Geçtiğimiz günlerde ekonomi editörümüz Sedat Durgut küçük bir araştırma yaptı.

Emlak sektörünün temsilcileri ve çeşitli firmalarla görüşüp sektörün Bursa’daki profilini gözler önüne sermeye çalıştı.

***

Konuya öncelikle vatandaş gözünden bakalım…

Sedat’ın topladığı bilgilere göre vatandaş Bursa’da kiralık ev bulmakta zorlanıyor.

Kısa süre öncesine kadar emlakçı camekanlarının yarısı kiralık, yarısı satılık daire ilanlarıyla doluyken, bugün kiralık daire ilanlarının sayısı üçü, beşi geçmiyor.

İnternet siteleri de aynı durumda.

Üstelik, 1 yıl öncesi baz alındığında kiralarda yüzde 100’e varan artışlar var.

Mesela 1 yıl önce 400 – 450 liraya kiralayabildiğiniz yıkık dökük, en az 20 yaşındaki 2+1 daireyi, bugün şehrin neresinde olursa olsun 800 – 900 liradan aşağı bulmak mümkün değil.

Doğanbey TOKİ’de bin lira kirayla 3+1 daire bulan havada kapıyor şimdilerde.

Depozitolar da ayrı bir konu…

***

Sektör temsilcileri ise tüm bu sorunlar ve benzerlerinin farkında olmakla birlikte, çarpıcı bilgileri gözler önüne seriyor.

Bursa’da kiralık konut arzının talebi karşılayamadığını onlar da onaylıyor.

Bu, kiraların yükselmesindeki etkenlerden biri…

Bir de kentsel dönüşüm var.

Emlakçılara göre şehrin birçok bölgesindeki kentsel dönüşüm nedeniyle söz konusu muhitlerde büyük değer artışı yaşanıyor. Bu da doğal olarak kira bedellerine yansıyor…

Üçüncü etken ise Araplar ve Suriyeliler…

Suriyeliler konut talebinin artmasındaki en önemli etken olarak gösteriliyor. Bu nedenle şehrin yerlisi, oturacak ev bulmakta zorlanıyor.

Araplar ise Türkiye’de gayrimenkule yatırım yapıyor. Bildiğimiz kadarıyla bu arkadaşlar ülkemize dolgun çantalarla geliyor. Yüksek fiyatlı gayrimenkuller de bu sayede her türlü alıcı buluyor.

Bu durumda da hem emlakçı, hem de mal sahibi, yerli müşterinin beklentisini ciddiye almak zorunda kalmıyor; kiralama işiyle uğraşmak istemiyor.

***

İşin özü, sırtımızı yasladığımız inşaat ekonomisi bile artık yabancı müşteriye göre şekillenmiş durumda.

Umarım emlak sektörü Türkiye’de asgari ücretin sadece 1300 lira olduğunu ve o yabancı müşteriler ülkeden el etek çektiğinde kendi vatandaşını hatırlar…

***

 

Kargo!

 

Meslek etiğinin belki de dışına çıkmama rağmen, “Hiç düşünme, yaz” diyen meslek büyüklerimin gazına gelerek yazıyorum bu cümleleri.

Geçtiğimiz hafta içi Aras Kargo adıyla faaliyet gösteren firmaya, “1 günde yerine ulaşır mı?” diye sorup “Evet” cevabını aldıktan sonra bir gönderi teslim ettik; alıcı bendim.

Kargoyu almaya gittiğimizde baktık ki, gelmemiş.

O güzergahtaki kargolar normalde 1 günde geliyormuş, ama o gün araçlardan birinde sorun yaşanmış.

Ellerinde de bunu telafi edecek başka araç yokmuş!

Neticede kargo çok ve çok önemliydi. Alamayınca tarif edilemez derecede mağdur ve mahcup olduk.

Yaptığım telefon görüşmelerinde, kargonun iade edilmesini ve hizmeti alamamış olmam nedeniyle ücret talep edilmemesini istedim.

Fakat kargo ücreti ve üzerine iade ücreti isteniyor…

Mevzu para mevzusu değil; mevzu şahsiyet mevzusu.

Oldum olası firmaların bireylere karşı kurumsal güçlerini kullanarak umursamaz davranmaları hoşuma gitmez…

***

Emlakçısı, kargocusu, vesaire…

Bu ülkenin vatandaşı ne zaman insan yerine konacak; bilemedim…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner161