banner252

Bu sıralar yoğunlaşan Ankara ziyaretlerimde Bursa'nın iyiden iyiye hükümet gündeminden düşmesine üzüldüm. Ankara'da haksız değil aslında. Şampiyon olmuş futbol takımına bile sahip çıkamayan bir kentin neyine sahip çıkacak iktidar yani hükümet?

Yerel medya savaşlarına ayrılan bütçeleri ve eforu bile ortak akıl ve kent bütünlüğüne harcamış olsaydık şimdiye kadar çok daha ileri mesafelere varmıştık. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ak Parti’nin eriyen gücünü Bursa'dan toplayacağına inanmadığı için Büyükşehir Belediye Başkanları zirvesi gerçekleştirdi. Ve 18 yıldır iktidarda olan Recep Tayyip Erdoğan, ilk defa koalisyon adına ilk somut adımı tarihi bir zirve ile gerçekleştirdi. 'Terör odaklarına mesafe koyun' şartı tek koşul denilerek çıkılan yolda Ak Parti için tek çıkış koalisyon.

***

Elbette kent siyasetinin gücünü yitirdiğimizi kabul etmeliyiz. Son dönem Ankara'da bizi temsil edenlerin eksikliklerinin faturasını hep beraber ödüyoruz. Hastaneye bekçi ataması için bile Bakan arayan Mahalle Başkanları ile Ak Parti bir yere varamaz! Milletvekillerinin tabana dönük siyaseti Ankara'da hoş karşılanmıyor. İlçe ve İl Başkanı gibi çalışan, mahalle başkanları ile direkt kontak kuran, Vali yardımcısı hatta Kaymakamın bile gitmeyeceği alt mevkilere Milletvekili götürülmesi Erdoğan ekibinin Bursa'ya kırmızı kart gösterdiği hususlardan. Yine Milletvekilleri ile Kaymakamlar ve Valiler arasında ciddi bir iletişimsizlik var. En son hangi Milletvekili hangi Kaymakama kent adına bir ziyarette bulundu?

Ankara'dan bakıldığında Bursa'da izlenemeyen bir siyasi duruş var. Dikkat edin özellikle performans demedim. Son dönemde sivil toplum kuruluşları bile çıt çıkarmaz oldu. Herkes büyük bir değişim arzularcasına sessiz. Ve Ankara bu hayra olmayan sessizliğin yakın takipçisi! Bursa'da herkes kabine değişimi beklerken, Ankara'da kimse Bursa'nın değişeceğine inanmıyor!

Kalbine değişim…

Her ne kadar Ak Parti’nin içerisinde değişim beklentisi var olsa bile gerçekleşen değişimi sadece kabine değişimi olarak beklememek lazım. Siyasi tecrübesi ile güçlü başarılar elde ederek bugünlere gelen Ak Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'de siyasetin kalbine yönelik bir değişime imza atmaya hazırlanıyor.

Ak Parti'ye dair çoğu sırra CHP kulislerinden hızlıca vakıf olan birisi olarak referandum ile çok yakında yüzleşeceğiz diyebilirim. Yaklaşık 20 gün önce beni uyaran Cumhuriyet Halk Partili dostlarım bana 'erken seçim değil referandum geliyor' dediklerinde bu ihtimali incelemeye başlamıştım. Ak Parti Genel Merkezinde gördüğüm hareketlilik bunu doğruluyor. Yine bu anlamda Ak Parti Siyasi ve Hukuk İşleri Genel Başkanı Hayati Yazıcı yeni modeli kurgulayan ekibin lideri diyebiliriz.

Türkiye'nin kalbini rahatlatmaya dönük değişimleri içermesi beklenen referandum ile belki de ülke yeniden güçlü bir yapılanmaya gidebilir. Kimbilir belki de hem yerel hem genel seçimler aynı anda olur…

Yiğitler meydana neden çıkmıyor?

Ak Parti'ye dair en kötü pozisyon ise, kongre takvimi açıklanmasına rağmen İl ve İlçe Başkanı olarak kimsenin 'bende varım' cesaretinde bulunamıyor olması. Türkiye'nin geneline baktığımızda bu sessiz ve korkak tablo kaybeden Ak şehirler için normal. Ancak Bursa gibi kadim ve güçlü bir şehre baktığımızda yaşanan süreç anormal bir tablo olarak karşımıza çıkıyor.

Yiğitlerin meydana çıkmaktan korktuğu Bursa'da, siyasette ablalar bacılar dönemi başlar mı? İşine gelince 'Recep Tayyip Erdoğan için ölürüm' diyen beyler bayanlar neredeler? Dava böylesine boşlukta ve sahipsiz mi? Peki, ya gençler?

Recep Tayyip Erdoğan'ın bulamadığı babayiğitleri Ak Parti’nin bulamaması bana göre normal. Sonuç itibariyle piyasa şartları, yeni kurulacak partilere yönelik yoğun ilgi, eskiye rağbet olmaması gibi gerçeklik payı yüksek kriterler var. Ancak şartlar ne olursa olsun Recep Tayyip Erdoğan bu vefasızlığı hak etmiyor…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner251

banner246