Eğer bu ülkede Cumhurbaşkanıysanız; bakan ya da milletvekiliyseniz, belediye başkanıysanız, yaptıklarınızdan - yapmadıklarınızdan, söylediklerinizden – söylemediklerinizden, sizi, başta sosyal medya olmak üzere; yazılı ve görsel iletişim araçlarının acımasız çarkları arasına atıp lime lime doğramaya çalışan  muhalif bir kitle her zaman olmuştur, bugün de vardır, yarın da olacaktır. 

Bunlar, sinsi bir şekilde avını bekleyen çakal veya yılan gibi hata yapmanızı beklerler. Ve hatta kimi zaman herhangi bir konuşmanızı “kes-yapıştır” yöntemiyle tamamen çarpıtarak çeşitli basın yayın kuruluşları ve sosyal medya aracılığıyla servis edip bir linç kampanyası başlatırlar. 

Daha olmadı, fi tarihinden kalma bir resminizi bulur, resmin altına gerçekle hiç alakası olmayan yalan ve yanlış bir şeyler yazar- çizer,  yine itibarınızı sosyal medya arenasına gömmeye çalışırlar. Bu linç kampanyasına toplumumuz o kadar alışıktır ki, örneklerini siyasilerde de görürüz, sanatçılarda da, sporcularda da.

İşte bu bildik tanıdık çirkin oyun Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş için bir kez daha sahneye konuldu önceki gün.

Son yapılan Büyükşehir Belediyesi Meclis toplantısında meclis gündemine gelen “Kurban Bayramında ücretsiz ulaşım” konusu görüşülürken, meclis üyelerinden birinin ücretsiz ulaşımın kapsamına 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın da alınmasını istemesiyle karşılıklı tartışma ve atışmalar başladı. Başkan Aktaş da  tartışmalara taraf olmaksızın, dini ve milli bayramlarda ulaşımın ücretsiz olmasının mantığını izah etmeye çalıştı. Ücretsiz ulaşımın, başta öğrenci, öğretmen ve veliler olmak üzere, toplumun geniş kesiminin katılım gösterdiği törenlerde ve dini bayramlarda bayramlaşma ziyareti gidiş gelişlerinde vatandaşın ulaşım bütçelerine  katkı sağlayacak iyi niyetli bir yaklaşım olduğunu belirtti. 

Demek ki neymiş, ulaşımın ücretsiz olabilmesi için, Ramazan ve Kurban Bayramlarında olduğu gibi, aileler arası ziyaret trafiğinin çok olması veya 23 Nisan, 29 Ekim, 19 Mayıs gibi; öğrenci, öğretmen ve velilerin yoğun katılımının olması lazımmış.

Yani vatandaşın yoğun olarak ulaşım araçlarını kullandığı bayramlar. Bana göre de doğru olan kriter bu.

30 Ağustos Zafer Bayramı gibi bazı milli bayramlarımız ise, halkın katılımından ziyade protokol mensuplarının katılımıyla gerçekleşen kutlamalardır. 

Okulların kapalı olması, öğrenci, öğretmen ve velilerin bu törene katılımını minimuma indirmektedir.

Şimdi, Mecliste yaşanan bu ücretsiz ulaşım polemiği esnasında Alinur Başkanın konuşmasının tamamını dinlemeden ve hatta biraz da niyet okuyuculuğuna soyunarak kes-yapıştır taktiğiyle başkanın konuşmasına farklı anlamlar yüklendi. 

TÖRENLERE KATILMAYANLAR ASIP KESİYOR

İşin ilginç yanı şu ki; 30 Ağustos’a sosyal medyada sahip çıkmak adına Alinur Başkan’a haksızca saldıranların iş Zafer Bayramı törenlerine katılmaya gelince hiç oralı olmamalarıdır. 

Birbirimizi kandırmayalım, her yıl Heykel’de yapılan Zafer Bayramı törenlerine protokolün dışında halktan çok az katılımın olduğunu hepimiz biliyoruz.

30 Ağustos konusunda mangalda kül bırakmayan Büyükşehir Belediyesi Meclis üyelerinin kaçı törenlere katılıyor acaba, merak ediyoruz.

Klavye ve telefon başında atıp tutmak kolay tabi.

Mikrofonlar ve ekran önünde mangalda kül bırakmayanlar size soruyoruz, “Bu kadar önem verdiğiniz Zafer Bayramı törenlerine bugüne kadar kaç kez katıldınız ?”

HAYSİYET CELLATLARI DEVREDE

Konu çığırından çıktı, başka mecralara sürüklenmeye başlandı,  linç kampanyası başlatıldı…

Kendi nikahını özellikle 30 Ağustos tarihinde yapan bir Başkan’a karşı toplu hücuma geçtiler. 

