Bu haber kez okundu.

Bursa Haber'in konuğu Burkay:"Bursa büyürse, Türkiye büyür"

Bursa Haber Medya Grubu’nun düzenlediği ve geleneksel hale gelen “Gündem Buluşmaları”na konuk olan BTSO Başkanı İbrahim Burkay, önemli açıklamalarda bulundu. Bursa Haber Medya Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Cüneyt Dizdar’ın ev sahipliğinde gerçekleşen toplantıda, Bursa’nın vizyonuna ilişkin açıklamalar yapan Burkay,  kentimizin geleceğine ilişkin planlamaları yaparken, Bursa’ya örnek gösterilen Detroit’teki son gelişmeleri inceleyerek işe başladıklarını anlattı.

Burkay: “Madem artık dünyada ülkelerden ziyade kentler yarışıyor. Bursa’ya rol model araştırırken, karşımıza Baden Württemberg bölgesi çıktı, Almanya’nın zenginlik üreten merkezi. Sektörel çeşitliliği de Bursa’yla bire bir örtüşüyor. Otomotiv var, makina var, kimya var. Bizde bilişim eksik, bilişimi getireceğiz Bursa’ya inşallah ama bütün yapı aslında Bursa’yı tarif ediyor. Dedik ki bizim rol modelimiz burası.”

Burkay: “Peki Detroit bu hataları yapmış da Baden Württemberg hangi konularda doğru adımlar atmış bu noktaya gelmiş? İşte biz onları çıkardık. İşte onun üzerine bu mükemmeliyet merkezleri çıktı ortaya. Mesela uzay havacılıkta çok ileri seviyede burası, biz dedik ki uzay havacılıkta bir şey olacaksa Türkiye’de bunun merkezi Bursa olmalı. Bu projeler öyle ortaya çıktı.”

...
VIDEO - BURSA HABER WEB TV'DE İZLE
...

Mustafa ÖZGÖR

Bursa Haber Medya Grubu’nun düzenlediği ve geleneksel hale gelen Gündem Buluşmaları devam ediyor. Bu dönemki ikinci toplantının konuğu BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay oldu. Mudanya yolundaki Kahve-Beyaz Restoran’da gerçekleşen buluşma, Bursa Haber Medya Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Cüneyt Dizdar’ın ev sahipliğinde gerçekleşti. Bursa Haber Medya Grubu Yönetim Kurulu Üyesi Levent Dizdar, Genel Yayın Yönetmeni Tayfun Çavuşoğlu ile Bursa Haber Gazetesi yöneticileri ve köşe yazarları da hazır bulundu.



Bursa Haber ailesi ile buluşmaktan son derece mutlu olduğu belirten BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, “70 yıllık köklü bir geleneği olan bir grupla bu akşam beraberiz. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası da 127 yıllık geçmişi olan bir kurum, yani 1889 yılında kurulmuş adımları atılmış gerçekten Türkiye’nin en köklü kurumlarından biri. Şimdi özellikle Türkiye de kurumların sürekliliğine baktığımız zaman da çok nadirdir böyle. Yani devletin bazı kurumlarının dışında böyle 100 yılı geçmiş kurumları bulmak etmek çok kolay değildir. Ama bizim ahilik kültüründen gelen bir geleneğimiz var, o yüzden de bu odalar ve borsalar gerçekten Türkiye de 100 yılın üzerindeki önemli kurumlar. Bütün odalarımız ve borsalarımız aynı şekilde ve Bursa Ticaret ve Sanayi Odası da Türkiye’nin en büyük ticaret ve sanayi odası. 37.000 üyemiz var ve 37.000 üye sadece Bursa ekonomisine değil tabi Türkiye ekonomisine de yön veren çok ciddi potansiyeli olan şirketlerden kurumlardan oluşmakta. Bu da tabi hem Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın gücünü oluşturuyor hem de Bursa ekonomisinin gücünü oluşturuyor.” dedi.

