Bursa, Yunan Silahlı Kuvvetleri tarafından 2 yıl 2 ay 2 gün boyunca işgal edildi. Yaşanan rezillikleri biliyorum ancak bugün onlardan bahsetmeyeceğim.

1914-1918 yılları arasında yaşanan 1. Dünya Savaşı sonrasında Türkiye; İtilaf Devletleri (İngiltere, Fransa, İtalya ve Yunanistan) tarafından işgal edilmişti. 1920 yılında Yunanlılar önce İzmir ve çevresini ardından 2 Temmuz 1920 tarihinde Mustafakemalpaşa ve Karacabey’i işgal ettiler. 6 Temmuz’da ise Gemlik, İngilizler tarafından önce topa tutuldu sonra işgal edildi ve Yunanlılara teslim edildi…

Bursa’nın işgali ülkede infial yarattı. Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) kürsüsü üzerine, Bursa düşman işgalinden kurtuluncaya kadar kalmak üzere siyah bir örtü (Puşide-i Siyah) örtüldü. Atatürk, o gün çok üzüldü…

2 YIL 2 AY 2 GÜN

O zor yıllarda Bursa’da yaşayanların neredeyse üçte biri gayrimüslim olduğu için bazı Bursalılar silahını alıp dağlara çıkmıştı. Kentte kalanlar ise, Kuvva-i Milliye için istihbarat çalışmaları yapmıştı. Yunanlıların Osman Gazi türbesine hakarette bulunmaları, Bursalıları kamçıladı.

Bursa; 2 yıl, 2 ay 2 günlük işgalden sonra 11 Eylül 1922 günü kurtarıldı. Yunan askerlerinin şehirden çekilmesinde, Türk ordusunun olduğu kadar, milislerin de katkısı büyük olmuştur.

İşte o gün bugündür. Bugün; Bursa’nın keferelerin elinden kurtarıldığı gündür. İşbirlikçi alçakların tek tek ortadan kaldırıldığı gündür. Türk Milleti’nin bağrına saplanan bıçağın çekip çıkarıldığı gündür. Atina’nın köpeklerine ‘hoşt hoşt’ dediğimiz gündür. Bağımsızlık ateşinin harlandığı gündür.

Kutlu olsun.

ZOR YILLAR

İşgal döneminde Bursa halkı çok zor yıllar yaşadı. Özellikle köylerde çok sayıda insan ölmüş, birçok köy de yakılmıştı. İşgal yıllarında Bursa’da da birçok mahalle yakılmış, yıkılmıştı. Cumhuriyet sonrasında; Bursa nüfusunun yaklaşık üçte birini oluşturan gayrimüslimlerin kenti terk etmesiyle yeni, farklı bir bunalım yaşandı. Giden gayrimüslimlerin yerine gelen “Mübadele göçmenleri” her şeye yeniden başlamak zorundaydı. Zaten Bursa, 1880’li yıllardan beri yoğun bir göçmen akınına uğramıştı. Daha bu göçmenleri bünyesinde hazmedemeden, önce Balkanlar’dan gelen göçmenler, daha sonra mübadele ile Yunanistan’dan gelen göçmenler Bursa’yı, Cumhuriyet’in ilk yıllarında büyük bir sosyal ve ekonomik sorunlar yumağı haline getirdi. Çünkü Bursa’yı terk eden gayrimüslimlerin çoğu esnaf ve tüccar iken, yerlerine gelen göçmenlerin hemen tamamının çiftçi olması sorunları daha da artırmıştı. Gelen göçmenlerin büyük bölümünün Türkçe dahi bilmeyip, faklı geleneksel ve kültürel özellikler taşıması, Cumhuriyet Bursa’sı için farklı ve ciddi sorunların ortaya çıkmasına neden oldu. Ancak Cumhuriyet yönetimi, kısa sürede Bursa’daki bu toplumsal ve kültürel sorunları aşmayı bildi.

MUSTAFA KEMAL’İN ENGİN DEHASI

Genç Cumhuriyet, yakılmış, yıkılmış bir Bursa’dan kısa sürede modern bir kent yaratmayı başardı. Yeniden ipek fabrikaları kuruldu, gerek kent merkezi, gerekse ilçe ve köylerinde büyük bir imar atılımı başladı. Cumhuriyet devrimlerine de sahip çıkan Bursa, çok kısa süre içinde büyük bir gelişme göstererek ülkenin dördüncü büyük kenti haline geldi.

Ulusal lider, büyük devlet adamı Mustafa Kemal Atatürk, milli mücadelenin merkezi olan Ankara’yı başkent yaptı ama Bursa’yı hiç unutmadı. Atatürk, 1922 yılından ölümüne kadar Bursa’ya 18 kez gelmiş, kentin gelişimine büyük katkı koymuştu. Bir gerici ayaklanma sonrasında okuduğu ‘Bursa Nutku’, devrimin kalıcı hale gelmesinde temel hareket noktasını gösterir…

BAYRAK ÖNERİSİ

Osmangazi Belediye Meclis eski üyesi Cemil Aydın’dan bir öneri var; “Bursa Valiliği, Büyükşehir Belediye Başkanlığı, Osmangazi Belediye Başkanlığı ya da Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nün 11 Eylül Bursa'mızın kurtuluş gününde, ‘Tophane Saat Kulesi’ne dev bir Türk Bayrağı asmasını” istiyor.

Bağımsızlığımızın sembolü olan bayrağımız, Bursa’nın her yerinde nazlı nazlı salınmalıdır. Öneriyi destekliyorum.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234

banner246