Zaman zaman gençlerle konuşuyorum.

Konuşuyorum dediysem çoğu ile konuşamıyorum.

Çünkü onlar konuşmakta zorluk çekiyorlar.

Çoğunun sözcük dağarcıkları o kadar sınırlı ki ‘’eeee şey, aynen, yani’’ vs.yi kullanmak yasaktır deseler meramlarını bile anlatamayacaklar.

Hele yanlış kullandıkları sıfatlar ve fiiller var ki, bazılarının ana dillerini bildiklerinden bile ciddi ciddi şüphe ediyor insan.

Bu durum elbette genelleme kabul etmez. Ancak bütün hakkında da önemli bilgi verir.

Bu arada gençlerden kastımı da söyleyeyim, yaşı altmışa yaklaşan biri için gençlik algılaması ellili yaşların ortası.

Demem o ki insanlarımızın önemli bir bölümü kendi diline hakim değil.

Tamam; dil sözel.

Sözelde sıkıntı varsa sayısalda yoktur ne uzatıyorsun birader denilebilir.

Bakalım mı sayılasa da?

Türk Eğitim Derneği  (TED')in 2018 Eğitim Raporu'na göre

LGS'de matematik testinin başarı oranı 100 üzerinden 24,77

Öğrencilerin doğru yanıt ortalaması 20 soruda 4,95.

Öğretmen adaylarının ilköğretim matematik alanında doğru yanıt ortalamaları ise 50 soruda 12,48. Olmuş.

Sonuncu veriye özellikle dikkat ediniz lütfen. Zira Vehbi’nin Kerrakesi orada…

Eee hani sayısal?

Türk Eğitim Derneği’nin düşünce kuruluşu TEDMEM tarafından hazırlanan 2018 eğitim değerlendirme raporunda da  üniversite giriş sınavlarında yer alan testlerin herhangi birinden Türkiye genelinde yüzde 50 başarı yakalanamazken, özellikle sayısal alanında bugüne kadarki en düşük ortalamalara ulaşıldığı belirtilmiş.

Aynı raporda Liseye Geçiş Sınavı (LGS) kapsamında yapılan merkezi sınavda matematik testinin başarı oranı 100 üzerinden 24.77 ile diğer alt testler arasında en düşük değere sahip olduğu vurgulanarak matematik testinde öğrencilerin doğru cevap ortalamasının 20 soruda 4.95 olduğu da vurgulanmış.

Veriler hiç hoşunuza gitmedi biliyorum;

Az kaldı bitiyor;

 iki istatistiki veri daha paylaşacağım o kadar.

Rapora göre, Yükseköğretim Kurumları Sınavı’nda (YKS) yer alan yeterlilik testine (AYT) katılan öğrencilerin ortalamaları matematikte 40 soruda 3.923, fizikte 14 soruda 0.467, kimyada 13 soruda 1.109, biyolojide 13 soruda 1.669 olurken, öğretmenlik alan bilgisi testinde (ÖABT) öğretmen adaylarının ilköğretim matematik alanında doğru cevap ortalamaları 50 soruda 12.48 oranında gerçekleşmiş.

Raporda ayrıca Türkiye’de öğrencilerin ortalama 12.1 yıl okulda kalmalarına rağmen sadece 8.9 yıla eşdeğer bir eğitim aldığı dile getirilmiş.

3.2 yıl ne olmuş, öğrenciler bu sürede ne öğrenmiş, öğretmenler ne öğretmiş raporda ona dair bir bilgi yok.

İşin bu kısmını yaşayarak öğreniyoruz işte.

Hem sözel de hem sayısalda olması gerekenin altında gerçekleşen bu sonuçlarla ülkenin içerisinde ki durumu ‘ne ara böyle olduk’ gibisinden şaşkınlıkla izlerken raporun o soruya yanıtı çok net.

İşte bu arada…

Şimdilerde yok sanıyorum.

Benim öğrenciliğim zamanında öğretmenlerin sıklıkla uyguladıkları sürpriz ama sürpriz de olmayan bir taktikleri vardı.

Her an ‘Çıkartın kağıtları yazılı yoklama yapacağım’’komutu ile karşılaşmamız işten bile değildi.

Bu da okuma ve öğrenme niyeti ile okula gelen öğrenciler arasında sürpriz sayılmaz aksine bizim her daim sınava hazırlık olmamız yönünde bir çalışma sistemi uygulamamızı sağlardı.

Neyse konu uzun ve derin.

Ama sayısal olmadan sözelin olamayacağı da kesin.

Düşünmenin matematiği konuşabilmenin içeriği ile ilintili.

Bakın şimdi merak ettim işte;

Hala ‘Çıkartın kağıtları diyen…’ öğretmenler var mı ki?

Galiba pek yok;

Bkz. Üst satırlarda ki rapor…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234

banner246