GÖREVE GELİRKEN SLOGAN HAZIRDI

Burkay, yönetime seçildikleri ilk günlerde konuşulan konuları özetleyerek başladığı konuşmasında, başlıklar halinde özetle şunları söyledi:

“Biz yönetime geldiğimizde, ‘Bursa büyürse Türkiye büyür’ dedik, kimisi ‘başkan bu çok iddialı olmuş’ dedi ama bu aslında iddia değildi. Bu bir realite yani bugün Bursa’nın başardıklarına baktığımız zaman resmen Türkiye’nin başardıklarını tarif ediyor. Sanayide de böyle ihracatta da böyle. Tarımda da çok ciddi gücü var Bursa’nın. Yani Türkiye de çok nadir üretilen bir çok ürünün yine merkezi Bursa ve bununla birlikte tarımdaki ihracatta da yine Bursa oldukça ciddi söz sahibi ve bütün bunlar turizmle kültürü ile dağı-denizi ile Bursa’yı gerçekten essiz coğrafik özelliğe sahip bölge yapıyor.

Bursa da yaşayıp olan bizleriz. Bizim yerel kabiliyet dediğimiz, gerçekten rabbimin bu coğrafyaya bahşettiği bütün bu doğal güzelliklerin tarihinden atalarımızdan gelen bu kültürel mirası zenginliğe dönüştürecek olan bizleriz. Bizler de iş dünyası ayağında baktığımızda Bursa Ticaret ve Sanayi Odası yönetimi olarak neler yapabiliriz ne tür proje ne tür vizyon koyabiliriz kente bununla uğraşıyoruz tabii. Bu anlamda da özellikle geçtiğimiz günlerde bizim ortak aklın gücü ile geleceğin kenti diye bir lansmanımız oldu gerçekten ben onu çok önemsiyorum. Bu o kadar önemli ki. Bu aslında bizim Bursa’ya ekonomik anlamda biçtiğimiz rol model, bizim çıkış noktamız.”



TÜRKİYE’NİN DETROİT’İ BURSA

“Özellikle Bursa’yı tarif ederken Bursa’nın sanayisi ve ekonomisi diye baktığınızda özellikle otomotiv sektörünün çok ağırlıklı yerleştiği bölge olduğu için Bursa’ya hep dediler Türkiye’nin Detroit’i. Amerika Birleşik Devletleri’nde 80’li yılların sonuna doğru işte nerdeyse Amerika da ki üretilen her iki aracın bir tanesi Detroit te üretiliyordu ve GM den tutunda Chrysler’e kadar bütün büyük Ford’u da orada. Markaların hepsi üretimlerini Detroit’e yapıyordu ve Amerikan ekonomisinde 4. Önemli merkezdi Detroit. Fakat daha sonra farklı farklı sektörlerin ortaya çıkmasıyla rekabetini kaybetti Detroit. Ve orayı yöneten yerel yönetimler bir karar vermişler, demişler ki biz hizmet sektöründe ve turizmde bir merkez olacağız. Milyarlarca dolar yatırım yapılmış Detroit’e.

Fakat kardeşim sen hizmet sektörüne gireceksin, turizme gireceksin ama girmek istediğin ülke Amerika Birleşik Devletleri. Öyle güçlü rakipler var ki. Senin yaptığın yatırımların geri dönmesi, para kazanması yani Dubai gibi Ortadoğu’da yapmıyorsun bunu. Etrafında hiç senin rakibin olan eyalet yok, şehir yok. Tabii bu yatırımların hiç biri geri dönmemiş, en sonunda Detroit konkordato ilan etti. Dünyada ilk defa bir kamu belediye borçlarını ve faizlerini ödeyemediğinden konkordato ilan etti. Tabii biz yönetime geldiğimizde, ‘Bursa Türkiye’nin Detroit’i de, orası battı biz ne yapacağız?’ sorusu ortadaydı. Peki Bursa’nın rol modeli ne olmalıydı?”

