Geçtiğimiz Salı günü, Ördekli Kültür Merkezi’nde düzenlenen bir konferansta yabacılardan duymaya pek alışık olmadığımız gerçek tarihle ilgili çok önemli sözler duyduk.

Evet; BALGÖÇ’ün konuşmacı olarak davet ettiği ünlü Bulgar tarihçi Stoyan Dinkov, verdiği konferansta hepimizi heyecanlandıran sözler etti.

Bizim yerli tarihçilerimizin bile söyleyemediği gerçek tarihi anlattı.

Bulgarların hiç de hoşuna gitmeyecek tarihi gerçekleri cesurca anlattı.

Bulgaristan’da çok iyi tanınan Dinkov’un 6 tane yayınlanmış kitabı bulunuyor.

Babası İvan Dinkov ise Bulgaristan’ın meşhur şairlerinden ve Pazarcık şehir meydanında heykeli bulunuyor.

Komünist rejimle fikirleri bağdaşmadığı için geri planda bırakılmış.

Amcası ise Komünist rejim tarafından öldürülmüş.

51 yaşında olan Dinkov; Tarih ve Coğrafya Fakültesi mezunu olup Fransa’da master yapmış.

Gazete çıkarıp gazetecilik yapmış.

2007 yılında, Yeşil Bulgaristan Partisi’ni kurup Genel Başkan olmuş.

2008’de Jeopolitik Merkezi’ni kurmuş.

Bulgaristan Coğrafya Birliği’ne bağlı yabancı ülkelerde, Afrika’da, Ukrayna ve 3 sene de Azerbaycan’da kalarak AB ve BM projelerinde çalışmış.

Bakü’de kurmak istediği Gen Coğrafyası ve Paleo Tarih (Eski tarih) konularında konferanslar vermiş.

***

Neden bu kadar uzun bir giriş yaptığımı soracak olursanız; Dinkov, sıradan şeyler söylemedi de onun için kendisini tanıtmak istedim.

Sıradan bir yazar olmadığını, tarihi gerçekleri ortaya koyma konusundaki cesaretini ve bilgi derinliğini anlatmak için.

Zaten, bu bilgileri konferansı sırasında elde etmedim.

Konferanstan sonra özel olarak kaldığı hotele gidip kendisiyle görüştüm.

Bilim namusuna sahip gerçek bir entelektüel olduğunu anladım.

Kendi milletinin aleyhine bile olsa ya da daha doğru bir ifade ile bilimsel tarihi gerçekleri söylemekten imtina etmediği için Bulgarlardan gelen bütün tehdit ve eleştirileri de göğüslemiş gerçek bir bilim adamı.

***

OSMANLI BİRLİĞİ

Pekala neler dedi de biz bu işin üzerinde bu kadar duruyoruz?

Bulgarları yok olmaktan Osmanlı kurtardı” sözleriyle tanınan Dinkov, Bursa’daki konferansında da bunu tekrarladı.

Bulgarlar, Osmanlı Devleti sınırlarında yaşadığı için teşekkür etmelidirler diyen Dinkov; kendi sınırları içinde yaşadıkları için Osmanlı’dan mutlu olmalıdırlar dedi.

Üç kıtaya yerleşmiş olan Osmanlı sınırları içinde 100 kadar farklı etnik grup yaşamaktaydı.

Osmanlı devleti içinde bütün etnik ve dini gruplar muhafaza edilmiş, hiçbir dil yok edilmemiştir.

Osmanlı’nın sınırları içinde yaşamış bugün dünyada 60 devlet olduğunu kaydeden Dinkov; bunun da bugünkü dünya devletlerinin dörtte birini teşkil ettiğini belirtti.

Dünya tarihinde böyle bir devletin yoktur diye konuşan Tarihçi Dinkov; ben Osmanlı İmparatorluğuna daha çok “Osmanlı Birliği” olarak bakmaktayım ifadelerini kullandı.

Osmanlıya, bugünkü ABD’nin eski bir prototifi olarak baktığını ifade etti.

Türkiye’nin son derece güçlü bir devlet olduğunu söyleyen Dinkov; Bulgaristan’ın şu an hem ekonomik ve hem de siyasi yönden çok sancılı bir dönemde olduğunu, bütün siyasi partilerin Kremlin tarafından finanse edildiğini belirtip, eminim ki Türkiye Bulgaristan’a çok büyük yardımda bulunacaktır diyerek, temennilerini de dile getirmekten kaçınmadı.

Benim düşüncem, Bulgaristan’ın kurtuluşu Türkiye eliyle olacaktır” diyerek, günümüz durumuna ait düşüncesini de korkmadan dile getirdi.

Ben de, aynen Bulgar Tarihçi Stoyan Dinkov gibi düşünüyorum.

Hatta, daha da ilerisini öngörüyorum:

Bütün Balkan coğrafyasının istikbali Türkiye’nin elindedir.

Bir an önce anahtarları bize teslim etmelerinde kendi menfaatleri olacaktır.

Bilmem anlatabildim mi?!..

***

SON DAKİKA: BURSA’DA PATLAMA!

Bu yazıyı bitirirken, dün saat 17.30 civarında, Ulucami’ye çok yakın bir yerde çalışan kızım telefon ederek, Ulucami’de korkunç bir patlama olduğunu heyecanlı ve sesi titreyerek söyleyince dilim dudağım kurudu bir anda. Ne yapacağımı şaşırdım. Hemen televizyon ve internet üzerinden bilgi almaya çalıştım.

İlk gelen bilgilere göre patlamada 1 kişiniz öldüğü ve yaralılar olduğu söyleniyordu. İnşallah sayı artmaz.

***

YAKIN ZAMANDA BU KONUDA UYARI YAZISI YAZMIŞTIM!

Türkiye’de bu canlı bomba olayları artınca, Bursa’nın güvenlik durumu nedir diye sorup, bir yazı yazmış; Ulucami’ye de özel olarak dikkatleri çekmiştim.

Dün sabahtan pasaport için İl Emniyet Müdürlüğü’ne gittiğimde, tavsiyelerime uyularak, gelenlerin bahçe dışında kontrol edildiğini görüp sevinmiştim.

Ama, ne yazık ki bu sevincim çok sürmedi ve ikindi vakitlerinde diğer dikkatleri çektiğim Ulucami’de patlama oldu.

Şimdi sormak hakkım değil mi?

Peki, neden aynı hassasiyeti Ulucami için göstermediniz?

Orada kuş bile uçurtmamanız lazımdı.

Ayıklayın şimdi pirincin taşını.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.