Mahalli seçimler öncesinde siyasi partilerin aday belirleme çalışmaları sürüyor. AK Parti’nin Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş’ı yeniden aday belirlemesinin ardından gözlerin çevrildiği CHP’de adayını belirledi.
CHP, 31 Mart 2019 seçimlerine, Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in Büyükşehir Belediye Başkanı adaylığında seçimlere girecek. Bu kararın alınması gerçekten büyük ve sıkıntılı bir yoldan geçişle oldu. Çünkü, CHP il örgütü ve pek çok CHP’li, 20 yıldır Nilüfer ilçesinde başkanlık yapan Mustafa Bozbey ve arkadaşlarının belediye uygulamaları nedeniyle yapılan şikayetlerden artık bunaldıklarını ve mahalli seçimlerde bu ekibin yeniden Nilüfer ilçesinde aday gösterilmemesi için çalışacaklarını söylemişlerdi, seçimlere bir yıla kala.
Bu söylemler üzerine, koltuğu kaybetmek istemeyen Bozbey ve arkadaşları değişik stratejik ataklarla önce il başkanı Hüseyin Akkuş’u yıpratmak, sonra da genel başkan yardımcısı ve Bursa milletvekili Orhan Sarıbal’ı yıpratma adına, yandaş medya kullanılarak çeşitli iddialarla ortaya çıktılar. Neymiş efendim, İl Başkanı Akkuş’un, Nilüfer Belediye Başkanlığı koltuğunda göze varmış!..
Neymiş efendim, CHP Genel Başkan yardımcısı ve Bursa milletvekili Orhan Sarıbal’ın Nilüfer Belediye Başkanlığı koltuğunda gözü varmış.  Aylarca bu iddia ve yakıştırmalarla gündemi meşgul ettiler. Bu esnada, el altından çalışmaları devam ettirdiler. Tabi, genel merkez ve yönetimi, Bozbey ve ekibinin Nilüfer’de devam etmemesi istemine olumlu baktı. Bunun iki nedeni vardı.
Birinci neden, belediye yönetimi haklarındaki iddialar, mahkeme kararları vs uygunsuz ve usulsüz yapılan ortaklıklar..
İkinci neden ise, Bozbey ve arkadaşlarının artık yüzlerinin eskimesi. Politikada halk artık yenilik istiyor. Hep aynı kişilerle seçimlere girilmesi halinde, vatandaşlar “koskoca CHP bir tek bu adama mı kaldı?” diye soru sorabiliyorlar.
Neyse, olan oldu. CHP genel merkezi, “ben aday olsaydım, seçimleri kaybetmezdik” sözünü duymama adına, Bozbey ve ekibinden de belki de kurtulma adına geniş bir operasyon yaptı. Bozbey’in Büyükşehir adaylığına il örgütü bile karşı çıkmadı. Sonra, Nilüfer ilçesinde değişim istenmesine rağmen, Bozbey ve arkadaşlarının, “bizim ekibin devamı olmazsa hem Nilüfer’de hem de Büyükşehir’de seçimleri kaybederiz” çıkışları etkili oldu.  CHP genel merkezi, ölçtü, biçti, sonrasında Bozbey ve ekibinin karşı çıktığı Mudanya Belediye Başkanı Hayri Türkyılmaz’ın Mudanya ilçesinde aynen devam etmesine karar verdi. Büyükşehirde Bozbey’in adaylığı kabul gördü. “Nilüfer’de benim dediğimi yapmadığınız için seçimleri kaybettik” söylemini duymama adına ise Bozbey ve ekibinin belediye yönetimindeki en etkili olayların odağındaki ismi Turgay Erdem’in adaylığı kabul gördü.
Böylece, 31 Mart akşamı sandıklar açılıp oylar sayıldıktan sonra seçim sonuçlarıyla ilgili olarak faturanın kime veya hangi ekibe kesileceğine karar verilmiş oldu.