Bu düpedüz bir haysiyet cellatlığıdır.

Bunun adı tam manasıyla bir linç kampanyasıdır…

Bilenler bilir, bilmeyenler iyice öğrensin,

Alinur Başkan kamu yarar-zararını da dikkate alarak vatandaşın menfaatine olan her işin bayraktarıdır. Kimi zaman, kendi parti tabanını üzmek kırmak pahasına da olsa  Bursa’nın, vatandaşın önceliğine göre karar verir, doğrularından taviz vermez. Milli ve Manevi değerlere hassasiyetinde son derece tavizsizdir. 

Ben şahsen tam 11 yıldır Alinur Başkanı ve icraatlarını yakından takip ediyorum.  “Yerel Yönetim Dergisi” adına tüm başkanlar gibi Alinur başkan da her daim gözümüzün önünde, kalemimizin ucunda. 

Başkanın yakın çalışma arkadaşlarıyla da sürekli görüşür konuşuruz. Başkanın kulaklarını çınlatırız. Şakayla karışık, başkanın enerjisine yetişemediklerinden sitem ederler kimi zaman. “Bu adam uyku nedir bilmez, 3-4 saatlik uyku harici tüm zamanını Bursa için harcıyor”  derler.

Daha İnegöl Belediye Başkanı’yken ve de  Büyükşehir’de Recep Altepe varken, dost sohbetlerinde, “Eğer Büyükşehir de sonraki dönem başkan değişecekse  o koltuğu en iyi dolduracak 1-2 isimden biridir Alinur Başkan” diye konuşmuşuzdur. İHA’dan arkadaşlarım bu sohbetin şahitleridir.

BİZ BU FİLMİ DAHA ÖNCE DE İZLEMİŞTİK

Hatırlarsınız, hatırlamayanlara da hatırlatayım, 

Henüz daha İnegöl Belediye Başkanıyken, İnegöl’de “Beşiktaşlılar Derneği’nin açılışına girmişti Alinur Başkan.  

Açılışta kesilen pastanın başında çekilen fotoğrafın altına neler neler yazılmış, özellikle sosyal medya aracılığıyla başkan farklı mecralara çekilmeye çalışılmıştı.

Yine Trabzonsporlular gecesinde Bursaspor-Trabzonspor kardeşliğini pekiştirici cümleler kurmuş, Bursaspor’un şampiyon olduğu yıl Trabzonspor’un son maçta Fener maçında kişilikli futbolunu taktir edince, kimi çevreler bu iyiniyetli, dostane ifadelerden farklı anlamlar çıkarıp, başkanı  spor kamuoyunun önüne atmaya çalışmışlardı.

Ve hatta bu tip oyunlar henüz daha 15 Temmuz’un yıldönümü konuşmasında Cumhurbaşkanımız için de sahnelenmiştir. Cumhurbaşkanımızın, Türk ordusunun sınır ötesi harekatta kullandığı silah ve mühimmatın yüksek maliyetiyle ilgili söylediği sözler çarpıtılmış, Erdoğan’ı,  Türkiye’de ekonomik krizin sebebini buna bağlamakla suçlamışlardı.

BIRAKALIM DA  ENERJİSİNİ BURSA İÇİN HARCASIN

Elbette çalışan, iş yapan herkes hata da yapar, eleştirilir de.  

Ama eleştiri; yön gösterici, düzeltici yapıcı olmalıdır ki, Bursa’nın faydasına olsun.

Bu tür “cımbızlanmış”  kelimeler yan yana getirilerek yapılan karalama çalışmaları Alinur Başkan’a vakit kaybettirir, enerjisini düşürür, azmini köreltebilir. 

Başkan vakit kaybederse Bursa vakit kaybeder. Başkanın enerjisi düşerse Bursa’nın enerjisi düşer. Bırakalım adamı kendi haline, her zaman yaptığı gibi geceli gündüzlü çalışsın, iş yapsın, Bursa kazansın. 

Biz de, projelerini takip edelim, söylemediği sözlerin değil, yapmadığı işlerin takipçisi olalım.

Yazımızı şöyle bitirelim :

Tartışmalı Büyükşehir Belediye meclis toplantısında 30 Ağustos Zafer Bayramı’nda toplu ulaşımın ücretsiz olmasının oybirliği ile kabul edildiği, ancak bu önemli karar haysiyet cellatları tarafından nedense dile getirilmiyor. 

Konu Meclis’te tatlıya bağlandı, konu kapandı.

Ama malum birileri buradan siyasi malzeme çıkarmaya çalışıyor. 

Demek ki mesele üzüm yemek değil, bağcıyı dövmek.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner251

banner193

banner246

banner254