banner262

Allah korusun, Allah geçinden versin ve doğal yollardan gelirse ölüm, insanlık adına en büyük talih diye düşünüyoruz. Bu virüs gerçekten insanlık adına büyük tehlikeler yaratan ve can alan bir musibet.

Dünyanın pek çok ülkesi alarm durumuna geçti. Ülkemizde ise alınması gereken önlemlerin çok önceden uygulanmaya konulduğu dikkat çekici.

Korona virüsü ile ilgili olarak bir önlem de yargı kanadında alındı. Hakimler ve Savcılar Kurulu, duruşmaların 15 Nisan’a kadar ertelenmesine karar verdi. Bu esnada., tutuklu duruşmaları ve acil yargılanmalar yapılacak. Diğer duruşmalar ise erteleme kapsamında tutulacak. Bursa Adliyesi’nde de duruşmaların Mart ayı sonuna kadar ertelenmesi kararı alındı. Bu durum, 30 Martta yeniden değerlendirileceği açıklandı.

Bugünlerde dünyada bir panik havası hakim. Korona virüsü ve hastalığın hızla yayılmasından mütevellit, insanlarımız evlerine kapanmak zorunda kaldı. Yurt içinde ve yurt dışında bulunan vatandaşlarımız, özellikle virüsün görüldüğü, hastalığın hızla yayıldığı ülkelerde bulunan vatandaşlarımız için de acil çözüm önerileri üretiliyor. Çok, şükür Sağlık Bakanımız Fahrettin Koca, hastalıkla ilgili, alınan önlemlerle ilgili olarak vatandaşlarımızı, kamuoyunu hızla bilgilendiriyor. Telaşa ve paniğe kapılmaya gerek yok.

Çünkü, bu işler hemen öyle aceleye gelir cinsten değil. Hastalık henüz tam olarak bilinemiyor. Tedavisi içinde deneme yayılma yöntemleri kullanılıyor. İlacı belli değil. Bazı ülkeler, aşı ürettiklerini ve hastalığa iyi geldiğini açıklıyorlar. Doğrudur. Bir ülkenin insanlarına iyi gelen aşılar belki de genler nedeniyle başka ülke insanlarına iyi gelmeyebilir.

Dünya sağlık örgütü, şimdiye kadar böylesi bir salgınla karşılaşılmadığını ifade ediyor. Sanki savaş gibi. İnsanların ölüm sayıları her geçen gün artıyor.

Bazı ülkelerde ilgili olarak hastalığın yayılma hızı çok fazla.

İnsanlar, sağlık açısından uzmanların uyarılarını dikkate almalarına rağmen yurt dışından ülkemize geri dönüşlerinde sıkıntılar var. Ülkemizde de yurt dışından gelenler için öğrenci yurtlarının karantina binaları gibi kullanılması da yeni bir tartışma konusu başlattı. Bazı yurtlara yerleştirilen vatandaşlarımız, eğer söylentiler iddialar doğru ise “buraları ahır gibi…” sözleriyle binaları beğenmemişler.

Yazık, günah.Bu sözleri sarf edenleri esefle kınıyorum. Ben, bundan yaklaşık bir buçuk yıl önce Boğaziçi Üniversitesi’nin Kilyos yurtlarıyla ilgili olarak ilgili ve etkililerin dikkatini çekme adına bazı uyarılarda bulunmuş ve bilgiler vermiştim. Aynı yurtla ilgili olarak değişen bir şey var mıdır, yok mudur diye bu sene başında kontrol ettim. Değişen hiçbir şey olmamış. Ailelerin pek çoğu tabi ki bu durumları bilmiyorlar. Bazen, öğrenci çocuklarının yurtta kalmak istemedikleri için şikayetlerde bulunduklarını düşünüyorlar. Ben, size şu kadarını yazayım, tek kapıdan girilen iki ayrı oda var. Her odada ranza şeklinde dört yatak var. Arada, bir banyo WC aynı ortamda. Yani, bir kişi banyo yaparken WC kullanılamıyor. Buralarda toplam 8 kişi kalıyor. Sabah kalkıp, insanların ellerini yüzlerini yıkamak istemeleri halinde bile sıra gelmiyor.

Bırakın, insani ve temizlik ihtiyaçlarını. İnsanlar, sabah kalktıklarında WC’yi bile kullanmakta zorluk çekiyorlar. İşte gençlerimiz, ülkemizin sayılı üniversitelerinde böylesi barınma imkanlarıyla eğitim alıp yetişiyorlar.

Tabi, gençlere, öğrencilere reva görülen bu durumun, karantina sebebiyle de olsa ortaya çıkması sevindirici. Ama, eleştiri noktasındaki söylemler üzücü. Çünkü, kötüleme amaçlı değil, çözüm amaçlı eleştiriler yapılırsa öyle sanıyorum ki, ilgililer ve yetkililer de bunu görüp anlarlar, Korona virüsünün getirdiği bu can pazarı nedeniyle de umarım, gençler için öğrenciler için daha temiz ve daha hijyen ortamı sağlayan yurt düzenlemeleri yapılır.

Çünkü, bu durum çok önemli. Virüsün yayılmasının önlenmesi için temizlik ve hijyen önemli ise yarınımızın teminatı olan gençlerin de eğitim sırasında ve barındırıldıkları yurtların kullanımı sırasında bu şartların yerine getirilmesinin şart olduğuna inanıyorum.

Dünkü yazımda da ifade ettiğim gibi, bu virüs insanlık adına tehlikeli olabilir ama ekonomi adına dünya ülkelerine büyük zararlar veriyor. Bugün belki rakamsal bazda herhangi bir etkisi yokmuş gibi gözükse de turizm sektöründeki telaş ilk anda göze çarpıyor. Uluslar arası ulaşımdaki telaş göze çarpıyor.  Okurlarım, senaryo ve iddialar ile ilgili de görüş bildiriyorlar. Mesela, en büyük önem arz ettiğine inandığım görüşü sizlerle paylaşmak isterim. Tabi, bu fikirler, gerçek değil, senaryo, iddialardır.

Amerika, bu virüsü Çin’de başlatıp, dünyanın pek çok ülkesine yaymasından sonra, petrol fiyatlarında önemli düşüşler oldu. Ham petrolün varil fiyatı 60 dolardan 30 dolara geriledi. Yarı yarıya iniş var. Suriye bataklığındaki savaşta rakibi olan Rusya’nın gelirlerinin yüzde 70’i petrole dayalı ve Rusya ham petrol varilini 40-45 dolara mal ediyor. Yani, 30 dolardan ham petrol varili satması, bu ülkeye ve ekonomisine zarar verecek. Oysa ki Amerika’nın ham petrol varil maliyeti 25-30 dolar civarında.

Böylece, Amerika petrol fiyatlarındaki inişe karşı direnebilirken Rusya zarar edecek. Yani, Amerika ekonomik alanda rakibi olan Çin, Suriye’ye yardım eden İran ve Rusya’ya ise de petrol fiyatları nedeniyle bertaraf edebilmeyi planlıyor.

Hem silahlı cephe savaşı hem de ekonomik savaş. Allah sonumuzu hayırlı etsin. Özellikle bütün insanlığı Korona virüsünden ve diğer salgınlardan kurtarsın.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner259

banner193

banner246

banner254