Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) Rektörü Prof. Dr. Arif Karademir, kapatılan Orhangazi Üniversitesi’nden alınarak kendilerine devredilen yerleşkede dün basın mensuplarını ağırladı.

Daha önceden planlanmış bir toplantım olduğu için katılamasam da, katılanlardan bilgi almayı ihmal etmedim.

Anlatılanlara göre toplantıda BTÜ ile ilgili son durum ve bir takım veriler paylaşılmış.

BTÜ’nün kuruluş aşamasında yaşanan zorluklar sonrasında Prof. Karademir’in göreve gelmesiyle yakalanan ivme takdire şayan.

Geçici de, kalıcı da olsa yerleşke sorunu ortadan kalktığı için, BTÜ’nün artık daha çok ses getirmesini beklemek yanlış olmaz.

 

***

 

Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı geçtiğimiz günlerde 2016 yılına ait Girişimci ve Yenilikçi Üniversite Endeksi’ni açıkladı.

Endekse göre üniversiteler 5 başlık altında puanlamaya tabi tutuldu: Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Yetkinliği, Fikri Mülkiyet Havuzu, İşbirliği ve Etkileşim, Girişimcilik ve Yenilikçilik Kültürü, Ekonomik Katkı ve Ticarileşme.

Bu kriterlere tabi tutulan üniversiteler arasında en yüksek puanı alan ilk 50 üniversite açıklanıyor.

Bazı üniversiteler bu listede yer almayı başarı olarak yorumladı.

Oysa Türkiye’de 110’un üzerinde devlet, geri kalanı vakıf olmak üzere 200’e yakın üniversite var ve bunların çoğu son yıllarda ‘kervan yolda dizilir’ mantığıyla, aceleyle açılan ‘dandik’ üniversiteler.

Dolayısıyla ilk 50 arasında yer almak, Türkiye’nin dördüncü büyük şehri olan Bursa’nın hiçbir üniversitesi açısından başarı olarak yorumlanamaz.

Ne var ki BTÜ’nün yaşadığı zorlukları ve Rektör Karademir’in çabalarını göz önüne aldığımızda, bu üniversitenin listeye 41. sıradan girebilmesi kurumun ve rektörün değil, tüm Bursa dinamiklerinin başarısızlığıdır.

Bursa, yeni üniversitesine sahip çıkamamıştır.

Rektör Karademir’in belirlediği ‘ilk 10’ hedefiyse yüreklere su serpen cinstendir.

Peki BTÜ’nün adı bir devlet büyüğünün adıyla değiştirilse durum nasıl olurdu?

Yorum sizin…

 

***

 

Bursa’nın diğer eğitim yuvası Uludağ Üniversitesi…

Girişimci ve Yenilikçi Üniversite Endeksi’nde geçen yıla göre 5 sıra gerileyerek 24. sırada kendine yer bulmuş.

Bilimsel ve teknolojik araştırma yetkinliğinde 39, fikri mülkiyet havuzunda 12, İşbirliği ve etkileşimde 18, girişimcilik ve yenilikçilik kültüründe 23, ekonomik katkı ve ticarileşmede 42. sırada.

‘Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Yetkinliği’ konusunda BTÜ’ye geçilmiş.

Genel puanlamada ise şaşırtıcı olarak Selçuk (Konya), Erciyes (Kayseri), Anadolu (Eskişehir), Abdullah Gül (Kayseri) ve Gaziantep üniversitelerinin gerisinde kalmış.

Bunun başarı olup olmadığı yorumunu da sizlere bırakmakla birlikte, dünya çapındaki endekslerde dahi göz ardı edilen bir noktaya dikkat çekmek istiyorum.

Öğrenim görenle (öğrenciyle) iletişim.

Çünkü bir üniversitenin esas ‘ürünü’, mezun ettiği öğrencilerdir ve ürünün kalitesi, üreticinin kalitesini gösterir.

 

***

 

“Size kan ve gözyaşı vaat ediyorum. Rüyalarınızda beni görmeden bu dersi geçemezsiniz” diyenleri de olsa, hocaların çoğu değerlidir Uludağ Üniversitesi’nde.

Ancak öğrenci ya da mezunsanız, öğrenci işlerine telefonla ulaşmanız, bir bilgi kırıntısı almanız mümkün değildir.

İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nin Öğrenci İşleri koridorlarında o telefon akşama kadar zırıl zırıl çalar, ama hanımefendilerden hiçbiri zahmet edip ahizeyi kaldırmaz.

Bu hanımefendiler her zaman öfkeli, ters ve tahammülsüzdürler.

Anadolu’nun bağrından kopup gelmiş, gariban öğrenci…

Biraz omuzları aşağıda, biraz başı eğik, biraz da sesi kısıksa eyvah! Muhakkak ki bir fırça, bir terslenme, bir aşağılanmayla karşı karşıyadır.

(Bu esnada cevaplanmayan telefon zırlamaya devam etmektedir!)

İşini yaptırmak için içeri rüzgar gibi girip, fırtına gibi esip, tok bir sesle memura ‘yukarıdan yukarıdan’ hitap etmelidir öğrenci.

Yoksa işi olmaz. Bilgi alamaz. Olsa da bir aşağılanmaya, bir tepeden bakılmaya tabi tutularak iş görülür.

Üstelik kantincisine, kırtasiyecisine bile sirayet etmiştir bu hava.

Hepsi tecrübeyle sabit.

 

***

 

Sözün özü, mesajım yıkmak değil; yapmak için…

Bu tarz bir memur zihniyetinden kurtulmalıdır Uludağ Üniversitesi. Öğrencilerle muhatap olan onlar çünkü…

Personel eğitimi mi, uyarı mı, revizyon mu, artık ne derseniz deyin; şikayet çok…

Yeni yönetimle yakalanan pozitif ivme, kurumun her yerine yayılmalıdır.

Bu gençler mezun olduktan sonra gururla “Ben Uludağ Üniversitesi mezunuyum” diyebilmeli, memleketine hayal kırıklığıyla dönmemelidir.

‘İnsana’ dokunamadıktan sonra endekste alçalsak ne yazar, yükselsek ne yazar…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234