Bu haber kez okundu.

Başkan Aktaş ile çok özel... İkbal Turan sordu, Aktaş cevapladı

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş ile spordan siyasete geniş bir yelpazede bir sohbet gerçekleştirdik. Aktaş, Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkanlık koltuğunda 1 yılı geride bıraktı. Aday gösterilecek mi gösterilmeyecek mi henüz belli değil ama o sadece  "Işık var ise adayım, nasip" diyor. İyi bir Bursasporlu Alinur Aktaş. Yeşil beyaz sevda eniştesinin hediye ettiği Bursaspor formasıyla yeşermiş kalbinde. Öyle ki bu konuda epey gözü kara.

"Her şeyi sorgulatırım Bursaspor sevgimi asla sorgulatmam" diyor. Bursaspor konusunda da epey dertli Başkan Alinur Aktaş.

“BUNU KABUL EDEMEM”

Birilerinin kendisinden ısrarla Bursaspor'u yönetmesini istediğini söyleyen Başkan Aktaş, bunu asla kabul etmeyeceğinin altını kalın çizgilerle net bir şekilde çiziyor. "Ben Bursaspor'u yönetmeyeceğim. Talip falan değilim. Ben belediye başkanı olarak destek veririm. Bursaspor'u yönetmesi gerekenler yönetecek. Bu şehirde herkes külahı önüne koyacak ve ona göre düşünecek. Bursaspor'un bu anlamda ciddi bir dirilişe ihtiyacı var" diye konuşuyor.

HERKES ÜZERİNE

DÜŞENİ YAPMALI

14 milyar dolarlık ihracata sahip Bursa'da, kentin takımına göğüs reklamı bulunamamasına da hayli tepkili. Bursaspor'un sıradan bir kulüp olmadığını vurgulayan Alinur Aktaş, "Belediye başkanının üzerine aldığı ve yerine getirdiği sorumluluğun onda birini herkes yerine getirse Bursaspor'un bırakın borcu kasasında parası olur parası" diye konuşuyor.  Timsah'ın kafasının eleştirilerine de bir cevabı vardı Başkan Aktaş'ın; "Daha biz stadın adını veremedik kimseye ya. Biz aşağıdaki dükkanları sattık mı ki Timsahın kafasına taktık şimdi onu anlamadım."   

ÖZEL RÖPORTAJ

İKBAL TURAN

-İnegöl Belediye Başkanı iken Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın seçimiyle Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlık koltuğuna oturdunuz. Bu geçen süreçte siz kendinizi nasıl yorumlarsınız. Kendinize bir karne hazırlasanız notunuz ne olur?

Bu süreç tabi ekstrem bir süreç. Çok alışılagelen bir süreç değil. Ben 2014 senesinde İnegöl Belediye Başkanlığı'na 3. kez partim tarafından aday gösterilmiş bir belediye başkanıydım hali hazırda görevde. Ve Bursa'nın en yüksek oy oranıyla seçilmiş belediye başkanıydım. Göreve tekrar başladım. Süreç devam ederken mevcut belediye başkanımızın istifası ile boşalan süreçte şahsımla alakalı bir karara varıldı. Benim için de sürpriz oldu açıkçası. Karar külliyede alınmış. Tabi böyle bir şeye layık görülmek çok onore edici. Ve aradan geçmiş 11 ay gibi bir zaman. Şimdi kimse sütüm kara demez ben de demeyeceğim tabi. Ama başarı da çok göreceli bir kavram. Yüzde yüzü işin hiçbir zaman yok. Genel anlamda başarılı ve istikrarlı olduğumuzu, bu şehir adına olumlu şeyler ortaya koyduğumuzu söylemek isterim. ilk 20-25 günlük yoğun mesai ile gece 3-4’lere varan mesailerde bir kere şunu anladık. Biz belediye olarak neredeyiz. Ne yapmışız nereleri eksik, nerelerden ses geliyor. Şehirde en çok hangi konular konuşuluyor bunlara ilaç sürmeye merhem olmaya çalıştık.  Başta en çok konuşulan konu trafikti, ulaşımdı, yoldu. Yeşil alandı. Kentsel dönüşümlerle alakalı konulardı. Velhasıl her alana biz bu manada neşter vurmaya çalıştık. Ben genel anlamda başarılı olduğumuzu düşünüyorum, ama asıl takdirin tabi ki parti açısından başta genel başkanımız olmak üzere parti büyükleri tarafından, nihai değerlendirmenin de şehir insanları tarafından tüm ilçelerimizde başta merkezimizde yaşayan insanlar tarafından verileceğini düşünüyorum.

