Herşeyden önce eleştiriye açık bir kent olmadığımızı kabul etmeliyiz. Bursa, sadece büyük bir şehir değil. Aynı zamanda köklü bir kent. Tarihsel ve kültürel değeri yüksek, yaşayan bir çınar. Kentin önümüzde ki 30 yılını kısır projelere mahkum ediyoruz. Boşalan köyler, tıklım tıklım caddeler, yitirdiğimiz tabiat, kaybettiğimiz onlarca değer ve üst üste gelen sorunlar ile Bursa, özünü arayan vizyonuna hasret bir kent.

 

Yaşam kenti yüksek Bursa, yaşatan kent vizyonunu yüklenmiş durumda. Sanayiden ticarete, tarımdan yenilenebilir enerjiye varıncaya kadar her alanda marka gücü olan Bursa, maalesef ortak akıl vizyonunu uygulayamıyor. Tek akıl, tek parti, tek görüş diye sıralayabileceğimiz süreç, kentte ciddi bir bölünme odağını ortaya çıkardı. Öyle ki, her dönem olduğu gibi şimdi de yeni parti ve yeni lider arayışları Bursa desteği ile güç kazandı.

 

***

 

Tarihsel var oluş içerisinde siyaset, ekonomi ve finans kenti olarak kendisini kanıtlayan Bursa, aynı zamanda dinler ve inançlar kenti. İznik'ten Mustafakemalpaşa'ya kadar izlenecek coğrafi yol haritasının kronolojik iz düşümleri de fazlasıyla değerli. Kendisini her anlamda başlı başına bir kent vizyonuna ulaştıran İnegöl ise, Bursa'nın doğu kapısı diyebiliriz. Israrla İl olmasının önüne geçilen İnegöl; yeni süreçte Bursa'ya siyasetçi transfer eden, ağaç ve oyma sanayinin başkenti olan bir ilçemiz konumuna yükseldi.

 

Tabiat değerini doğru kullanamadığımız Gürsu, Kestel ve Yıldırım çarpık yapılaşma ile adeta ucube kentlere dönüşüyor. Bu da ilçelere yönelik ciddi bir kentsel dönüşüm ve bütünleşme eksikliği ile karşı karşıya olduğumuzu ortaya koyuyor.

 

Ve elbette tüm bu artı ve eksileri ile değerlendirdiğimizde Bursa, kendisini doğru ve çarpıcı bir şekilde anlatamayan bir kent diyebiliriz.

 

***

 

İstanbul'un arka bahçesi konumuna gelen Bursa, Yenişehir Havalimanını bugüne kadar hiç bir şekilde doğru değerlendiremedi. Hızlı tren hususunda ise halen hayaller kuruyoruz. Karacabey, tarımsal gücünün ortasında kavşak noktası olma gücüne erişemedi. Bursa'nın şehir merkezi, çarpık kentleşme ve sanayi bölgeleri ile hızla yeşilden griye doğru renk değiştirirken, yanlış yapılan stadyum ve kamu projeleri ile artan ulaşım sorunları ile boğuşan bir kent oldu.

 

Kenti Ankara'ya anlatamadık. Kentin yatırım ve genç gücünü İstanbul başta olmak üzere küresel finans ve yatırım dinamiklerine başarılı bir şekilde anlatamadık. Türkiye'nin ulusal ticaret ve finans yatırım dinamiklerini kentle buluşturamadık. Dağ yöresinin hızla boşalmasının en önemli gerçeği olan yol ve iş sorununa on yıllarca çözüm üretemedik.

 

Tüm bu gerçekler ışığında kent iletişimini başaramadığımızı kabullenmeliyiz. Medyamızı doğru değerlendiremediğimiz, iş dünyasının sesini etkili kullanamadığımız, eğitimden akademik değerlere varıncaya kadar kentin dinamiklerini doğru yönetemediğimizi kabullenmeliyiz.

 

Bursa'yı başta Cumhurbaşkanlığı ve Bakanlıklar olmak üzere kamu kurum ve kuruluşlarının tepe noktalarına doğru ve etkileyici bir biçimde anlattığımızda göreceğiz ki, önümüzdeki 2023 sürecinin en fazla kazanan ve kazandıran kenti olacağız.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234

banner246