Bu sezon Bursaspor'un üzerindeki kara bulutlar bir türlü dağılmıyor. Şenol Güneş'in gidişiyle büyü bozuldu ve onca transfere, harcanan paralara, hoca değişikliklerine rağmen hala eski hava yakalanamadı.  

 

Yönetimsel konular

Camiada, bugün hala tartışılan Recep Bölükbaşı yönetiminin mevcut durumun baş sorumlusu olduğu yönünde bir kanat hakim ama sadece bir sezon önceki göz kamaştıran Bursaspor'un da başında aynı yönetim vardı. Demek ki, ne yaparsanız yapın sportif başarı yakalanamadığı sürece yönetimler suçlanıyor. Sonuçta takımı yöneten hocaya da, yapılan transferlere de yönetim karar veriyor ve başarılar sürekli olmadıkça yönetimler de kalıcı olamıyor.

 

Mevcut yönetim işe iyi başladı sıkışan mali konularda kulübü biraz da olsa rahatlattı ama bu geçici bir durum. Sonuçta yönetici katkısıyla yapılan geçici rahatlamalar da sorunu çözmüyor. Acilen Bursaspor'un çok ciddi para kaynaklarına kavuşmasını sağlayacak projelere ihtiyaç var. Tüm bunların yanında, kaynakları doğru kullanarak kulübün parasal açıdan yeni darboğazlara girmesini önlemek de yine yönetimin görevi.  

 

Hamza Hoca'nın performansı

Bölükbaşı giderayak Hamza Hamzaoğlu'nu takımın başına getirdi. Camia tarafından çok kısa sürede kabul de gördü Hamza Hoca. Karakteriyle zaten Türkiye'de spor camiası tarafından da saygı gören bir isimdi Hamzaoğlu. Başlangıçta takımda görülen canlanmanın maalesef son haftalarda yerinde yeller esiyor. Taraftar arasındaki yaygın deyişle; “Hamza Hoca da Ertuğrul Sağlam'a bağladı...”

Hamza Hamzaoğlu, sahadaki takım dizilişi, oyun anlayışı ve oyuncu tercihleriyle taraftarlarda ciddi soru işaretleri uyandırmaya başladı. Sanki başlangıçtaki konsantrasyonunu kaybetti gibi görünüyor.

 

Oyuncu tercihleri

Camiadan gelen onca baskıya rağmen haftalarca kalede Mert'te ısrar etti Hamza Hoca. Geç de olsa Harun kaleye geçince taraftarın ne kadar haklı olduğu ortaya çıktı. Devre arasında alınan Cem Karacan sahada hiç bir varlık gösteremezken ondan çok daha faydalı Bekir'in yedek kulübesinde kalması da kabul edilebilir değil.

Sene başından beri Dzsudzsak (Cucak) diye çok etkili ama bir türlü verim alınamayan bir futbolcumuz var. Ne hikmetse ters kanatta oynamaya istekli bu arkadaşa bütün hocalar eyvallah diyor. Diyor da, bu arkadaştan sağ kanatta verim alınamazken sol kanatta adeta boş bırakılıyor. Cucak ısrarla solda denenmeli ve yine verim alınamazsa ona göre bir hal çaresine bakılmalı.

Yine solda hem defansif hem de ofansif yetenekleriyle milli takıma kadar yükselen Emre haftalardır yedek beklerken, her an her hatayı yapmaya müsait oyunuyla Aziz sahaya sürülüyor. İyi bir çıkış yakalayan Sercan da yine müzmin yedek konumuna alınıyor. Aramıza yeniden dönen Batalla, pas yapacak adam bulamadığı için yalnızları oynuyor. Son maçlarda adeta ileri uçta unutulan Necid, tek başına bir şeyler yapmaya çalışıyor. Kadro zenginliğine rağmen elimizdeki oyunculardan yeterince istifade edilemiyor. Dışarıdan görebildiğim kadarıyla, 'çalışanın, hak edenin formayı kapması' olarak özetlenebilecek takım içindeki adalet duygusunda da erozyon yaşanmış durumda.

 

Gelecek sezon için yapılacaklar

Yönetim, Hamza Hoca ile görüşerek bir toparlanma talebinde bulunmalı ve acilen bu takım kendine getirilmeli. Her futbolcuya gerektiği kadar süre verilerek mevcut durumları gözden geçirilmeli ve önümüzdeki sezon için ona göre planlama yapılmalı. Puan cetvelinde onuncu sırada olduğumuza bakmayın, eğer bu kadar kötü takımın olduğu ve kısır geçen bir sezon yaşamıyor olsaydık inanın şu an kabuslar görüyor olurduk.

Bu sene zaten tam bir feda yılı oldu, en azından gelecek sezonu da ıskalamayalım.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner161