Bu haber kez okundu.

İkbal Turan Özel Ropörtaj... 'Var' Futbola Dinamit Koydu

Bursa’nın yetiştirdiği ender isimlerden birisidir Adem Vural. SSK’da görev yaptığı yıllarda Bursa’nın ‘Adem Abisi’ olan Adem Vural ile sporculuğunu, futbol hakemliğini, VAR sistemini ve Bursaspor’u konuştuk.

1958 yılında Pirlepe'de dünyaya geldi. Henüz 1 yaşındayken ailesiyle beraber Bursa'ya göç etti. Bursa'nın ilk cimnastik Takımı'nda görev aldı. İşe başlayacağı ilk gün 80 ihtilali oldu. İhtilalden 20 gün sonra SSK'da işe başladı. 20 yıllık futbol hakemliğinin ardından düdüğü assa da futbolla ve sporla ilişiğini asla kesmedi. 30 yıllık meslek hayatında kalp kırmadan hizmet eden Adem Vural bu kez de Belediye Başkanı olarak" varım" diyecek.

HAKEMLER FARKLI

DÜDÜK ÇALIYOR

Türk hakemlerinin Avrupa'da farklı Türkiye'de farklı kararlar verdiklerini söyleyen Adem Vural, Futbol Federasyonu'nun özerk bir yapı olmasına rağmen özgür olmadığının altını çiziyor ve verilen yanlış hakem kararlarında bu durumun etkisine dikkati çekiyor. Türkiye'de kullanıma girdiğinden beri futbolu felce uğratan VAR sistemine adeta ateş püskürüyor.

VAR SİSTEMİ KALDIRILMALI

Vural'a göre Video hakem sistemi Türkiye 'de uygulamadan hızlı bir şekilde kaldırılmalı. Vural, VAR sisteminin hakemliği yok ettiğine dikkat çekiyor ve sistemi sert sözlerle eleştiriyor. "Penaltı kararı veremiyorsun, kırmızı kart kararını VAR veriyor. Ofsaytı VAR veriyor. E ben niye duruyorum abi orda o zaman? Alın yardımcı hakemi de korneri de taçı da yukardan birden drone koyun tepeye kimden çıktığını o söylesin."

-ADEM VURAL NEREDE DOĞDU?

Yugoslavya parçalanmadan önce Üsküp diye çok önemli bir şehri vardı. Bu şehre bağlı pirlepe kasabasına bağlı bir köyde dünyaya geldim. 1 yaşındayken de 1959 yılında Bursa'ya geldim. Barbaros İlköğretim Okulu, yıldırım Beyazıd Lisesi'nde okudum. Yıldırım Bayazid Lisesi’nde Mehmet Aslan diye beden eğitimi öğretmenimiz vardı. Bursa'nın ilk cimnastik takımını kurmuştu. o cimnastik takımında da ben iyi bir cimnastikçiydim. Bizim takım kaptanımız da kaleci Necati Orhan'dı. Yıllar sonra Bursaspor'un kalesini korudu. Hala Bursa'nın önemli isimlerinden bir tanesi. Zaman zaman bir araya gelir, geçmişi yad ederiz onunla.

TARİHİ BİR OKULDAN MEZUNSUNUZ?

Evet gurur duyuyorum. Bir anımı anlatayım. 1974 Kıbrıs barış harekatı zamanında. O dönemde bir müdürümüz vardı Orhan Savaşeri bize bir konuşma yapıyor. Diyor ki, "Türk silahlı kuvvetleri bizden istesin tank yapalım, tüfek yapalım. Top yapalım. Bizim okulun teknolojisi bütün bunları yapmaya müsaittir." Bunu neden anlattım. Bugün ülkemizde savunma sanayinden bahsediliyor ya 1970'li yıllarda okulun teknolojik yapısı savunma sanayine uygun üretim yapabilecek kapasitede. Biz nereden nerelere çökmüşüz yükselmemişiz.

LİSEDEN SONRA?

