Topa girin, pas verin, şut atın, penaltı atın, santra yapın, ofsayta düşün.

Bu saydıklarımın hiç birisinde var olmak istemiyorlar, hatta ne duymak nede görmek istiyorlar.

Ya ne istiyorlar ve ne hayal ediyorlar. 

Pasta kesin, kurdele kesin, açılışta en önlerde oturun, dernek lokaline siyasileri çağırıp, “biz Bursa’da 300 bin falanca şehirliyiz, bizim adayımızı vekil yapın” demesini iyi biliyorlar.

Kim bunlar? 

Şehrimizdeki birçok dernek…

Dile kolay, Bursa’daki 4762 adet dernek varmış.

Geçen gün dernekler masasını aradığımda, şehrimizde hali hazırda kurulu olan dernek sayısının; görevli memur 4762 olduğunu söyleyince, az kalsın küçük dilimi yutacaktım.

Şaşkınlık geçirmemek mümkün değil!

İzmir’in Alsancak ilçesine bağlı bir sokağın numarası gibi!  4762

Ne işe yararlar…!

Yemin ediyorum, birçok dernek yöneticisi neden var olduklarından haberi bile yok.

Oysa dernekler, sivil toplumun öncüleridir. Birilerinin yanlışlarını söylerler, ara sıra tepki gösterirler, çözüm üretirler. Doğru işleri de alkışlarlar.

Ancak bu mübareklerin birçoğu, yanlışı alkışlamakla birlikte,  doğruları söylememek için kafalarını deve kuşu gibi kuma sokuyorlar!

***

Baktığımızda öyle ilginç isimler var ki aralarında, şok olursunuz.

Kapasitesi olmayanların Koltuk Sevdalıları Derneği, Kanarya Sevenler Derneği, Unutulanı Hatırlatma Derneği. Bu saydığım üç dernek ismi farklı illerde kurulu olanlar.

Yakında kurulacağı tahmin edilenler arasında ise,  Belediyeler Bizim Elimizden Cenaze Yıkamayı Aldı Derneği! Su İçmeye Gidebilir miyim Derneği! Dışarıdakini Gör, İçerideki Curcunayı, Kibirleşmeyi Görme Derneği!

 Birde hali hazırda varlığı ile yokluğu belli olmayan bir dernek var… Şeftali Yetiştiricilerini Koruma ve Yaşatma Derneği.

Mesela bu sene meyveler, dolu ve aşırı yağıştan dolayı zarar gördü. Üstüne üstlük, ihracat yok. Üretici şaşkın ve borçlu.

Şeftali tarlada kaldı, neden?

Dolu vurdu.

Siz, dernek olarak ne yaptınız?

Hiçbir şey.

***

Camiler kiliselere döndü, arka saflar deniz otobüsü konforunda.

Nerede cami dernekleri?

Kahvede çay içiyorlar!

Orada burada taciz ve tecavüz mevzuları oluyor, imamlar ne iş yapar, neden çıkıp bir şeyler söylemezler, belli değil.

Ya bağlı bulundukları sendika, “aman canım, sende” deyip geçmek şöyle dursun, Salih Dursun!

Bu 4762 derneğin belki de 4 bin tanesi, sadece akşam olsun da derneğe gelelim; pişti oynayalım, hükümet kuralım, devrim yapalım, hanımların dırdırından kurtulalım diye akıl edilip kurulanlardır!

Belki de birçoğu sadece iş olsun diye kurulmuş, tabelası asılmış ama içeriye girilmeyen yerlerdir.

Geride kalan 762 tanesinin içinden; ismi, cismi, şanı, eylemi, uyarısı, önerisi, teklifi, kapı kulu olmayanı, yetkili, etkili birisi geçerken ayağa kalkmayan sayısı kaçtır ona siz karar verin.

Önemli olan şey zaten…

Topa vurmayı pek becermek değildir, önemli olan şey;  biri ötekine tekme tokat, yumruk, sopa vuranlara, direktör geçinip, röportaj vermeyeceğim diyen kibir ve kin sahiplerine “hop durun bakalım, burası çıkmaz sokak” diyebilmektir.

Böyle bir adım atıldığında ise, pasta da yenir, kurdele de kesilir, kurban da kesilip önce fakir olan akrabalara ve komşulara verilir.

Çünkü komşusunuz ve akrabanız açken artistlik yapıp başka yere bakmayın diyor, yaratıcımız…

Sonra…

Patlamış Mısır…, Suriye’ye gidersiniz diyor…

***

Tabi, kafayı kaldırıp “biz bu derneği neden kurduk” demek gerekir ilk önce.

Dernekler, “şehirde refleks, yurtta refleksi göstermek” için kurulan yerlerdir. Halkın yani vatandaşın dertlerinle dertlenme platformudurlar aslında.

Yalnızca “lokma dağıtıp, aşure yaparak” sorunları bitirdik, yerleri değildir dernekler…

Unutmadan… Sadece kendi sesini dinlemeyen, başka seslere tahammül eden ve saygı duyan, el ele verelim de, duvara toslayan sorunları ortadan kaldırttıralım yerleridir, dernekler.

Başka…

Durumdan vazife çıkarıp, etliye sütlüye dokunan yerlerdir. Toplumun üzerine örtülen kefeni kaldıran, külü süpürebilen umut yerleridir. Krala çok yaşa demekten önce, halkımız daha çok yaşasın diyebilenlerin toplandığı yerlerdir.

Kısacası, Emin’in kulu mu?

Emmi’nin kulu mu?

Yoksa Allah’ın kulu muyum sorgulamasını yapıp, tabuta kafa atıp, ölmedik biz diyenlerin yeridir, dernekler.

İşte o zaman ister 1071 ol, ister 1453, istersen de 1923...

Veyahut 4762, Hatta daha yukarı bile çıkabilirsin…!

Yeter ki kendini ve görevini bil…

Ne de olsa çeşitli olmak, sorgulamak, hoyratça hareket edenlere dur demek önemlidir.

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.