Evet, küme düştük. Sözü çok uzatıp o nedenle bu nedenle demenin bir manası yok. Bursaspor ile birlikte Bursa’da küme düştü! Gördük ki, Bursa siyasetten anlamadığı gibi futboldan ve futbol yönetiminden de anlamıyor. Ve Bursaspor’un son Başkanı merhum İbrahim Yazıcı’dan başkası değilmiş…

Türk futbolunun beşinci büyüğü olan Bursaspor’u küme düşüren, timsah’ın adeta dişlerini söktürenlerle yol yürünemeyeceğini kabul etmeliyiz. Bursa, yeniden ve kendi içerisinden doğmalı. Bursa, hem spor camiasından hem siyaset camiasından yeni liderlerini artık ortaya çıkarmak zorunda. Bursaspor ile ilgili başkanlık yarışının halen daha başlamamış olması da anormal gelmiyor bana… E tabi, timsah artık alt kümede!

Erzurumspor Başkanı Hüseyin Üneş’in maç sonrası yaptığı açıklamalarda çok ciddi iddialar var. Ve yine bu iddialar arasında çok ciddi mesajlar. Bunları doğru okuduğumuzda görüyoruz ki, birilerinin Anadolu’ya garezi var! Ve elbette sözlerinin içerisinde özellikle bir isime vurgu yaptı Başkan Üneş. Türkiye Futbol Federasyonu’nun Başkanlık seçimlerinde Limak Holding Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Özdemir’e atıfta bulundu. Özdemir’in, Bursa ile ilgili de çok ciddi yatırımlar yapan bir iş adamı olduğunu biliyoruz. Böyle bir ismin TFF’nin başına gelmesinin başta Bursaspor olmak üzere Anadolu futbolu açısından değeri paha biçilmez büyüklükte olacaktır.

Peki, Bursaspor’a kim başkan olacak? Aslında bu sorunun da çözümünü çok uzaklarda aramamak lazım! Bursa güçlü bir Sanayi kenti olduğuna göre bu kentin en güçlü Sanayicilerinin bu işe talip olmaları gerekir. Veyahut onları bu yönde cesaretlendirmek lazım. Faik Çelik, Hüseyin Durmaz, Hüseyin Özdilek gibi… Bu üç isimden herhangi birinin başkan olması veyahut üçünün de aynı listede olması bile Bursaspor için yeterli bir motivasyon gücü olacaktır. Yine futbolun da bir siyaset olduğunu iyi değerlendirmek gerekiyor. Yatırımlar ve yaptırımlar hususunda çözüm noktasında işi iyi bilen, hukuki alt yapısı güçlü ve de her şeyden önce Bursa’nın borcunu ödeyebilme cesaretine ve yeteneğine sahip birileri lazım. Kabul etmeliyiz ki, bu konuda Bursa’nın tek örnek ismi Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar. Osmangazi Belediyesi’nin borçlarını kısa süre de ödeyen, alt yapı ve üst yapı yatırımları ile kenti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Avrupa karşısında yeniden eski güçlü günlerine taşıyan Mustafa Dündar’da bu anlamda önemli bir değer. Ve yine siyasetçi sanayici kimliği ile Önder Matlı’yı da unutmamak gerekiyor. Bursa adına hayata geçirdiği birçok sosyal proje olmasının ötesinde Matlı ailesi son dönem Bursa’ya en güçlü yatırımları yapan Bursalılardan…

Şimdiden duyuyor gibiyim, kulağımı çınlatan küfürleri… Birileri ısrarla susarken, Bursalı bir gazetecinin cesursa böyle cümleleri kaleme almaması gerekir tabi! Elbette adını burada geçiremediğim gizli vergi rekortmenlerimizin de Bursaspor adına üreteceği çok fazla katma değer vardır. Örneğin, Renault ve TOFAŞ 2019 ve 2022 yılları aralığında her yıl satılacak üst segment 100 aracının yani toplam 800 aracın gelirini Bursaspor’a bağışlayabilir. Bursa’nın yerel yönetimleri kent sporunun gelişmesi adına bünyelerinde ki, yetenekli lisanslı futbolcuları Bursaspor’a 2 yıllığına ücretsiz kiralayabilir. Ve yine yerel yönetimler 2019-2020 yıllarından itibaren önümüzde ki 3 yıl boyunca Bursaspor stadyumundan loca satın alabilir. Bursaspor’a farklı ekonomik destekler üretebilir.

Elbette başarı iltifata tabidir. Bursa’ya birisi sahip çıkacaksa o biri herkesten ve her şeyden önce Bursa Ticaret ve Sanayi Odası olmalıdır. O vakit, Bursa’ya milyar dolarlar değerinde yatırımlar kazandıran BTSO Başkanı İbrahim Burkay’ın Bursaspor Başkanlığı’da güçlü bir artı değer olarak hafızalarımızda yer edinmelidir.

Bursa, güçlü bir kent. Ve Bursaspor adı gibi timsah bir takım. Timsah’ın dişlerini yeniden bilemesi, derisini parlatması şart. Bursa’dan bunca adam arasından sağlam bir Başkan ve Yönetim Kurulu oluşur diye düşünüyorum Bursaspor’a. Velev ki, oluşmadı. Kimse, batan gemide kaptan olmayı istemedi!

İş o vakit ben varım. Tıpkı Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün işaret ettiği gibi, ‘Ey Türk Gençliği’ ibaresinden yola çıkarak girerim bu yükün altına. Velev ki, iş bize kaldıysa ne mutlu 19 Mayıs 1919’a…

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234

banner246