BURSA’DA DÖNÜŞÜM BAŞLADI

“Bu Detroit niye battı, anlattığım sebepler o raporda geldi bize. Bursa rol model olarak hangi bölgeyi hangi ili almalı dünyada, çünkü artık dünyada ülkelerden ziyade kentler yarışıyor. İşte o zaman karşımıza bizim Baden Württemberg bölgesi çıktı, o Suttgart’ın başkenti olduğu Almanya’nın şu anda zenginlik üreten merkezi. Kişi başı geliri de Almanya’nın çok üzerinde. Ar-ge harcamalarında Almanya’nın ortalaması % 2.8 Baden Württemberg bölgesi % 5 lere yaklaşmış, gayri safi milli hasılasının. Bölgenin toplam ihracatı Türkiye ihracatından büyük. Mercedes’in merkezi orada, Bosch’un merkezi orda, Siemens’in merkezi orada yani bütün teknoloji devleri orada. Avrupa’da faaliyet gösteren uluslararası tüm teknoloji şirketleri orada. 30’ un üzerinde üniversitesi var, 50’nin üzerinde mükemmelliyet merkezi var. Öyle bir merkez ki sektörel çeşitliliği de Bursa’yla bire bir örtüşüyor. İşte otomotiv var, makina var, kimya var. Bizde bilişim eksik, bilişimi getireceğiz Bursa’ya inşallah ama bütün yapı aslında Bursa’yı tarif ediyor. Dedik ki bizim rol modelimiz burası.

Peki Detroit bu hataları yapmış da Baden Württemberg hangi konularda doğru adımlar atmış bu noktaya gelmiş? İşte biz onları çıkardık aslında yaptığımız çalışma bu idi. İşte onun üzerine bu mükemmeliyet merkezleri çıktı ortaya. Mesela uzay havacılıkta çok ileri seviyede burası, biz dedik ki uzay havacılıkta bir şey olacaksa Türkiye’de bunun merkezi Bursa olmalı. Sebebi ne? Sanayi burada yani bütün orta üst seviye ileri teknoloji sanayi burada. Eee bunun üzerine biz mükemmeliyet merkezleri, uzay havacılık merkezi, yaşam boyu eğitim merkezleri gibi bir çok projeyi devreye soktuk. İşte en son mükemmeliyet merkezinin lansmanını da gerçekleştirdik. Önümüzdeki ayda da açılışını yapacağız inşallah, tamamen bitti bu merkez. Uzay havacılık eğitim merkezinin temelini atacağız inşallah şimdi. Bütün bunlar aslında Bursa’nın dönüşümünü sağlayan önemli yatırımlar.

...
VIDEO - BURSA HABER WEB TV'DE İZLE
...
Biz 500 milyar dolar ihracat hedefi olan bir ülkeden bahsediyoruz, Türkiye Cumhuriyeti. Çok güzel bir hedef ama bu hedefi Ankara’daki bürokratlar yapmayacak, netice itibariyle bunu özel sektör iş dünyası yapacak. Bizim bir oyun planımız olması lazım. Biz şirketlerimizde ‘önümüzdeki sene bir % 20’lik büyüme planlıyoruz dediğimizde ekip hemen diyor ki patron büyüyeceğiz de nerede büyüyeceğiz. Yeni bir fabrikamı aldık yeni bir arsamı aldık’, yani yatırım alanına ihtiyaç var. İşte aslında bugün attığımız adımların hepsi bunların bir bileşkesi, bunların hiç biri tesadüf değil. Ve bunları yaparken biz bu hikayeyi bu kurguyu bundan 3 yıl önce başta Cumhurbaşkanımız -o zamanki Başbakanımız- olmak üzere bütün yetkililerle paylaştık. Ve onların oluru ile başladık bu işe. Biz o yüzden de şuanda önümüze koyduğumuz hedeflerin tamamı nerede ise çok hızlı bir şekilde realize oluyor. Yani 15 yılda hayata geçmesi planlanan bölge, 15 ay bile sürmeden 12-13 ayda hayata geçiyor. Böyle bir hikaye, Türkiye’nin hiç bir yerinde yok.”

