Tablo ciddi.

Ülkemiz bir yandan ekonomik kriz ile boğuşuyor bir yandan da dünyayı parsellemeye çalışan filler tepişirken ezilen çim olmamak için amansız bir mücadele veriyor.

Bu kadar ciddi olayın yaşandığı bir süreçte de aynı ciddiyette yazılar yazmak gerekiyor.

Ama ne mümkün?

Ne kadar ciddi konu varsa mutlaka bir ya da bir kaç sulandıranı da olduğu için kurulan cümlelerin, tespitlerin, örneklerin, yorumların hiçbir hükmü kalmıyor.

Hani derler ya söz uçar yazı kalır diye; bu boyutta yazı da uçuyor.

Tam ‘’hah işte bu konu çok ciddi yazmalıyım ‘’diyorum ki;

Birisinin evlere şenlik bir açıklaması, demeci ya da sosyal medya paylaşımı gündemin ortasına düşüveriyor.

Tüm konsantrasyonum bir anda bozuluyor.

Önce bir gülümsüyorum, sonra yukarı aşağı göbeğim oynama başlıyor en sonunda da basıyorum kahkahayı

Ciddiyet filan kalmıyor.

E nasıl kalsın anacım.

Biri çıkıyor günde 3 simit ve çay hesabıyla asgari ücreti azami ücrete çevirmeye çalışıyor. Kaldı ki simidin adet fiyatının çoktaaan en az dörtte bir oranında artarak bir liranın üzerine çıktığı bir ülkede kuruyor bu çok değil hiç bilinmeyenli denklemi.

Biri seçim sandığına konteyner muamelesi yaparak içinden 25 bin geçersiz oy çıktı diyor,

Bir diğeri seçim siyasi faaliyet değildir derken öteki bize oy vermezsiniz çarpılırsınız alimallah diye ayar veriyor,

Kimisi de hiçbir şey olmamasının aslında çok şeyin olabileceğinin bir kanıtı olduğunu söyleyip ne yazık ki bunu fark edemediklerini belirterek direkt dumurdan giriyor,

Ya da politikacının biri TV programına telefon ile katılıp muhalefet partisinin asıl hedefinin İstanbul'u yönetmek değil, tek adam rejimini devirip demokrasi getirmek olduğu iddia edip bunu da olur mu olur diyerek destekleyerek müsaade edilmemesi yolunda beyanat veriveriyor.

Hadi gel de ciddi yazı yaz.

Bırakmıyorlar ki ağız tadıyla şöyle nalına mıhına bir ciddi yazı yazalım…

Bence partilerde de gazetelerde ki editörlük masası gibi bir yöntem oluşturulmalı. Malum yazılı basında hiç bir haber ve köşe yazısı bu masadan olur almadan yayınlanamaz.

Bir konuda fikir beyan edecek kişi diyeceklerini önce partinin editörlüğüne göndersin. Hadi söyle bakalım denilirse söylesin. Denmez ise söyledim saysın kendine başka demeç arasın.

Canlı yayınlara karışmam ama. Onu da partiler halletsinler bir zahmet.

Artık yurt dışından otomatik bipleme makinaları mı getirirler, konuşmacının yanına akım derken yokum deme ihtimaline karşı kendisini anında sustursun diye bileğine güçlü badigard mı dikerler orası onların bileceği iş.

Şu bir gerçek ki, verilen demeçlerle, mikrofonun gazına gelip secaat arz ederken sirkatin söylemelerle işin ciddiyeti kaçıyor.

Haliyle pirinç tarlası gibi zeminde ciddi yazı yazmakta pirinç lapası gibi oluyor.

Partiler biraz da bizi düşünler yani…

Bazen birbirinden matrak ve akıllara zarar demeçlerin aslında bilerek verildiğini bile düşünmüyorum dersem yalan olur.

Yoksa koca koca adamlar ciddi mi ciddi konularda ciddi ciddi konuşarak bu kadar gayri ciddi cümleleri neden kursunlar?

Gerçi bizim toplumumuzda ciddiyet ile suratsızlık hep karıştırılır.

Asık suratlı ve höt zöt etmeden ciddi olunamayacağı düşünülür.

Ağır olda molla desinler lafı da sanırım bu yüzden söylenmiş.

Ne ise ne;

Ben siyasetin son derece ciddi bir iş olduğunu düşünenlerdenim.

Tarihte yüzlerce yaşanmışlığı var; ciddiyet ortadan kalkınca da yerini derhal hamasetin doldurması kaçınılmaz oluyor.

Ardından laçkalaşma başlıyor ve artık ciddiyet gerektiren mesele her neyse kısa zamanda sulandırılmış muhallebiye dönüyor.

Arşivlerde yukarıda ki örnekleri çırak çıkartacak daha öyle çok malzeme var ki.

Demem o ki;

Ciddiyetsiz ciddiyet ne yazana, ne okuyana, ne söyleyene ne de yapana bir kar sağlamıyor.

Sadece mizah konusu oluyor.

Şimdi diyebilirsiniz ki;

Mizahta çok ciddi iş n’ber?

Valla ciddi ciddi siz de haklısınız;

Ne diyeyim…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234