Bursa Eğitim Fakültesi Fen bölümünü bitirdim. Öğretmen oldum. Milli Eğitim Bakanlığı'na müracaat ettim. Yıl 1980 haziran temmuz ayı. Tayin bekliyorum. Tam o arada Abdülkadir Cenkçiler de Adalet Partisi İl Başkanı. Babam öğretmenliğe gitmemi istemiyor tabi. Sağ sol davaları var. Bursa'da bir işe gir diye bakıyor o dönemlerde. Ya sen Abdülkadir abine bir git dedi. Gittim, bir mektup yazdı bunu SSK İl Müdürlüğüne götür dedi. O zaman il müdürü Önder Ekinci beni Saim Uztetik'e yönlendirdi. Benim hayatımın dönüşümüdür orası. Milli futbol hakemi Saim Uztetik. Ben Merinos sahasında maçları seyrediyorum. Saim Hoca da maçları yönetiyor. Sonra benim hayatımın değişikliğine sebep olan önemli isimlerden bir tanesidir.

-SSK'YA NE ZAMAN BAŞLADINIZ?

Yıl 12 Eylül 1980 atama tarihim. Altıparmak SSK İl Müdürlüğü'ne. Jilet gibi giyindim Heyecan var. Annem arkamdan su döktü evden çıktım Bahar Mahallesi'nden pazar pazarına kadar kimseyi görmedim. O balıkçıların bulunduğu yerden şimdiki Kent Meydanı'nın bulunduğu yere geldim 3-5 kişi var. Kendi kendime dedim ki saat çok erken ya kimse yoktur diye düşündüm. Altıparmak'ı geçtim. Bir polis arabası geldi. Hemen silahlı 2 polis memuru kaldır ellerini dedi. Anlamadım dedim.  Ellerini kaldır dedi tekrar. Niye kaldırıyorum ellerimi dedim. Kardeşim ihtilal oldu ihtilal. Senin haberin yokmu ya dedi. Ne ihtilali abi dedim. Sen niye geldin diye sordular. SSK binasını gösterdim şu binaya atandım göreve başlayacağım dedim. Gerçekten ihtilal olmuş ülkeye el konmuş. Kenan Evren ve ekibi 80 ihtilalini gerçekleştirmiş.

-İŞE BAŞLAYAMADINIZ YANİ?

Başlayamadım tabi. Bizim bulunduğumuz yerde Bahar Spor Kulübü, Kanarya Spor Kulübü, Çirişhane Spor Kulübü var. Gayri federe futbol takımlarıyla beraber amatör futbol takımları da var. Bir de eski şeftali bahçelerinin bulunduğu, geniş mısır tarlalarının çok olduğu Demiryolu altını bir hayal et. Oralarda akşam üstü top oynamaya çıkıyoruz. Top oynadığımız isimlerde efsane isimler. İbrahim Nalbant, Ertan Koç, içimizde profesyonel düzeye gelmiş arkadaşlarımız var ama o zaman gençler. Sıkıyönetim olduğu içinde o mahallede yaşayan herkes futbol sahasına geliyor. Ben maçın birinde sakatlandım. İhtilal olduktan sonra 20 gün geçmiş. Bir genç çocuk geldi yanıma. "Adem Vural sen misin?" dedi. Benim dedim. "Abi Abdülkadir abi seni arıyor bir yanına uğra” dedi. Yanına gittim. "Sen neredesin. Niye işe başlamadın" diye bağırdı. Ben de ihtilal oldu, tayinlerin durdurulduğunu söyledim. O da bana "senin tayinin ihtilalden önce oldu. Git işe başla" dedi. Sonra işe başladım.

-SİYASET NE İFADE EDİYOR?

30 yıl koşa koşa hizmet verdim. Biz Türkiye Cumhuriyeti Devleti memuruyuz. Beni siyasi logo ilgilendirmiyor. Ben herkese hizmet ediyorum. Böyle hizmet edince de herkesin dikkatini çekiyorsun. Yerel seçimlerde her dönem çok ciddi teklifler aldım. 2009 da Gürhan Akdoğan ısrarla Osmangazi Belediye Başkanlığı'na adayları olmamı istedi. Babamı geçemedim. Onay vermedi. 2014 yılında Turan Tayan ile istişare ettik. Adem gel dedi Osmangazi'den aday ol ben Büyükşehir'den aday olacağım dedi. Ama ben yine olumlu yanıt veremedim. 2014 yılında da Ak Partiden aday adayı oldum Nilüfer'den. Şimdi yeniden CHP'den İYİ partiden teklifler var. Bu dönem ben de karar vereceğim. Bu şehre hizmet etmek istiyorum. O siyasi parti bu siyasi parti diye bakmıyorum ben. Hangi siyasi parti olursa olsun Bursa'ya hizmet etmek istiyorum. Hizmete talibim.

