banner252

Bu haber kez okundu.

Çanakkale 1915 raflarda yerini aldı
Bursalı gazeteci Tayfun Çavuşoğlu, "Çanakkale 1915-İftiralar, Yalanlar, Polemikler¨ isimli kitabı kaleme aldı.

Bursa Haber Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Tayfun Çavuşoğlu tarafından yazılan 'Çanakkale 1915', raflardaki yerini aldı.
Tayfun Çavuşoğlu’nun yazdığı ve yakın tarihin önemli dönemine ilişkin tartışmaların ele alındığı “Çanakkale 1915 - İftiralar, Yalanlar, Polemikler¨, dayanaksız iddiaları ve tarihi gerçekleri ortaya seriyor.
Kastaş Yayınevi’nce yayınlanarak raflarda yerini alan 320 sayfalık esere, kitabevleri ve internet kitap mağazalarından ulaşılabilecek.

İMZA GÜNÜ
Çavuşoğlu ilk kitabı "Çanakkale 1915-İftiralar, Yalanlar, Polemikler¨ için ilk imza gününü de Bursa'da düzenledi. Ezgi Kitabevi'nin Kristalpark'ta bulunan Nilüfer Şubesi'ndeki imza günü yarın (25 Şubat Salı) saat 16.30-20.30 arasındagerçekleşecek.


ATEŞ KAN VE ÖLÜM

Çanakkale Savaşı'nın 100’ncü yılında, yakın tarihimize farklı bir bakış... Çanakkale Savaşları'nda kazanılan zafer, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşuna giden yolda "temel taşı" anlamını taşır. Mustafa Kemal Atatürk, bağımsızlığın kazanılmasında en önemli ve ilk büyük engeli henüz çok genç bir kurmay subay olarak katıldığı Çanakkale Savaşları'nda aştı. Çanakkale'de kazanılan özgüven, emperyalizme karşı verilecek mücadelenin itici gücü oldu. Sonunda elde edilen, inancın zaferiydi, yıkıntılardan genç bir devlet elde edebilmekti.

Çanakkale Savaşları'nı iki aşamada değerlendirmekte yarar var. Bunlardan birincisi, 1914 Temmuzunda başlayan ve kasım ayı başlarında Osmanlı İmparatorluğu’nun da dahil olduğu 1. Dünya Savaşı'nın en kritik döneminde deniz yoluyla İstanbul'a ulaşmaya ve Osmanlı başkentini teslim almaya çalışan İngiliz ve Fransız donanmasının, birçok denemenin ardından kesin sonuç almak amacıyla 18 Mart 1915'de giriştiği saldırıda Çanakkale Boğazı'nın karanlık sularına gömülmesiydi. Türk topçusu ve bahriyelisi Çanakkale Boğazı'nda bir destana imza attı. En büyük gemileri denizin dibini boylayan İngiliz-Fransız donanması geri dönmek zorunda kaldı.

Savaşın ikinci aşaması ise Çanakkale'yi denizden geçemeyeceğini anlayan İngiliz ve Fransız ordularının bu kez 25 Nisan 1915 günü Gelibolu Yarımadası'na çıkarma yapmasıyla yaşandı.

Hint ve A.N.Z.A.C (Avustralya-Yeni Zelanda) birlikleriyle de desteklenen İngiliz ve Fransız orduları Gelibolu Yarımadası'ndaki Türk topçu bataryalarını susturmayı ve böylelikle donanmanın kalan bölümünün Çanakkale Boğazı'nı güle oynaya geçmesini sağlamaya çalıştılar. Düşman askeri Gelibolu Yarımadası'na çıktı çıkmasına ama belli noktalardan fazla ilerleyemedi... Korkunç siper savaşları yaşandı. Yarımadanın her bir karış toprağı, kanla sulandı. Ölüm pahasına vatanını savunan Türk askeri, düşmanın ilerlemesine izin vermedi. 9 ayı aşkın süre devam eden kanlı boğuşma sonrasında İngiliz Harp Kabinesi Gelibolu'dan çekilme kararı verdi. Çanakkale'de zafer Türk ordusunun olmuştu...

GENÇ KUŞAKLARA TAVSİYE

Son zamanlarda moda olan 'Aman Mustafa Kemal adı geçmesin de, kimin geçerse geçsin' yaklaşımının ürünü olarak kaleme alınmış sözde tarih kitapları da (hatta ansiklopedileri) var piyasada. Hiç sıkılmadan, "Mustafa Kemal Bey'in rütbesi ne ki, topu topu bir ihtiyat tümeninin kumandanı, ne yapmış da Çanakkale'de zafer kazanmış? Ordu komutanı, kolordu komutanları ne güne duruyormuş?" veya "Aslında Çanakkale'de Mustafa Kemal'in esamesi okunmuyor. Mustafa Kemal Cumhurbaşkanı olduktan sonra, Çanakkale'de bir zafer icat edildi, zafer de Mustafa Kemal'e mal olundu" diye yazabilenler de var... Aynı kişiler (Aman Mustafa Kemal olmasın da, kim olursa olsun anlayışıyla) zaferin tüm onurunu Osmanlı Devleti'nin 5'nci Ordu Komutanı Liman von Sanders'e yazabilmek için olmadık numaralara başvuruyor, cümlelere takla attırıyorlar...
Kim ne demiş, neden ve nasıl demiş, doğrusu nedir? Bu sorular da elbet satır satır cevabını bulacaktır...


İŞTE GERÇEKLER
Mustafa Kemal’in emrindeki birliklerin ihtiyat (yedeklik) konumu 25 Nisan’da başlayan kara savaşlarının ilk saatlerinde sona erer. Yarbay Mustafa Kemal’in emri altındaki alay sayısı daha ilk gün 5’e yükselir. Bu genç ve dirayetli subay, 27 Nisan’dan itibaren 11 alaya (yaklaşık 4 tümen) komuta edecektir.
Yarbay Mustafa Kemal, kara savaşı başladıktan sadece 5 hafta sonra 1 Haziran’da albaylığa yükseltilir, Anafartalar Grup Komutanı olduğu 8 Ağustos’tan savaşın sonuna kadar önce 8, sonra 10 tümene (üç kolordu halinde) komuta eder ki, Mustafa Kemal’in emrindeki kuvvetler, Kuzey ve Güney gruplarındaki kuvvetlerin toplamından daha fazladır. Bunun anlamı şudur: Gelibolu’da cephedeki kuvvetlerin yarısından fazlası Mustafa Kemal’e bağlıdır.
Bu nedenle, Mustafa Kemal için söylenilen “Kısmi başarısı vardır”, “rolü abartılmıştır” gibi cümlelerin gerçekle yakından uzaktan bir ilgisi yoktur. Mustafa Kemal Çanakkale Savaşı'nın başlangıcında 'yarbay' rütbesindedir… Bir ay sonra 'albay' olur ve savaşın sonuna kadar kuvvetlerini albay rütbesiyle yönetir. Ama bazı kesimler Çanakkale ve Mustafa Kemal isimleri yan yana geldiğinde, albay rütbesini görmezden gelir, ısrarla 'Yarbay M. Kemal'den söz ederler… Nedenini tahmin etmek, zor olmasa gerek!

Bursa Haber Gazetesi

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner251

banner246