ORTA YÜKSEK İLERİ TEKNOLOJİ

“200 küsur tane organize sanayi bölgesi var. Teknosab sürecini yaşayan bir tane organize sanayi bölgesi yok. Bütün bunlar aslında fotoğrafın bütününe baktığımızda birbirini tamamlayan legolar. Mükemmeliyet merkezleri, yeni teknoloji geliştirme merkezleri, bu değişik yatırımların hepsi Türkiye’nin önüne koyduğu hedeflerde itici güç olacak. Bu kolay mı, Türkiye’nin dünyanın içinde bulunduğu konjonktürde siz bir oyun kurguluyorsunuz, bunları hayata geçirmeye çalışıyorsunuz. Ama bunun dışında dünyada, sizin kontrolünüzde olmayan onlarca gelişme oluyor. Bu gelişmelerin tabii ki, olumsuz bir çok etkisini yaşıyorsunuz. Ama bir gerçek var. Bizim istikametimiz belli hedeflerimiz belli. Bugün biz dış etkenlere maruz kalsak da, hedefimiz belli olduğu için yönümüz de belli. Hızımız kesiliyor bazen ama ülke olarak  yolumuzdan sapmamız söz konusu değil. En çok sorulan soru, ‘2023 hedeflerine ulaşılabilecek mi?’ Yani 2002-2008 dönemini yaşayan biri olarak 2008’in ortasında çok rahatlıkla derdim ki, kesinlikle yakalanacak. Fakat 2008-2016 dönemine baktığımda bunun çok kolay olmadığını görüyorum. Fakat ‘imkansız der misin’, hayatta demem. Çünkü 2016-2023’te nasıl bir dönem yaşayacağımızı bilmiyorum. Şu anki dünyadaki siyasal gelişmlere baktığımda ben 2008-2016 döneminden çok farklı dönem olacağına ihtimal vermiyorum. Ve bu aşamada Bursa oyun planıyla, yaptıklarıyla bu sürece hazır.

Bu süreçte Türkiye’ye Bursa’ya biçilen role baktığımızda, orta-yüksek-ileri teknoloji. 500 milyar lira ihracat yapacaksın, 2 trilyon dolar GSMH’ye sahip olacaksın. Bunu klasik sektörlerde, düşük teknolojili üretimle başarman mümkün mü, değil. Orta-yüksek-ileri teknolojiye geçeceksin. Sen Bursalısın, Bursa’ya çok güveniyorsun diyeceksin, hayır değil.. Herkes bunu söylüyor. İleri teknolojiye geçişte en önemli kaynak, insan kaynağı ve Bursa’da yetişmiş insan kaynağı var.”


Bursa Haber Medya Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Cüneyt Dizdar, BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’a günün anısına plaket takdim etti.


YATIRIMI NEREYE YAPACAĞIZ? 

“Dünyada birçok muhatabımız var. Soruyorlar, nereye yatırım yapacağız. İzmit dağ ile deniz arasına sıkışmış durumda, İstanbul’un kendine biçmiş olduğu rol farklı, finans merkezi olmak. Sanayi merkezi neresi? Sanayinin merkezi işte burası…

Gündelik hayatımızda uyguladığımız birçok stratejiyi iş hayatında kullanamıyoruz.

Bursa’nın sanayisini, iş dünyasını değerlendirirken 1960’ların bakış açısıyla olmaz. Arıtması olmayan sanayi bölgesi yok Bursa’da. Ama plansızlıktan kaynaklı 1. sınıf tarım arazilerine yapılmış fabrikalar var. Ama bunların hepsi kaç yıl öncesinden başlamış hikayeler. Ama plan olmazsa, bu yarın da başlama potansiyeline sahip. Sanayileşmede bizim bir planımız var. Plan çerçevesinde yapalım bu işi. Kanunlar yönetmelikler ne diyorsa o. 1. Sınıf tarım arazisi zaten sınırlı. Zeytinliğe fabrika yapamazsın. Etütlerin yapılması lazım. Füze üreteceğim de desen, 1. sınıf tarım arazisine kuramazsın. Şimdi biz bu planlamayı yapıyoruz. Nasıl ki bu kent 1960’lı yıllarda Türkiye’nin ilk organize sanayi bölgesini kurmayı başarmış, bunu yapanlar da uzaydan gelmemiş, bizim babamız dedemiz yapmış bu işleri. Bugünün Bursa’sı niye planlanamasın. Bu bize de haksızlık. 1960’larda ilk sanayi bölgesi kurulmasa, ilk otomobil fabrikası kurulur muydu? Kentin çıkarlarını ortaya koymadan reddetmek haksızlık olur.”

