Sevgili okurlar bu haftaki köşe yazımı maalesef biz ailelerde çok derin yaralar açan çocuk istismarı konusuna ayırdım.
Sizlerinde bildiği gibi,günden güne artış gösteren,çocuk istismarına, biz aileler nasıl önlem alabiliriz ? neler yapabiliriz ?
Bu konuyla ilgili,eğitim almış bir kişiden fikir alışverişinde bulunmak istedim ve,

Uzman Klinik Psk Şeyma KAMA hanımı ziyaret ettim.

Son günlerde yaşanan üzücü olayları konuştuk.
Nasıl önlem alabiliriz ? 
Çocuğumuzla nasıl konuşabiliriz ?
Ben sordum.
Şeyma hanım anlattı.


Çocuğun psikolojik, fiziksel, sosyal veya ekonomik anlamda mağdur edilmesi ve psikolojik gelişiminin zarar görmesine yönelik her türlü eylem istismardır. 
Çocuk cinsel istismarını,18 yaşından küçük ergen ya da çocuğun bir yetişkin tarafından kendi cinsel tatminine araç olarak kullanılması şeklinde tanımlayabiliriz. 
İstismarcının yetişkin olmasa bile kendinden 6 yaş küçük çocuğa cinsel anlamda yaklaşması da istismar olarak kabul edilir. 
Çocukluk çağında cinsel istismar; son yıllarda sayıca gittikçe artan fakat aslında insanlık tarihi boyunca da var olan, ortaya çıkarılan ya da sessiz, gizli de kalan, çocukların hayat boyunca ruh sağlığını ve gelişimini önemli anlamda zedeleyen, mutlaka müdahele edilmesi gereken bir konudur. 
İstismarcılar maalesef cinsiyet ayrımı yapmamaktadır, kız ya da erkek çocuklar cinsel travmaya maruz kalabilirler.
Cinsel istismar bir yabancı tarafından uygulanabileceği gibi, en yakın aile bireyleri ya da akrabalar tarafından da uygulanabilmektedir. 
Cinsel istismara maruz kalmış çocuklar maalesef, mağdur eden kişi tarafından sindirme, tehdit gibi öğelerden korktukları için bunu ebeveynleriyle paylaşmaktan çekinirler. Sosyal tabular, yasaklar, kültürel normlar, ilgisiz anne-baba, ya da şiddet uygulanan bir aile içerisinde olmak veya eğitimsizlik gibi sebepler çocuğun bu durumu kimseye söylememesine ve maalesef istismarın devam etmesine sebep olmaktadır.
Bu durumda ailenin rolü çok önemlidir, ilgili ebeveyn tutumu, çocuğun aile de kendi fikirlerini özgürce söyleyebilmesi, anne ve babaya güvenli bağlanma gerçekleştirmiş olması istismarın örtülü kalmasını engeller. Peki, aileler cinsel istismarı fark etmek ve veya en önemlisi önlemek için ne yapmalılar? 
Cinsel istismarın çocuktaki belirtileri nelerdir? Bu soruların cevaplarını öğrenmek bir ebeveynin başlıca görevlerinden bir tanesidir.

Çocuğun cinsel istismara maruz kalmış olabileceğinin belirtileri şunlardır:

• Aniden daha önce olmayan davranış problemlerinin başladığını gözlemleme; içine kapanma, ağlama, öfke nöbetleri, saldırganlık vb.

• Uyku problemleri; sık kabus görme, uyku terörü veya yalnız yatmak istememe

• Okul sorunları; okula gitmeyi istememe, okul başarısında ani düşüş

• Oyuncaklarına ya da farklı nesnelere yaşına ve gelişimine uygun olmayan cinsel davranışlar sergileme, aşırı mastürbasyon ya da cinsel olaylar karşısında çok ilgili davranma ya da çok ilgisiz kalma

• Açıklanamayan nereden geldiği belli olmayan para ve hediyeler

• Enürezis (alt kaçırma), enkoprezis (kaka kaçırma)

• Davranış ve duygulanımında gerileme, daha çocuksu davranma

• Cinsel organında tanımlanamayan yara, morluk, şişlik veya ağrı

• Sosyal korku, yabancılardan korku ve açıklanamayan yoğun korkular

• Suçluluk duyguları, kendine zarar verme davranışları

• Bedeninde sigara söndürme, faça atma, acıdan keyif alma davranışları

• Erkek çocuklarda daha saldırganlık öfke veya provoke edici davranışlar, kız çocuklarda ise genellikle aşağılık ve suçluluk duygusu, özgüvende düşüş gözlemlenmektedir.

