Devlet Bahçeli’ye karşı bayrağı ilk o açmıştı…

Ona “doğunun başbuğ’u” diyorlardı…

Devlet Bahçeli kilo kaybettikçe o kilo alıyordu.

MHP gibi köklü bir partinin il ve ilçe başkanlıkları tek kapatılıyor parti içinde bir panik havası esiyordu.

Halk Devlet Bahçeli’yi Ak Parti’nin stepnesi olarak görürken, partinin akil insanları isyan etmeye başlamıştı…

İşte o çelik topuklu efe Cumartesi akşamı Bursa’daydı… Binlerce ülkücü Söğüt’te karşılamış Bursa’ya konvoylar eşliğinde girmişti.

Onu Bursa’da “Akşener’in yolu yolumuzdur” diyen İl Başkanı Yüksel Yılmaz karşılamıştı.

Akşener, “Verdiğiniz desteği, güveni sonuna kadar arkasında duracağım. Siz bana, aileme her zaman destek ordunuz, ben de bunu unutmam, unutmayacağım da… Kutlu yürüyüşümüzde sizlerle birlikte iktidara geliyoruz, hem de paldır küldür geliyoruz.”

Konuşması sık sloganlarla kesilen Akşener Bursa’daki ilgiden mutlu olduğunu şu sözleriyle ifade etti:

“22 yıllık aktif siyasi yaşamımda hiç böylesine bir heyecana şahit olmamıştım. 2002 yılında AK Parti iktidara geldiğinde oy veren kitlede öfke vardı, 28 Şubat’ın öfkesi vardı… Ancak şu anda bizlere destek veren vatandaşlarımızın gözlerinde neşe, umut ve heyecan var. İşte bu heyecan bizi iktidara taşıyacaktır.

Şu ana kadar bizlere ulaşan destek sayısını açıklarsam genel merkezin ve tüm Ankara’nın dudağı uçuklar. Bu büyük ve muhteşem destekle, emin adımlarla iktidara yürüyoruz.

Görünen o ki bu muhteşem yürüyüşün önü kesilmez, bir takım ayak oyunlarına kurban edilmezse Eylül-Ekim ayları sıcak geçeceğe benziyor.”

Çelik topuklu efe kendinden emin…

Kimseden çekinmiyor…

Tabanın desteği oldukça fazla…

MHP’ye bu yakışır…

Üzerlerinde bulunan ölü toprağını silkelemeleri ve küllerinden yeniden doğmalılar.

Her şey Mayıs ayında belli olacak.

Bu MHP’nin var olma savaşıdır.

***

 

Mutlu ol yeter…

 

Her yerde bu tür yazılar okuyorsunuzdur, herkes kendince "mutluluk" tarifleri yapıyordur. Ben yıllardır mutluluk kavramına net bir tarif getiremedim.
Eminim sizlerin de mutluluk hakkında bir sürü söyleyecekleriniz vardır. İşte bir alıntı yazıyla mutluluk… Yazıyı okuduktan sonra siz de yanıtlayın; mutluluk nedir, nerededir?
“Kimimiz parada ararız mutluluğu, kimimiz sevgilide…
Kimimiz ailemizde, kimimiz ise sağlıkta…
Ama hepsinde bir ‘arayış’ ve ‘yetinmeme’ söz konusudur. Belli bir miktar paramız olduğunda mutlu olacağımızı düşünürüz o kadar para kazanınca yetmez, daha fazlasını isteriz. Evimiz olur bu kez bahçe içinde bir tane daha isteriz. Arada kaybettiklerimizin farkına vardığımızda ise iş işten geçmiş olur.

Aslında düşünüldüğünde mutsuz olmak içi o kadar sebep var ki! Dünyada büyüklerin hırsları yüzünden katledilen, minikler var mesela. Çocuğunu korumak için kendini siper eden

babanın fotoğrafını mutlaka görmüşsünüzdür. Ya da Afrika'da çocuğu yemek için ölmesini bekleyen akbabayı hatırlıyorsunuz değil mi? Her yerde yayınlandı çünkü bu fotoğraf. Ne yapılıyor onlar için? Ne yapıyoruz ya da yapabiliyoruz? Çok uzağa gittiysem ülkemize döneyim. Geçen yıl Malatya'da çocuklara yapılan işkenceyi hatırlayın, kıyamet kopmuştu o zamanlar, günlerce haber bültenlerinde yayınlandı içimizi dağlayan görüntüler, televizyon karşısında ağladık birçoğumuz, lanet ettik oradaki insanlara belki de… Peki, şimdi oradaki çocuklar ne durumda? Hiçbir yerde herhangi bir bilgi yok. O olaylardan bir süre sonra medyada gitmedi, unutan bir milletiz biz bunu da unuttuk tıpkı unuttuğumuz bir çok şey gibi…
Bunları düşününce mutlu olmak, gülümsemek gelmiyor insanın içinden. Ama sonra düşünüyorum, biliyorum ki bizim halkımız duyarlı, sağduyulu Malatya'da ki çocukları hala ziyarete gidiyorlar. Kız çocuklarının okuması için kampanyalar düzenleniyor ve bütün halk destek veriyor bu kampanyalara. Okullar için kampanyalar, kermesler düzenleniyor ve o bölgedeki herkes katılıyor, destekliyor bütün bunları. Sonra Afrika'daki çocuklar için ayrı kampanyalar düzenleniyor. Iraktakiler içinse yapılabilecek olanlar yapılıyor. Pakistan'da ki felaketi hatırlayın. Neler yapıldı o bölgede insanlar için. Yardımlar esirgenmedi. Bunları görünce de mutlu oluyor insan…
Bir arkadaşım bir gün
 "Bana mutluluğu birkaç cümle ile anlatır mısın?" diye sorduğunda hiç düşünmeden arka arkaya sıraladım cümleleri…
Mutluluk: Bir çocuğun gülümsemesidir
Mutluluk: Bir çocuğun kalbini kazanabilmektir
Mutluluk: Bir çocuğu güldürebilmektir
Mutluluk: İyi bir evlat, iyi bir kardeş, iyi bir arkadaş, iyi bir dost ve iyi bir sevgili olabilmektir
Mutluluk: İçten söylenebilen "seni seviyorum" dur
Mutluluk: Onu deli gibi severken onunda sizi sevdiğini bilmenizdir
Mutluluk: Onun iyi olduğunu bilmektir
Mutluluk: Size verilen değerdir
Mutluluk: Mars olacağını bile tavla oynamaktır. (Babacığım seni çok seviyorum.)
Mutluluk: Ağlamaktan gözlerin şiştiğinde, seni avutacak birilerinin olmasıdır.
Mutluluk: Uzakta da olsa seni seven birilerinin olmasıdır.
Mutluluk: Her şeyden bıkıp hayattan koptuğun anlarda sana güzel günlerini hatırlatan ve asla seni bırakmayan kardeşlere sahip olmaktır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner161