Dünyanın en geçerli, aynı zamanda en kazançlı mesleğidir dilencilik.

Dilencilerin olmadığı, dilenciliğin yapılmadığı belki de tek yer Antarktika’dır!

Bedavadan para kazanmak, hayaller kurmak, bıkmadan usanmadan biriktirmek, insani bir özellik!

Tabi, para kazanmak için çalışmak gerekiyor; kimimiz bedenen, kimimiz düşünerek, koşturarak, kimilerimiz de sürünerek.

Kimileri ise insanların saf ve temiz duygularını sömürüp kendilerini kılıktan kılığa sokarak, numaradan çöpleri karıştırarak, çöp konteynırlarının yanında oturup, “Kuru ekmek yiyorum görün artık” diye kendilerini acınacak hale sokarak dileniyorlar.

Bu ülkede en yüksek makamda olan müdürden, bürokrattan, amirden, memurdan çok kazanıyorlar.

Onca uyarıya,  yapılan haberlere rağmen, bir türlü iktidar yüzü göremeyen, barajın altında sürünen, marjinal partilerin taraftarları gibi davrananlar da; bıkıp usanmadan bu dilencileri doyurmaya, mendillerine para atmaya devam ediyor!

***

Dedik ya, dilencilik dünya mesleği diye…

Ülkemize savaştan kaçıp gelen Suriyeliler de bu işi bizim dilencilerden daha iyi becerdiklerini, akıl ettiklerini her fırsatta hissettiriyorlar.

Bursa’da hava kararmaya yüz tutunca, bu yüzsüz, ithal dilenciler, caddelerimizde tezgâh açıp bukalemunluğa başlıyorlar.

Mesela Altıparmak, Setbaşı, Heykel gibi şehrimizin en ünlü caddelerinin kaldırımlarında, anne, baba ve çocuktan oluşan, deneyimli tiyatroculara taş çıkartan Suriyeli dilencileri, etrafına taşıdıkları çöp poşetlerinin yanında kuru ekmek yerken görebilirsiniz…

***

Kafalarını kaldırıp, kimseyle muhatap olmayan, insanların iyi niyetini sömüren bu dilencileri görenler, neredeyse, cüzdanlarını bırakacak hale geliveriyorlar!

Çünkü manzara içler acısı, yırtık pırtık elbiseler, çöp poşetleri ve kuru ekmek yiyen bir aile!

Münafıklık ve riyakarlık özellikle bu tip insanların üzerinde karargah kurmuş.

Savaştan, zulümden kaçanlara, kapılar sonuna kadar açılmış; yiyecek var, yatacak yer var, iş var!

Merhamet desen, sınırsız…

Sen kalk, cadde kenarına otur, insanların iyi niyetini sömür, yerli dilencileri isyan ettiren icraatlara imza at.

Bu rezilliğe bir an önce son verilmeli.

Namusuyla, edebiyle çalışmak isteyen, çaba gösterenler istisna…

Bir tarafta, ekmek parası kazanmak için ayakkabı boyacılığı yapan, simit satan, karton toplayan Suriyeliler; bir tarafta ise, cadde kenarına oturup, numaradan kuru ekmek yığıyoruz ajitasyonu ile bedavadan para kazanan Suriyeliler!

Yıllardır dilencilik yaparak geçimini sağlayan ismi bende sakla bir amca, Suriyeli dilencilerin yaratıcılıkları karşısında isyan etmiş durumda!

Bir an evvel zabıta ve güvenlik güçleri, insanları hipnotize ederek sömüren ithal dilencilerin temizliğine başlamasını ümit ediyoruz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.