Futbol geçmişte fakirlerin oynadığı, zenginlerin seyrettiği bir oyun olmaktan çıkıp; zenginlerin oynayıp fakirlerin seyrettiği bir endüstri haline geldi.

Bursaspor ve Osmanlıspor maçı Cuma akşamı oynandı ve ilginç bir skorla bizleri şaşırttı. Bursaspor kendi sahasında ligin en güçlü takımlarına dahi böyle bir skorla yani 4-0 gibi bir sonuçla pek teslim olmazdı.

Biraz da işin ilginç yönlerini araştırmak gerekir. Bursaspor ligin 13. haftasında 27 Kasım Cuma akşamı kendi sahasında Kayserispor'la oynuyor ve 2-1 yeniliyor.

1 hafta sonra 4 Aralık günü yine Cuma akşamı İstanbul'da Galatasaray ile oynuyor. Maçın 70.

dakikasına kadar iyi olmasına rağmen Podolski'nin golüne engel olamayınca çözülüp 3-0 mağlup oluyor.

1 hafta sonra Bursaspor 11 aralık akşamı yine günlerden Cuma ve kendi sahasında Osmanlıspor'a 4-0 yeniliyor. Üstelik Süper Lig'de 15 hafta itibarı ile üst üste 5 maç mağlup olarak onuncu mağlubiyetini almış oldu!

Sorulması gereken sorulardan biri Bursaspor neden 3 hafta üst üste Cuma akşamları maç oynuyor; soran ve itiraz eden var mı?

Geçen sezon futbol otoriteleri tarafından Süper Lig’in en iyi futbol oynayan takımı olarak gösterilen Bursaspor, bu sezon hem taraftarını hem de gerçek futbolseverleri üzmeye devam ediyor.

Geçen sezonun en çok gol atan takımı (69) Bursaspor bu sezonun ilk 15 maçında 14 gol atmış; maç başına bir gol ortalamasının altına düşmüş.

Türkiye'de alt yapıya önem veren kulüplerin başında gelen Bursaspor her nedense bunun meyvelerini yıllardır toplayamıyor. Altyapıda parlamaya başlayan yıldız adaylarını A takımda görmek pek mümkün olmuyor. Yıllar önce alt yapıya yatırım yapan Bursaspor, model olarak Ajax’ı örnek almıştı. Çok doğru bir uygulamaya girilmiş fakat uzun vadede devamı bir türlü başarı olarak yansımamıştı.

Süper Lig'in en büyük şehir takımı olan Bursaspor bu avantajını da kullanamamakta ısrarlı yıllardır. İstanbul'un Ankara'nın ve İzmir'in süper ligde bağımsız şehir takımları yıllardır yok.

Ankaragücü, İstanbulspor, İzmirspor gibi şehir takımları ligde tutunamamış, yanlış yönetimler sebebiyle alt liglerde var olma savaşı veriyorlar ve yerlerini İstanbul, Ankara olarak semt takımlarına bırakmışlar. İzmir'in Süper Lig’de kendi olmadığı gibi semt ve ilçe takımı da yok. Bu sebeple en büyük şehir takımı Bursaspor, kendisinden büyük olan bu 3 şehrimizin takımlarından ibret alarak bu hataya düşmemelidir.

Ve gerçek manada acıları, üzüntüyü ve cefayı çeken taraftara bakarsak -kendimden biliyorum- ekranlarda bir sonraki maça kadar spor programı izlemek istemeyecek, gazete okumak istemeyecek. Birçoğu asgari ücret veya az üstüne çalışan kardeşlerimiz kulübe katkı koymak için maça giden. Kendilerine pahalı gelse de Bursaspor sevdası için lisanslı ürün alan kişiler ve bu insanlar çok şey istemiyor. Aslında her yıl şampiyon olma hevesleri yok. Milyon dolarlar kazanan genç futbolcular ve teknik ekip gibi para beklentileri de yok. Kupa almasalar da yine de üst seviyelerde olmalı takımları ve en önemlisi yenilirken dahi takımları oynayarak ve savaşarak yenilecek ve ortaya bir duruş bir ruh koyacaklar. En büyük beklentileri bu ve çok da değil; analarının ak sütü gibi helaldir bu istekleri.

Futbolcu, teknik ekip, başkan, yöneticiler gelir geçer. Kalıcı olan cefakar taraftardır.

Ve Bursaspor taraftarı tuttuğu takımı şampiyon yapmış, şampiyon takımı tutmamıştır.

5 yaşındayken şampiyon takım Galatasaray'ı tutan bir kişi olarak Bursasporlu dostlarımın bu söylemini çok beğendiğimi de belirtmek istiyorum.

Esen kalın…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234

banner246