-Size göre karnede zayıf yok yani başkanım. Alinur Aktaş'ın karnesinde iyiler ve pekiyiler var o zaman?

Yok zayıf yok. Bunu hem vatandaşın ilgi alakasından hem genel merkezin tavrından az çok anlıyorum. Genel olarak bir memnuniyet var yani. Bakışlardan, o konuşmalardan ifadelerden söylemlerden anlıyorum. Ama taht işi baht işi derler bilemiyorum ki bundan sonraki süreçte ne olur. Ama genel anlamda karnemizin iyi olduğunu düşünüyorum. Ben bir vizyon çizmeye çalışıyorum şehre. Akşam yattım sabah kalktım şuna karar verdim yok artık Bursa'da. Bundan sonra yol haritası belli Bursa'nın. Uzun süreçli bir planlama.  Bugünü kotarmaya çalışırken ama bizim gelecekle alakalı planlarımızın biz oluruz başka arkadaşlar olur bundan herkes istifade edecek.

-Bursa'nın en kangren olmuş sorunu nedir size göre?

Trafik ve ulaşım hiç şüphesiz. İlk iki ay oturduğum herkese kadın, erkek, genç yaşlı herkese, 70 yaşındaki teyzelere sordum. Sizce Bursa'nın ilk 3 önemli problemi nedir diye? Hatta bazıları 3 problem vermedi 2 problem verdi bazıları bir problem verdi. Herkes, trafik ulaşım dedi. Herkesin 1 numarası trafik ulaşımdı, ilginç.

- Trafiğe rahatlatıcı soluk aldırıcı müdahaleleriniz oldu.

Döner kavşaklar, şerit genişletmeleri, tek yön uygulamaları. Bunların hepsi işin yüzde ellisi. İşin önemli bir boyutu daha var biz ona hazırlık yapıyoruz şu an. Elektronik denetim sistemi. EDS. Biz bunu yap-işlet-devret ile yapacağız. Bunu yaptığımız zaman kesinlikle ve kesinlikle işin diğer yüzde ellik kısmını da toparlayacağız. 2020 sonunda, 2 yıl sonunda Bursa trafiği konuşmayacak diyoruz.  Katlı yollar geliyor. Kamulaştırmalarla alakalı açacağımız bazı yollar var. Biz artık kalp ve damar hastalıklarına benziyor. Ne diyor işin uzmanı.. Damar yüzde 95 tıkalı. Bazı damarlar tıkalı. Ben tıp  doktoru falan değilim ama bazı yollar açılacak bazı yollarda alternatif damar yapılacak yani. Arge ekibi kurdum Çin'e yolladım bu ekibi. Bir hafta 10 gün Çin'de kaldılar. Değişik formülasyonlar geliştiriyorlar. Bunların hepsi, şimdiden ne teknik olarak ne maddi olarak ne de hukuki olarak uygulayabilirim. 

-Yeniden devam edecek misiniz?

Bilemiyorum. Bana soruyorlar aday mısınız diye? 3 dönemdir belediye başkanıyım. Işık varsa adayım. Işık yoksa görevi devralacak arkadaşlara başarılar diliyorum. Partili sorumluluğuyla elimden gelen bütün desteği katkıyı vermeye çalışırım. Yaptığım planlar uzun vadeli planlar. 2035'lerden bahsediyorum. Bursa'nın 17 yıl sonrası falan. Bu 17 yıl belediye başkanlığı yapacağım anlamına gelmiyor ama bizim yol haritamız olacak. Biz ezberleri bozan bir şehiriz. Adaylıkla alakalı ise sağlığım yerinde, yaşım müsait, çalışmayı seviyorum. Cenabı Allah nasip ederse tekrar devam ederiz. O konuda nasip kısmet diyelim.

Bursaspor'a gelelim başkanım. Bursaspor ne ifade ediyor sizin için?