SPORA GELELİM. ADEM VURAL VE FUTBOL HAKEMLİĞİ NASIL BİR ARAYA GELDİ?

Çalışma hayatım başladı. 1982 yılında hakem kursu açıldı. Kursu birincilikle bitirdim. Çok istekli çok arzulu başladım. O zamanlar Amatör kümede futbol oynuyorum. Kanaryaspor'da. Müesseseler arası futbolda oynuyoruz biz aynı zamanda. SSK, Karayolları,  Gençlik spor İl Müdürlüğü, Bayındırlık. SSK ya şampiyon oluyor ya ikinci oluyor. İyi bir ekibimiz var. Evliya Nihat ve Nedim Torun bizde. Benim için de büyük bir şanstı. Bugün futbol adamı olarak Adem Vural konuşuluyorsa ana nedenleri Nihat ve Nedim abi ile aynı ortamda bulunuyor olmam. Bir de Saim Uztetik. Allah rahmet eylesin nur içinde yatsın. Hakemliğe onun verdiği kıyafetle başladım.

İLK MAÇ?

İlk maç genellikle sessiz uzak yerlere veriyorlardı. Ondan sonra Merinos'taki maçlara verdiler. Çok iyi maçlar oynanıyor o dönemde. Bizim hakemliğe başladığımız yıllardaki amatör küme, birinci ligin oynandığı ayarda oynanıyor. 80-90'lı yıllar arasında. Sonra takım sayıları çoğaldı, gruplar çoğaldı üçüncü ligler ikinci ligler kuruldu. DAL ligi BAL ligi derken Amatör lig çömez bir lig olarak kaldı. Profesyonelliğe gidebilecek çok farklı bölümler inşa ettiler. O zaman ki federasyonda sadece Süper Lige bakıp aşağısına hiç bakmayınca Türk futbolu asla ilerlemedi. İlerlemiyor da zaten şu anda.

KAÇ YIL HAKEMLİK YAPTINIZ?

20 yıl yaptım.  Sonra aday hakem, il hakemi profesyonel ligde klasman sınavları oluyor. Klasmana çıkıyorsun. Birinci liglere, ikinci liglere gidiyorsun. Sonra Tahsin Kesiciler vardı bizi birinci lige taşıyan hakemdi. O birinci ligde ne zaman maç alsa hemen yardımcı hakemliğine geliyordum. Birdenbire Merkez Hakem Kurulu Başkanı Ahmet Güvener döneminde ihtisaslaşma diye bir şey getirdiler. 76 tane uzman yan hakem kadrosu belirleyeceğiz dediler. Türkiye'de ilk 76 hakem arasına girenlerdenim. 40 yaşında bıraktım hakemliği. Evliydim. Eşim "biz hiç pikniğe gidemiyoruz. Her hafta bir yerdesin. Allah aşkına ben pikniğe gitmek istiyorum. Süper Ligde düdük hakemi mi olmak istiyorsun, olacaksan ol olmuyorsan bırak" diye isyan etti. Ben gittim MHK üyesi Özcan Oal'a. "Benden Süper Lig hakemi olur mu, düdük hakemi yapıyor musunuz beni dedim. "Adem dedi biz seni düdük hakemi yapmayacağız" dedi. Abi ben bıraktım hakemliği dedim. Ondan sonra iki hafta pikniğe gittik bir daha da gitmedik.

İYİ BİR HAKEM MİYDİNİZ, KÜFÜR YEDİNİZ Mİ?

İyi bir hakemdim. Adil hakemdim. O kadar adildim ki.

Çok küfür ettiler. Süper Ligden bir örnek vereyim. 18 Şubat 1992. Metin Tekin'le ilgili bir anımı anlatayım. İstanbul'da Beşiktaş maçındayız Tahsin abi yine hakem. Beşiktaş Altay maçı. Sağ kanattan Metin köşe gönderine doğru geliyor topla. Top taca çıktı. Metin, tabi Ali-Feyyaz'ı arıyor. Top çıktı ortaladı ben bayrak çektim. Oradan bayrak çektiğin zaman ofsayt gibi görünüyor. Hakem de yanılıyor. Hakeme top çıktı işareti de yaptım aynı zamanda, Feyyaz bir kafa top çatala. Büyük bir sevinç patladı. Arkamda çarşı grubu nasıl seviniyor. Tahsin abi golü iptal etti taç verdi. Nasıl küfürler geliyor dehşet küfürler. Metin de bir yandan bana doğru geliyor. Sinkaflı cümle kurdu bana. Benim onu halletmem lazım. Metin bana ne dediysen aynı sana iki misli iade ediyorum dedim. Motivasyonu düştü. Hocam barışalım dedi. Barıştık. Çok küfür yedim.