Elbette ki bu belirtiler cinsel istismarın belirtileri olabileceği gibi başka psikolojik veya psikiyatrik problemlerinde sebebi olabilir. 
Fakat aile bu belirtileri gözlemlediğinde mutlaka bir uzmandan destek almalıdır. Belirtileri göz ardı etmek, geçer diye beklemek önemsememek cinsel istismar olmasa bile ileride ciddi kalıcı psikolojik bozukluklara sebep olabilmektedir.
Ailenin önlem alması için yapması gereken en önemli ve başlıca aksiyonu çocukla sağlıklı bir ilişki kurması, güvenilir ve demokratik bir ortam sağlaması ve çocukta güvenli bağlanmanın gerçekleşmesidir. 
Çocuğun bakımında rol alan kişilerin, bakıcı, tanıdık, komşu gibi bireylerin güvenilir olması ve küçük bir çocuğun cinsellik açısından yalan söylemeyeceğinin göz önünde bulundurulması gerekmektedir. 
Çocuğa uygun bir dille neler yapması ve neler yapmaması, yani kişisel, benlik ve beden sınırının nasıl olması konusunda bilgi verilmelidir. Her zaman tedbirli olmak önemlidir fakat aynı zamanda kaygılı olduğumuzu çocuğa yansıtmamalıyız bu seferde ortada bir sebep yokken şüpheci, kaygılı bir çocuk yetiştirmiş oluruz. 
Çocukla konuşma şeklimiz ve söylememiz gerekenler şunlardır:

• Bedeninin özel ve gizli kısımları vardır bunlar; dudaklarımız, popomuz, bacak aramız, göğüslerimiz. Bu bölgelere annen dışında kimsenin bakmaya, ellemeye, dokunmaya ya da müdahele etmeye hakkı yoktur, eğer benim ( annen) dışında herhangi biri bu yakın aileden biri bile olsa bu konuda seni zorlarsa mutlaka bize haber vermen gerekli

• Bizden izinsiz hiçbir yere gitmemelisin. Yabancı kimselerin verdiği şeyleri bizden izinsiz yememeli ya da içmemelisin, onlar seni çağırırlarsa bize sormadan hareket etmemelisin.

• Tanıdığımız, aile yakınımız bile olsa seni evine, arabasına ya da gizli bir yere çağırırsa mutlaka bize haber vermelisin

• Kalabalık yerlerde, tanıdıklarımızın evinde, okulda veya kendi evimizde seni rahatsız eden, anlam veremediğin, korkutan, üzen ya da garip bulduğun davranışları veya sözleri de bize anında haber vermelisin.

•Aile öncelikle çocuğuyla olan ilişkisini sağlam tutar, güvenli bir çevre oluşturur ve de çocuğu doğru bir şekilde bilgilendirirse en doğru ve güçlü önlemi almış demektir. Aynı zamanda aile çocuğun gösterdiği olağan dışı psikolojik belirtileri de önemsemeli ve belirtileri fark ettiği anda bir uzmana başvurmalıdır.

Uzman Klinik Psk Şeyma KAMA
bursapsikologum@hotmail.com

Okuduğunuz gibi gerçekten çok önemli bu bilgileri bizlerle paylaşan PsK Şeyma KAMA
Hanıma çok teşekkür ediyorum.

Çocuklarımız bizlerin en değerli varlıklarıdır.
Onlara uzanan bu pis ellerden,
çocuklarımızı korumak için çok dikkatli olmalıyız.Lütfen çocuklarınızı kapı önlerine,parklara,oyun salonlarına oynamak için yalnız yollamayın, arkadaş çevrelerini her daim kontrol edin.
Yazımızı sonlandırırken güzel bir sözle bitirelim.

Peygamber efendimiz Hz Muhammed ne güzel söylemiş. Evlat kokusu,cennet kokusudur.

Cennet kokulularımız hep gülsünler.

Tekrar görüşünceye dek,
Sevgiyle kalın.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234

banner246