Ben Bursaspor şampiyon oldu diye Bursasporlu olanlardan değilim. Ortanca eniştem ablamla nişanlıydı. Bana bir Bursaspor forması hediye etmişti. 8-9 yaşında. Çocukluğunuzda bir formanızın olması müthiş bir duygu. Ben Bursasporluyum. Bunu çok samimi söylüyorum, siyaseten söylemiyorum. Bursaspor’un maçlarını mümkün olduğunca takip etmeye çalışıyorum. Her şeyi sorgulatırım, Bursaspor sevgimi asla sorgulatmam. Koskoca şehirde, 14 milyar dolar ihracatı olan şehirde göğüs reklamını reklama hiç ihtiyacı olmayan BUDO aldı. Şimdi birileri ahkam kesmeyecekler. Şunu söyledim. İkinci hafta birisi forma reklamı verirse çekerim Bursaspor'a oradan da gelir olsun dedik. Sırt reklamı konusunda da bir iki kişiyi arayarak aracılık da ettim. Kulüp çözememişti. Bunun yanında böyle büyük bir stadyumu yapmışız kullanamıyoruz. Hala kullanamıyoruz hala.

-Sosyete pazarı yapılsın önerisi vardı? Nasıl sonuçlandı o talep?

Pazar yeri yapalım diye bir teklif geldi ki bu stada ve etrafına ciddi zarar verir. Meclis üyeleri bunu kabul etmediler ve komisyona gönderdiler incelenmesini istediler. Muhalefet meclis üyeleri bu noktada ciddi tepki gösterdi. Altında sıcak su var spa merkezleri yapılabilir. Yarın öbürgün hastane gelecek, orası 7/24 yaşayan yeri olacak. Bir sürü şey yapılabilir. Bu problem sadece benim problemim değil. Ben Bursaspor başkanına söyledim dün de söyledim. Bundan sonra da söyleyeceğim kim  olursa olsun. Ben Bursaspor'u yönetmekle Bursaspor'a teknik direktör futbolcu getirmekle görevli bir adam değilim. Ben bu işlere girmem. Taşın altına elimi ardına kadar koyarım. 11 aylık süreçte de yaptıklarım yapamadıklarım ortadadır. Ama bana göre Bursaspor’la alakalı bu şehirdeki herkes külahı önüne koyacak ona göre düşünecek. Bursaspor'un bu manada ciddi bir dirilişe ihtiyacı var. Hatalar yapıldı, yanlış transferler oldu belki sıkıntılar yaşandı. Ama Bursaspor 2010 senesinde Türkiye şampiyonu olmuş ve bunu dört büyükler diye tabir edilen kulüplerden sonra gerçekleştirmiş tek Anadolu kulübüdür. Bursa şehri sıradan bir şehir değildir. Bursaspor Kulübü sıradan bir kulüp değildir. Dolayısıyla bu iş Belediye başkanın üzerine yıkılacak kadar da basit ve kolay bir iş değildir yani. Belediye başkanının üzerine aldığı ve yerine getirdiği sorumluluğun onda birini herkes yerine getirse Bursaspor'un bırakın borcu, kasasında parası olur Bursaspor'un.

-Timsah Arena dünyada heyecan veren 10 stad arasında gösteriliyordu. Ama şu an kambur arena. Belediyeye kambur, taraftara kambur. Ulaşım dert, çıkış dert.

Herkes diyor ki Timsah'ın kafası niye yapılmadı?

12 milyon masraf yapılacak, yapacağım onu da yapacağım. Daha biz stadın adını veremedik kimseye ya. Hani isim hakkı isteyen bir sürü insan vardı. Nerde? Siz o led ekranı yaptığınız zaman onun içinde birilerinin düğün yapacağını falan mı düşünüyorsunuz? Biz aşağıdaki dükkanları mı sattık ki Timsahın kafasına taktık, şimdi onu anlamadım. Benim şu an yoğun şekilde çalıştığım, Şubat sonuna kadar Mart başına kadar ve hedef verdiğim, merdivenler çıkış noktaları bilmem ne Timsah kafası hariç bütün sorunları halledeceksiniz dedim. 3.5-4 milyonluk iş var. Etrafıyla alakalı düzenlemelerle alakalı çalışmalar yapıyoruz. Ya bizim olmayan bir yere stadyum yapmışız. 55 milyon bugüne kadar arsa parası ödemişim, daha harcamam gerekiyor. Haaa stadyum burada olmalı mıydı olmamalı mıydı, bu kadar büyük stadyum lazım mıydı değil miydi?  Artık yapılacak bir şey yok. Olan olmuş. Yerinden oynatamayız yani. Keşke  bu stadyum başka bir yere yapılsaydı.

-Timsah Arena'nın yaşayan bir alan olması gerekiyor mu sayın Aktaş?