PEKİ HAKEMKEN KART GÖRDÜNÜZ MÜ?

Kendime ben göstermedim iyi bir hakemdim çünkü. Ama bana kart gösteren oldu. Duyma engelliler maçındaydım. Veledrom iç sahasındayız. Serbest vuruş kullandıracağım. Takım kaptanın ayağına bastım. Benim kartı aldı bana sarı kart verdi.

-DÜDÜĞÜ ASTIKTAN SONRA NE OLDU?

Hakem derneği başkanı oldum. 1997'li yıllarda. Abdullah Kığılı'nın federasyon başkan adayı olduğu dönem Celal Doğan Gaziantep Spor Kulubü Başkanı ve aynı zamanda Gaziantep Belediye Başkanı. O dönemde Bursaspor'da Remzi Cinoğlu, Burhan Vatan, Halim Gürvardar, Mehmet Gülseçen, Gökçin Aras dönemi. Bunlar aynı zamanda kulüplerinden dolayı futbol federasyonu delegesi. Futbol federasyonu seçimlerinde oy kullanırken Bursa'dan MHK'ye bir üye isteyin dedim. Bir üyemiz olsun. Eğer bir üyemiz olursa gönülden de gözden de ırak olmayız. Üyemiz olduğu için Bursa'yı bilir mukayese yapar. 2 hafta sonra kongre kararı çıktı. Biz Salih Türktunç'u MHK'ya soktuk. Benim adım geçiyordu ama araya birileri girdi olmadı. Sonrasında bu dönemle alakalı olarak Hilmi Ok benden helallik istedi. Bu ilk kez paylaştığım bir bilgi. Adem dedi bana “Biliyor musun, sen MHK üyesiydin. Ben seni o listeden çıkarttırdım. Senden bana hakkını helal etmeni istiyorum” dedi. Hayatımın hatasıdır dedi bana. Ben engellemeseydim belki hala MHK üyesiydin. Neden reddettin diye sorduğumda ben seni tanımıyordum diye cevap verdi. Ben kadere inanırım benden yana hakkmı helal ettim.

-BUNU ÖĞRENİNCE KENDİNİ NASIL HİSSETTİN?

Kötü hissettim kendimi. Genelde Türkiye'de maalesef bu yapı var. Işığı olan insanın önünü açın. Bu ülke o kadar değerli o kadar güzel insanlar yetiştiriyor ki. Mum dibine ışık vermiyor. iş yapan adamın sucusu bucusu olmaz.

-GÜNÜMÜZDE FUTBOL HAKEMLERİ NASIL?

Türk hakemleri Avrupa'da farklı Türkiye'de farklı düdük öttürüyorlar. İkiye ayıralım Türk hakemlerini. Türkiye'de FİFA hakemi olarak görev alan Cüneyt Çakır'dan aşağıya doğru yürü işte. Bizim sevimsiz gibi gördüğümüz birçok hakem Avrupa'da aslanlar gibi düdük öttürüyorlar. Çünkü Avrupa'da arka plan yok.  Kafanın arkası yok. 17 futbolu kuralı var. Bord kararları var. Emsal kararlar var. Cüneyt Çakır gidiyor Dünya Kupası'nda yarı final yönetiyor, Avrupa Şampiyonası finalini yönetiyor, Şampiyonlar Kupası finali yönetiyor ve çok başarılı. Ve biz O'nu koruyarak seyrediyoruz. Aman hata yapmasın diye seyrediyoruz. Ama Türkiye'ye geliyor başka karar veriyor. Çünkü Türkiye Federasyonu özgür değil. Türkiye'de malesef doğru kararlar verilmiyor.

VAR SİSTEMİ NEDİR ADEM HOCAM?