MİLLİ TEKNOLOJİ GELİŞTİRME ADIMLARI

“Şu an Türkiye’yi yöneten akıl ciddi adımlar atıyor. Milli teknoloji geliştirme adımları. Özellikle savunma sanayisinde. Şu anda milli helikopter ile ilgili 13 firmamız var. Bütün şirketlerin yetenek matrisleri çıkarılıyor. Biz de BTSO olarak çıkarıyoruz. Bunların mevcut kapasiteleri, yetenekleri nedir, çıkarıp ilgili kurumlarla paylaşıyoruz. Oluşturulan platformlara ilgili şirketler davet ediliyor. Her birine bir hedef veriliyor. Sen şu projenin şu bölümünü yapacaksın… Gerekiyorsa ar-ge çalışmaları yapılıyor. Bursa otomotiv ve makinanın merkezi. Uzay teknolojisi de olacak. Yeni nesil malzemeye bakıyoruz. Kompozit malzeme konusu. Dünyada kompozit üretiminde müthiş bir artış vat. Türkiye’de ilk defa kompozit mükemmeliyet merkezini Bursa kuruyor. Tüm bunlar tesadüfen olmuyor. Devlet katkısıyla, devlet çabasıyla oluyor. Bu işleri BTSO parasıyla yapmıyoruz. Devlet yapıyor. Bu projeler devletin projesi. Rakamlar çok büyük.  Yeni teknolojilere geçişte kompozit çok önemli. İşte bu merkez bu çalışmaları yapacak. Bunu yaparken de bu şirketlerin her birinin böyle bir merkez kurması mümkün değil. Çünkü çok büyük yatırımlar. Bu merkezi Güney Kore’den kentinden aldık.”
...
VIDEO - BURSA HABER WEB TV'DE İZLE
...

 TEKNOSAB ÜLKE İÇİN YAPILAN BİR PROJE

 “Teknosab farklı bir iş modelidir. Dedik ki, buradan kimseye arsa vermeyeceğiz, burada rant yok kardeşim. Milletin 15 yılda yaptığını biz 10  ayda yapıyorsak bunun bir sebebi var. Burada ben dahil herkes dilekçesini yazacak, yer isteyecek. Bu kadar basit. Burası 20-30 adamın bir araya gelip arsa toplayıp, sonra da ‘Bu arsaları ne yapacağız şimdi, sanayi bölgesine çevirelim de, 10 liramız 1.000 lira olsun.’ Bu öyle Ahmet’in Mehmet’in kalkınması için yapılan bir proje değil. Bu Türkiye’nin kalkınması için yapılan bir proje. Onun için herkes sahip çıkıyor bu projeye. Burada kimsenin rantı yok, Bursa’nın rantı var, Türkiye’nin rantı var. Şimdi artık kanun çıkıyor. Artık osb yönetimlerine sadece altyapı değil üstyapıyı da veriyorlar. Niye, bina yapılması lazım. Binayı yapacağım, kiraya vereceğim. Yatırımcı binayla uğraşmayacak. 350 megawatt solar enerji koyuyoruz.  Burası zenginliğin merkezi olacak. Eski klasik tüccar mantığı artık işlemiyor dünyada. Farklı noktalara gideceksek, farklı iş modelleri ve farklı yaklaşımlar kurmalıyız. Bursa yaptığı ihracatın yüzde 78’ini karayoluyla yapıyor. Dünyada böyle bir model yok ki. Mal üreteceksin, kamyonla yollayacaksın. Çok zor. TIR’ı yükledin gönderdin TIR’ı, Anbarlı’ya gidene kadar 750 lira, oradan gemiye yüklüyorsun, Çin’e kadar 350 lira… Anbarlı’ya 750 lira, Çin’e 350 lira. Sonra da rekabet edeceksin. Kiminle edeceksin? Bizim lojistiğe ve enerjiye harcadığımız parayı kazanmamız lazım. Verimliliğimiz artırmamız lazım.”



Bursa Haber Gazetesi

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.