Bu uygulamayı geçen dönem, 5 yıl önceki İstanbul seçimlerinden hatırlayalım. O dönemin medya şişirmesi ve algı operasyonlarıyla gündeme taşınıp, “İstanbul’u Sarıgül kazanır” denildiği için, genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun ise Sarıgül’den kurtulma adına bu söylemleri fırsata çevirmiş ve Sarıgül ve ekibi mahalli seçimlerde sandıklara gömülü kalmıştı.
Şimdi, Bursa da 31 Mart akşamı sandıklar açıldığında, görünen o ki Bozbey ve arkadaşlarının devri CHP adına tamamen kapanacak. Bunu nereye dayanıp yazıyorum. Tabi ki anketlere ve tabiî ki CHP içindeki söylemlere,”biz Bozbey’i oy vermeyeceğiz” diyen parti örgütlerinde hakim bazı CHP’lilere, hatta, ittifak halindeki İYİ Partili bazı dinamiklerin açıklamalarına, konuşmalarına dayanıp yazıyorum. İYİ Parti tabanının büyük bölümü  Bozbey ve arkadaşlarına istemiyorlar. Nedeni, bazılarına Nilüfer ilçesinde yapılanlar. Bazıları ise, bu kişinin Milli ve manevi değerleri yok sayıp, GLBT gibi toplumda hoş karşılanmayan kişilerle ilişkiler halinde olması ve ortak festivaller düzenlemesine tepki gösteriyorlar.
Aslında, Bozbey ve arkadaşları için en büyük tehlike, İYİ Parti ile ilgili olarak Bursa ittifakı adına Osmangazi Belediye Başkanlığının İYİ Parti’ye bırakılıp bırakılmayacağı pazarlığında yatıyor. CHP adayı, yaptığı açıklamalarında Osmangazi’de CHP’li adayla hatta isim verecek, Bursa milletvekili Erkan Aydın ile seçimlere katılmazsak ve kazanamazsak, Büyükşehir’i kaybederiz sözlerine büyük tepkiler var. Çünkü, İYİ Parti, ittifak olacaksa ve CHP adayı Büyükşehir’de, Nilüfer’de Mudanya’da desteklenecekse, Osmangazi ilçe Belediye Başkanlığının da kendilerine ne verilmesini istiyor. Genel Başkan Meral Akşaner de bu durumu Kemal Kılıçdaroğlu’na söylemiş. Şimdilik bir netice yok. Fakat, CHP Bursa adayı, İYİ Parti’ye Yıldırım’ı işaret etmiş. Yıldırım’ın oy potansiyeline baktığımız da ise AK Parti yüzde 50’nin oy oranıyla birinci, MHP ikinci, CHP üçüncü parti konumunda. Yani, CHP’nin bu ilçede seçim kazanması, ittifakla bile mümkün değil.  İşte bu yüzden Yıldırm’ı İYİ Parti’ye bırakıp, tek taşla iki kuşu birden vurmanın hesabı yapılıyor.  Sonuçta, “biz size ilçe verdik, kazanamadınız” denilerek, İYİ Parti suçlu duruma düşürülecek.
Bu teklif üzerine İYİ Parti’lilerin “CHP seçim kazanma adına İYİ Parti’yi yok sayma niyetinde. En iyisi Bursa İttifak anlaşmasından çıkarılsın, bizler kendi adaylarımızla seçimlere katılalım. Gücümüzü görelim. CHP’nin de gücünü görelim. “ diye düşünceler yüksek sesle seslendiriliyor.
İşin özeti şu; CHP’nin yaptığı bu adaylık açıklamaları, Bozbey ve ekibinden önce Nilüfer’in, sonra CHP’nin sonra da Bursa’nın kurtarılması adına yapılan bir operasyon gibi gözüküyor.
Önümüzdeki günlerdeki siyasi gelişmeler ve ittifak pazarlığındaki sıkıntılar, bu durumu açıkça ortaya koyabilir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234

banner246