Bursa’da seçim sonrası neler konuşuluyor neler.

Kulak misafiri olmaya devam ediyoruz gittiğimiz her yerde, bindiğimiz her toplu taşıma aracında.

Çünkü insanlar artık rahat rahat konuşuyor, tartışıyorlar her yerde.

Trendeyim.

Tam karşımda oturan, Anadolu’dan göç etmiş, gelmiş olan ve yaşları hayli ileri olan iki kişi alçak sesle siyaset konuşuyorlar.

Cam kenarındaki soruyor:

“Kürtlerin gücünü gördün mü?” diyor.

Öbürü “Niye, ne oldu ki?” diyor.

“Eee, sen televizyon izlemiyorsun, bak Ankara’da ne oldu, İstanbul’da da oldu amma hükümet işin peşini bırakmıyor”

Öbürü merakla “Sen neden bahsediyorsun” der gibi diğerinin yüzüne bakıyor.

“HDP’li eş başkan ne dedi sen duymadın?”

“Ne dedi, Ankara’da CHP kazanırsa Kürtlerin oyuyla kazanacak dediydi”

“Heee, eyle dediydi”

“Sonra “batıda kazanırsan Kürtlerin oyuyla kazanırsın dediydi” işte kazandı”

“Eeeee?” diye cevap bekledi öbürü.

“Eeesi ne yav, oralarda Kürtler oy vermeseydi CHP kazanamazdı, işte aha, bu Kürtlerin gücüdür ha”

“Yok yav, böyütme sende, o kadarda değil”

Kısık sesle konuşmalarına rağmen aramızdaki mesafe kısa olduğu için her şeyi duyuyoruz.

Kulaklarımız kabarık, işitiyoruz.

Seçimden sonraki bir başka gün gene trendeyim ve iki kadın konuşuyorlar.

Biri kendini siyasete çok kaptırmış.

Belli ki evlerinde de siyaset çok konuşuluyor.

Tarafgir olmaları, trende bile siyaset konuşmaları bunun delili.

“Oyunu kime verdin diyor” biri.

Diğeri “Sen kime verdin” diye soruyor.

“Bozbey’e verdim ben” diyor ilk soruyu soran.

“Yok” diyor diğeri “Ben AK Partiye verdim”

Öbürü “Sen AK Partiye vermeye devam et” diye adeta azarlayarak “Şu sebzelerin, meyvelerin pahalılığına bak, biber on beş yirmi lira arası, domates on lira, patlıcan dersen gene öyle, evde tencere kaynamıyor, pahalılığı getirdiler” diyor, suratını ekşiterek.

Öbürü çok sakin ve rahat bir şekilde:

“Hadi canım sende, abartma, biber, domates, patlıcan ile mi ölçeceğiz yapılanları?”

“Ne yaptı ki bunlar, hayattı pahalandırdılar sadece”

“Öyle deme ayol, baksana, yollar, köprüler, herkesin altında araba, her yerde yükselen binalar, devletimizin kendi ürettiği silahlarımız, terörün kökünün kazınması, bunlar boşuna mı oldu yani”

Diğeri “Bunları hangi parti olsa yapardı, yapmaya mecburlar, niye hükümet olmuşlar ki sanki yapacaklar tabi”

Kabullenemiyor arkadaşının haklılığını.

“Sen çok siyasetçi olmuşsun, hiç bir şeyi beğenmiyor, görmüyorsun yapılanları, belli oldu kime oy verdiğiniz” dedi.

“Ben de televizyon izliyorum ama senin gibi değil, Bozbey gelse domates, biber ucuzlayacak mıydı sanki”

Kadınların konuşması da öyle sürüp gitti.

Halkın siyasetle ne kadar iç içe olduğunun kanıtı bunlar.

Gene trendeyiz.

Tam arkamda oturun iki kişi konuşuyor ve ses tonlarından gen olduklarını tahmin ediyorum.

Bir bahane ile dönüp bakıyorum, iki genç arkadaş konuşuyorlar.

Tren pek dolu değil ve henüz hareket etmiş te değil.

Gençlerin yanlarındaki koltuklar boş ve onlarda karşılıklı oturmuşlar, siyaset konuşuyorlar.

Seçimin ertesi günündeyiz.

“Babamla sabaha dek oturduk, maç izlemeden daha heyecanlı geçti seçim” diyor biri.

“Ankara İstanbul gerdi bizi”

“Gitti geldi, gitti geldi”

“İstanbul’u da alırsak hükümet gider”

“Ben de heyecanla geç saate kadar sonucu izledim” diyor diğeri.

“Erdoğan’ın işi zor, buraları CHP kazanırsa erken seçim olur, dayanamaz, giderler”

“Gitsinler artık, çok pahalandı her şey, doların haline bak, hiçbir şeyin yanına yaklaşılmıyor.

“Bursa başa baş çıktı, itiraz edilse Bozbey alır” diyor ve konuşmalar bu şekilde üç aşağı beş yukarı devam etti.

Bursa da siyasi durum böyle.

Türkiye ise malûmumuz.

Artık insanlarımız hiç çekinmeden düşüncelerini her yerde konuşabiliyor, tartışabiliyorlar.

Siyaset içimize işlemiş.

Kadını erkeği, genci ihtiyarı, herkes siyasetle iç içe.

Batıda siyaset bu kadar halkın içinde değil.

Sadece seçim dönemlerinde biraz konuşuluyor o kadar.

Biz de aylar yıllar sürer, siyasetle yatar siyasetle kalkarız.

Yedisinden yetmişine herkes siyasetçi.

O nedenle siyaset her yere girmiş, sinmiş durumda.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234