Bildiğiniz gibi 15-22 Nisan Turizm Haftasıydı. Turizm günümüzde bir sanayi dalı haline gelmiş durumda. Ancak sancılı bir dönem yaşamaktayız. Çünkü Türkiye’de binden fazla otelin satışa çıktığı bir dönemi yaşıyoruz. Bu konuda bolca görüş, bolca yorum mevcut.  Yerel gazete olarak sanırım bize düşlen de Bursa turizmine ilişkin bir şeyler yazmak.

Bacalı sanayi konusunda başarı grafiği çok yüksek olan Bursa’nın bacasız sanayi dediğimiz turizm konusunda, sanırım sınıfta kaldığını kabul etmemiz gerekir.

Malumunuz turizm bir seyahat olayıdır. Ancak buradaki seyahat, ticari ve siyasi bir amaçla yapılmamaktadır. Eğlence, spor, sağlık, eğitim, kültür, tarihi yer görme ve yaşanan çevreden uzaklaşma, yeni yerler bulma ve görme amacıyla yapılan seyahatlerdir.

Asıl sorun bu amaçlarla yapılan seyahatlerin nedeni olabilmek için, hangi kimliği sunabildiğin, çekiciliğini nerelerde yoğunlaştırabildiğindir.

***

ıÜüBursa kimlik olarak bir tarım ve sanayi kenti kimliği vermektedir. Bursa'da tarımla endüstri ilişkisi yoğun bir ilişkidir. Dış satımında sanayi ürünleri yüzde 50-60, tarım ürünleri yüzde 30-40 ve madencilik ürünleri ise yüzde 10 pay almaktadır. Özellikle, Türkiye'de toplam binek otomobil üretiminin yüzde 94'ünü, toplam minibüs üretiminin ise yüzde 26'sını Bursa karşılamaktadır.

Bu anlamda Bursa'nın, bir sanayi, bir tarım ve bir ticaret kenti kimliğinden çıkması mümkün değildir.

Ancak Bursa, yukarıda ifade ettiğim, turizm çekiciliğini yaratacak, seyahatlerin nedeni olabilecek potansiyele sahip bir kenttir.

Bursa'nın dağı, jeotermal kaynakları ve hala dimdik ayakta duran tarihi yapıları mevcuttur.

Bana göre Bursa, sanayi ve tarımdan vazgeçmeden,  jeotermal turizm ve özellikle de tarih turizmini harekete geçirecek yatırımlara yönelmelidir.

Bursa turizm anlamında bir kimlik problemi yaşamaktadır.

Muhtemel ki, bu kimlik; jeotermal kaynaklarda ve tarihsel dokunun ortaya çıkarılmasıyla bulunacaktır.

Bana göre, Bursa açısından bir tarih adası yaratılmadan turist çekebilmek imkansız.

Bu nedenle; önce Bizans Tekfuru ve Osmanlı Bey sarayını tophaneye yaparak, oradan aşağıya inmeli;  Cumhuriyet caddesinden Ulucami’ye kadar olan alan kamulaştırılmalı ve yıkılarak Bursa’nın temel tarih özelliği olan "Hanlar Bölgesi"ni açığa çıkarılmalıdır.

Ardından Açık-uzun çarşı ve Kayhan çarşısını tarihi motife geri döndürüp, proje kendini Irgandı köprüsüne bağlamalıdır. Oradan Yeşil Türbe ve Emir Sultan’a geçiş yapılmalıdır.

Sıcak su ve Çekirge bölgesi de termal turizme yönlendirmelidir.

Velhasıl, bu tarih adası yaratılmadan ve termal bölgesi oluşturulmadan Bursa’ya turist beklemek hayal olur.

Bilmem turizm haftası dolayısıyla bu konu ele alınır mı?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.