VAR Türkiye'de kaosa neden olacak bunu daha uygulamadan önce de söyledim. Dünya kupasında Var sisteminin 90 dakika boyunca zaman kaybı bir dakika. Oyuncu değişikliğinde 3 dakika kaybediyorsun, serbest vuruşta 9 dakika kaybediyorsun. Taç atışlarında 7 dakika, kaleci vuruşlarında 6 dakika kaybediyorsun. Kornerlerde 4 dakika, VAR sisteminde 1 dakika kaybediyorsun. Türkiye'de uygulanmaya başlandığında biz VAR'dan 10 dakika kaybettik. Ve kararlar adil çıkmamaya başladı. Bu sistem futbola dinamit koydu. Uygulanamıyor. Aslında adaleti tecelli ettirme açısından faydalı bir şey gibi gözükse de yaşananlar hiç de öyle olmadığını ortaya koydu.

VAR BÜNYEYE DOKUNDU?

Eskiden bir deyim vardır. Her yiğidin yoğurt yiyişi başkadır. Futbol oyun kuralları 17 tane. Oyun alanından başlar köşe atışında biter. Arada bir sürü kurallar vardır. Bu kuralları uygularken hakem sertliğe, müsade ederek maçı yönetir, yumuşak hakemdir sertliğe asla müsade etmez. Avantaj kuralını çok iyi uygulayan  hakem vardır, biri der ki bana ne  avantaj mavantaj faule düdük çalar. Bir hakem düşünelim, sertliğe prim tanıyor sonra bir şey oluyor. Kulağınıza bir haber geliyor VAR odasından.  Hocam burada bir şey var. Golü verdin ama başlatma oyunu diyor. Ne var diyor o da soruyor. Atıyorum Stancu diyor taban vurdu oyuncuya. Bir dakika diyor işaret yapıyor hakem gidiyor bakıyor. Çıplak gözle gözünün önünde olan bir pozisyonda o kararı devam olarak işaretleyen hakem, aynı pozisyonu ekran videoya geliyor düt gol iptal. Video sistemi, hakemin yoğurt yiyişini, sertliğe prim tanımasını yok ediyor.

VAR KALDIRILMALI MI?

VAR kesinlikle kaldırılmalı. Hakem de oyun içinde önemli bir aktördür. Zaman zaman nasıl forvet oyuncusu hata yapabiliyorsa, masum samimi hatalarla hakemleri de bünyemizin içinde tutabilmeliyiz. Ne demek ya dijital sistemin içine giriyoruz. Hakemliği yok ediyor bu sistem. O zaman neden hakem var.  Hakemin görevini aldı. Penaltı kararı veremiyorsun, kırmızı kart kararını VAR veriyor. Ofsaytı VAR veriyor. E ben niye duruyorum abi orda o zaman? Alın yardımcı hakemi de korneri de taçı da yukardan birden drone koyun tepeye kimden çıktığını o söylesin. Bence tamamen teknolojinin çıkması lazım yapının içinden. Biz hakemle daha çok sevdik futbolu. Hakemin kararlarıyla sevdik. Adil kararlarıyla tabi. Arka planı bozuk hakemle değil tabi. Maradona'nın eliyle attığı golle Arjantin dünya kupasını aldı. Biz hala kamerayla göremiyoruz. VAR geldi futbol bozuldu.

BURSASPOR İLE İLGİLİ NELER SÖYLEYECEKSİNİZ?

Bursaspor'un çok ciddi borçları var. Eski alacakları olanların borçlarını ödeyemiyoruz.  Hamza Hamzaoğlu'nun bile hala alacağı var bizden. Yakışmıyor.

NASIL KURTULUR?

Bu gidiş doğru bir gidiş değil. Tüzük tadilatına gitmesi lazım. Samet Aybaba, altyapıdan oyuncuları oynatacak ama bununla sadece kaleyi koruyacağız.  Borcumuz yine borç ve artarak giden bir borç. Biz kökünden nasıl kurtulabiliriz.? Kulüpte şirketleşmenin yolunu açacaksın. Bursa sanayi kenti. Dünyaya kafa tutan bir sanayi bir şehir Bursa. İşadamlarının ortak olduğu bir yapı olmalı. 30 bin ortaklı bir yapı oluşturabilirsin. Bursaspor ancak böyle bir yapıyla refaha çıkar. Yoksa başka türlü hep bir yerlere bağımlı kalırsın

Bursa Haber Gazetesi

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234