü değerlendiremezken çöp ithal etmemiz sanayileşmemize ne kadar katkı sunacak?

Amaaan ben de aklımın ermediği, kafamın basmadığı konularda kalkmış klavye şıkırdatıyorum işte

Sanki anlatsalar da anlayabilecekmişim gibi.

Markette poşet yirmi beş kuruş. Onu bileyim yeter di mi ya?

Neymiş efendim Greenpeace Akdeniz Projeler Sorumlusu “Atık yönetimi ciddî bir konudur, kapsamlı altyapı ve denetim mekanizmaları gerektirir. Çin’in plastik atık ithalatı yasağının ardından Türkiye birdenbire gelişmiş ülkelerin çöplerinin yeni adresi oldu. Türkiye henüz kendi çöpüyle baş edemeyen bir ülke. Bu yüzden kontrolsüz çöp ithalatı Türkiye’nin kendi geri dönüşüm sisteminde var olan sorunların daha da artmasına neden olabilir. Türkiye başka ülkelerin çöpünde boğulmadan Ticaret Bakanlığı ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın, plastik atık ithalatıyla ilgili politikalarını gözden geçirmesini talep ediyoruz.”

Demiş.

Anladıysam Afro olayım.(Biliyorum sözün gerçeği Arap olayım ama neme lazım şimdi, ırkçı filan oluveririm bi dakkada)

Bu işler biz sıradan Türk vatandaşlarının anlayacakları işler değil.

Büyüklerimiz bilirler.

Çöp ithal etmemiz gerekiyorsa ithal ederler.

Zaten bunu yakın gelecekte istemeseler de yapmak zorunda kalacaklar.

Çünkü ahalinin artık çöp bile çıkartacak hali kalmadı.

Bazen hanım atmaya kıyamadığım kutularıma, zarflarıma, iki cümle sığabilecek kadar yeri kalmış kağıtlarıma, 1976’dan 1993’e kadar hiç karalanmamış ajandalarıma, yanmayan çakmaklarıma, yıllar öncesinden kalmış etkinlik biletlerime, fiş ve kablolarıma operasyon düzenleyerek yaşam alanıma müdahale etmek ister ama bu yazıyı okuyunca müdahaleden vazgeçeceğinden eminim.

Ben kayığın küreği evin direği olarak aileme bir miras hazırlıyorum.

Mutlaka bir gün birileri dolarları bastırıp benim atıklarımı alacaklar.

Kıymetim o zaman anlaşılacak.

Övünmek gibi olmasın ama pek ileri görüşlüyümdür pek…

Bak şimdi hatırladım;

Rahmetli babaannem takdir ettiği insanlara ‘’rızkını çöpten çıkartır bu çocuk’’derdi.

Baştan hatırlasaydım bir torba lafı etmezdim.

Çöp rızık olmuş garip neylesin der çıkardım…

Hayatııım..!

Sakın atma o şişleri. İki sene önce İzmir de yediğimiz çöp şişlerin şişleri onlar.

Sınai değilse bile manevi değerleri var…

Hem bakarsın bir gün bu kadar çöpe şişte gerekir derler ihale açarlar

Belli mi olur?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234

banner246