Bursa her geçen yıl Karacabey kadar nüfusu artıyor.

Bir tarafta kentsel dönüşüm çalışmaları bir tarafta yeni imara açılan bölgeler.

Bir tarafta da yeşil ve tarım arazilerinin her geçen gün azalması.

Bunlar gerçekler…

İşte bu noktada;

Geçen hafta içinde Ali Özkan’ın Karacabey Belediyesi’nin icraatlarının anlatıldığı toplantıya katıldık. Toplantı bir ilçe belediyesinin başkanı olarak değerlendirdiğimizde mükemmel üstü geçmişti.

Toplantıda Özkan Karacabey’in doğa harikası bir kent olduğuna dikkat çekti.

Gerçekten de öyle.

***

Ama aklımızda her geçen gün çoğalarak kafamızı kurcalayan sorular da yok değil dersek yalan olur.

Son zamanlarda gayrimenkul sektörünün aktörleri arasında Karacabey’in köyden mahalleye dönüşen bazı bölgeleri oldukça revaçta.

Buralardaki alım satımlar dikkat çekiyor.

Hatta bazı kişilerin buralarda gayrimenkul, tarla ve arazi topladıkları iddia ediliyor.

Hal böyle olunca Bursa’nın yeni gelişim bölgesinin Karacabey yolu olacağını söylersek kimse şaşırmayacağı da kesin.

Böyle bir durumda Karacabey ile Bursa’nın birleşmesine de ramak kaldı diyebiliriz.

Hatta buraya üniversite kurulacağı bile iddia ediliyor.

Bu üniversitelerden biri de vakıf üniversitesi olacağı kulaktan kulağa dolaşıyor.

***

Böyle bir durum gerçekleştiğinde Karacabey’in doğaüstü longoz ormanları, Uluabat Gölü başta olmak üzere birçok doğal güzelliği ile öne çıkan bölgeler kentleşme ve imara kurban edilir mi?

Şimdiden asıl bunun sorgulanması gerekiyor.

Planlamaların bu minvalde yapılması şart.

Yoksa yarın sıkıntıyla karşı karşıya kalınabilir.

Bizden hatırlatması…

**************

Anlamlı Sözler
Nezaket hiçten gelir; ama her şeyi satın alır.

DR. V. PAUCHET

*********
Eflatun’dan hikâyeler…
Eflatun'a iki soru sormuşlar;
- Birincisi, insanoğlunun sizi en çok şaşırtan iki davranışı nedir?
Eflatun tek tek sıralamış,
Çocukluktan sıkılırlar ve büyümek için acele ederler. Ne var ki 
çocukluklarını özlerler.
Para kazanmak için sağlıklarını yitirirler. Ama sağlıklarını geri almak 
için de para öderler.
Yarınlarından endişe ederken bugünü unuturlar. Sonuçta, ne bugünü, ne de 
yarını yaşarlar.
Hiç ölmeyecek gibi yaşarlar. Ancak hiç yaşamamış gibi ölürler. 


Sıra gelmiş ikinci soruya; 
-"Peki sen ne öneriyorsun?" 

Bilge yine sıralamış,
Kimseye kendinizi "sevdirmeye" kalkmayın!
Yapılması gereken tek şey, sadece kendinizi "sevilmeye" bırakmaktır.
Önemli olan; hayatta,"en çok şey'e sahip olmak" değil, "en az şey"e 
ihtiyaç duymaktır

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.