banner263

Konu aslında fındıkkabuğunu doldurmaz. Ama Coronalı günlerde futbol konuşulacak çok şey olmadığı için pireyi deve yapanların sayısı az değil…

İlk duyduğumuzda kafa sallayıp geçiştirirken pek ciddiye almadık ama baktık ki işin rengi değişip gündem oluyor, o zaman bizde bir şeyler karalamanın gereğini hissettik.

Olay şu: Bursaspor alt yapısında forma giyen ve geçtiğimiz hafta sosyal medya hesabından 'Var bir hayalimiz' diyerek Beşiktaş forması paylaşan Yiğit Şengil'in bu davranışı nedeniyle Yeşil-Beyazlı kulüple ilişiğinin kesildiği resmen açıklanmıştı…

Bakın sonra ne oldu?

Yaşananlar sonrası harekete geçen Beşiktaş Yönetimi 16 yaşındaki oyuncuyu denemeye almak için antrenmana çağırdı.

Lafı uzatmadan söyleyelim; bu girişimin temelinde ‘Düşmanımın düşmanı dostumdur’ mantığı yatıyor…

Konu bununla bitse iyi ama bitmiyor!

Olayın kahramanı çocuğumuz sosyal medyadan yaptığı yeni bir paylaşımda geçtik Bursaspor camiasından özür dilemeyi, Beşiktaş kulübüne methiyeler düzüyor! Öncelikle kesin ve net biçimde söyleyelim ki; bu delikanlının paylaşımında kullandığı ifadeler asla kendisine ait olamaz…Demek istediğimiz o ki; 16 yaşında bir çocuk böylesine Bursaspor’a yönelik öfke/nefret içerikli, Beşiktaş’a ise övgüler yağdıran cümleler kuramaz…

Arkasında bir akıl var!

O aklın sahibi kim ya da kimlerse bilsinler ki; bu çocuğun geleceği ile oynadınız belki de kararttınız…

Diyelim ki; denenme sonrasında Beşiktaş beğenmedi, geri gönderdi…

Ne olacak o zaman?

Caner Erkin ile Gökhan Gönül örneği ortada… Fenerbahçe camiası bir türlü benimseyemedi, geri dönmek istiyorlar ama bu kez de Beşiktaş taraftarı ‘Onları İstemezük’ diye Çarşıyı ayağa kaldırıyor…  

1980'li yılların başlarında Bursaspor, futbolun en görkemli günlerini 'Kendi çocuklarıyla' yaşamıştı.

Ömeragiç'in 'piliçlerim' diye nitelediği Beyhan Çalışkan, Semih Yuvakuran, Ahmet Suphi Evke, Recai Özdemir, Erkan Öncel, Ergin Parlar, Cemal Vardar, Murat Gültekin, Ali Aköz, Erdinç Kayan, Gürol Alkan, Altan Güney, Taygun Erdem, Gürsel Hattat ve diğerleri bu kentin suyunu içip, ekmeğini yiyerek büyüyen Yeşil Beyaz sevdalısı çocuklardı.

Bak Yiğit kardeşim…

Bu isimlerin hepsini yakından tanıdım, hikâyelerini bizzat kendilerinden dinledim… Onlar senin yaşındayken Bursaspor'un 11'ine abone olup, süksesini yaratmak isteyen çocuklardı. İdmanlarda bile çalışırken her an kendini oyuna girecekmiş gibi hissederler, eğer kulübede oturuyorlarsa sahadaki ağabeylerini onların duygularıyla takip ederlerdi. Hatta geceleri yatıp kalkaren bile rüyalarını Yeşil Beyaz forma süslerdi.

Ah be Yiğit kardeşim…

Sana gaz verenlerin aklıyla hareket edip, ‘Ben artık şöhret oldum, isteyenim çok’ dik başlılığıyla yarınlarda futbolunu konuşturmak yerine, sosyal medyada boş konuşmayı sürdürürsen kendin bilirsin.  Gün gelir o sanal ortamda, kendini değil başka birilerini izleyip;  inşallah ‘ah’ çekmezsin… 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner259

banner193

banner246

banner254