Bunun sağlayacak olan ben değilim İkbal hanım. Bunu sağlayacak olan Emniyet Müdürüne teşekküre gitmişler. Bariyerler kısmi kalkmış diye teşekküre gitmişler. Bunun toplantısını Şubat ayında yaptık. Ben neler konuşulduğunu, konuşulmadığını orda biliyorum. Ekim ayındayız, tam sekiz ay geçmiş aradan. Şu kalem şuradan şuraya oynamadı. Bu stadyumu işletmek benim işim değil. Stadyumda maç oynatmak isteyen alt tarafını satmak isteyen bal gibi satabilir. Konu benimle alakalı değil. Hiç bir engel yok. Ve oraya gelecek olan birileri var. Daha bir tane kiraya verilmiş yer yok. Büfe gitti büfe. BURFAŞ işletiyor büfeyi. Zorla yani alın dedik işletin dedik. Ben vazifemi yapıyorum. O stadı orda yaşatmak, o stadı orda güzelleştirmek ve etrafını daha pazarlanabilir, 24 saat yaşayan bir hale getirmek onların işi. Vodafone örneğini verdim.  Ben kötü oldum birileriyle. Dedim ki vodafone Arena'nın yan tarafında kaldırımda elini kolunu sallaya sallaya yürüyor insanlar.. Ama bizde millet yanına yaklaşamıyor. Ondan sonra aşağıdaki dükkanlar satılmıyor. Bunu oturacaklar kendileri paylaşacaklar.  Israrla benim Bursaspor'u yönetmemi bekliyorlar. Ben Bursaspor'u yönetmeyeceğim. Ben Bursaspor'u yönetmeye talip falan değilim. Ben belediye başkanı olarak destek veririm. Bursaspor'u yönetmesi gerekenler yönetecek. Ve herkes sorumluluğu üzerine alacak. Oradaki bariyerlerin kaldırılması etrafının açılması falan benim sorumluluğumdaki iş değil. Ben bizim olmayan arazilere yapılmış bir stadyumu ve etrafındaki yolları kotarmaya çalışıyorum..  Benim işim profesyonel kulüp idare etmek değil ki ya devletin verdiği paralarla.. Geçmişte birileri teknik direktör ayarlamış olabilir, futbolcu ayarlamış olabilir. Ben bu işlere bakmıyorum. O'nun kim olacağına karar vericiler karar verecek ve sonucuna katlanacak. Bursaspor’la alakalı sorumlu değilim. Ben vereceğim desteği verdim. Gönlüm çok rahat. O yüzden yapması gerekenler yapacaklar bu işi yani.

Ali Ay yönetimini nasıl buluyorsunuz?

Zor bir işe talip oldular. Ben elimden geleni yaptım. Onları değerlendirmek haddime değil. Nihayetinde demokrasi bu, kongrede delegenin verdiği karara saygı duymak lazım. Ali abi benimle bir gün konuşurken dedi ki: “Recep başkan bana Lucescu'yu aldıracaktı bazı futbolcularla beraber” dedi. Le Guen'e zor ikna ettim falan. Abi bana bunları konuşma, ben teknik direktör, topçu işine karışmam. O senin bileceğin iş dedim. İşleri zor.

Bursaspor'un dışında Büyükşehir Belediyesi'nin amatör branşlardaki durumu nedir?

Ben sporu tabana yaymakla sorumluyum. Büyükşehir belediyesi olarak 19 branş, volyebol, basketbol, masa tenisi, güreş tekkvando gibi farklı branşlarda  faaliyetler yaptırmaya çalışıyorum. Yüzlerce binlerce çocuğu biz yaz spor okullarında, kış spor okullarında farklı müsabaka takımlarımızda ağırlayıp biz bu işlere altyapı oluşturmaya çalışıyoruz. Bayan Voleybol Takımı'nı elden çıkardık. İsim hakkını Aydın Büyükşehir Belediyesi'ne verdik. Lig katılım hakkını. Erkek voleybol takımı birinci ligde dörtte dört yaptılar. Amacımız onu Efeler Ligi’ne çıkarmak. Bayan basketbol  birinci ligde 4 de 2 yaptılar. Diğer branşlarda yabancı oyuncumuz kalmadı. Hepsi Bursa orjinli.

Belediyespor'un ne kadar borcu kaldı?

43 milyon borçla devraldık. 25-26 milyon TL borç ödedik. Soruşturma da bir yandan devam ediyor. Bütçe ile alakalı sıkıntı var. Ciddi bir borç ödemesi yapıldı.

Bursa Haber Gazetesi

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234

banner246