Hayatta en fazla önem verdiğiniz şey nedir diye sorulsa kuşkusuz hepimiz “sağlık” yanıtını veririz. Fakat sağlığımızı ne kadar koruyabiliyoruz diye soracak olsak bunun yanıtını vermek kolay olmaz. Çünkü; nüfus artışı ile artan ihtiyaçlara cevap verebilmek için günden güne gelişen teknoloji gıdalarımıza kadar hayatımıza girmiş durumda. Daha hızlı üretim, gıdanın raf ömrünün uzatılmasına yönelik çalışmalar ve gıdalara eklenen kimyasallar sonucunda sağlıoğımız ciddi anlamda tehdit altında kalıyor. Bugün sizlere bu tehditlerden olan ve E 171 kodu ile bilinen titanyumdioksitten bahsedeceğim.

Titanyumdioksit sentetik bir pigmenttir (TiO2) E171 gıda katkı maddesi koduyla bilinen bir gıda renklendiricisi ve nem tutucudur. Beyaz un, sofra tuzu, şeker, sakız, dişmacunu, sabun, deterjanlar, kimyasal ilaçlar, vitaminler, şekerleme, karbonat, kabartma tozu, ve partikül halindeki gıdalar gibi birçok ürün titanyumdioksitle beyazlatılır.

Işığı yansıtıcılık, beyazlık, kapatıcılık gibi özelliklere sahip olduğu için boyalarda ve kalınlaştırıcı, beyazlaştırıcı, yağlayıcı ve güneş ışınlarını kesici kozmetiklerde bulunur.

Titanyumdioksit nanoteknolojide kullnılan üç ana maddeden biridir. Nanoteknolojik boyalar, bütün tıbbi ilaçlar renklendirici ve koruyucu (kaplayıcı) madde özelliğını titanyumdioksitten almaktadır. Titanyumdioksit kalıcıdır ve biyolojik olarak asla parçalanmaz.

Çalışma mekanizması nasıldır?

Titanyumdioksit nano kristalleri fotokataliz özelliği taşır. Fotokataliz, ışık ile bazı reaksiyonların oluşmasını sağlayan maddedir. Yani temas ettiği organikleri parçalama şeklinde işlemektedir. Bu haliyle fotosentezi taklit eder. Titanyumdioksit havada, suda ve çeşitli yüzeylerdeki organik maddeleri karbondioksit ve suya ayrıştırır. Böylelikle bu organik maddeleri parçalayarak yok eder.

Tehlikeleri nelerdir?

Titanyumdioksit gıda ve ilaçlarla birlikte, solunum veya temas yoluyla vücuda girer. Vücut tarafından tanınmadığı ve biyolojik olarak parçalanamadığı iç;in dokularda depolanır. Depolanan bu nano parçacıklar organik bir maddeyi parçalama ve yok etme özelliğine sahiptir. Kuvvetli nem tutucu olduğu için vücudun su dengesi üzerinde çok etkili olabilir.

Gıda, ilaç, kozmetik, duvar boyaları, beyaz kağıt ve diş macunu gibi insan hayatının hemen her yerinde bu güçlü nanoteknolojik madde kullanılır. Çok farklı alanlarla insanın önünden, arkasından, sağıdan ve solundan yaklaşan bu teknoloji atomaltı işlem gerçekleştirebilmektedir. DNA’yı etkiler ve değiştirir. Karıştığı maddeyi bölüp parçalayabilir. Hücrelerin yapısını değiştirerek işleyişini kontrol altına alabilecek güçte bir tehlikedir."

Depolanan bu madde organik parçacıkları yok etme özelliğine sahiptir. Kuvvetli nem tutucu olduğundan vücudun su dengesini bozmaktadırlar. Bu madde DNA'da hem tek iplikte hemde çift iplikte tahribatlara neden olmaktadır. Böylece kromozomlara zarar vererek gen yapısını bozmaktadır. Yapılan bir deneyde farelerin suyuna titanyum dioksit parçacıkları konuldu ve beş günün sonunda farelerin gen yapısında bozulmaların oluştuğu tespit edildi. Fareler uygulanan bu deney insan hayatına çevrilirse farelerde ki beş günlük zaman insanlarda 1,6 yıla tekabül etmektedir. Yani 1,6 yıl sonunda insanlarda da benzer durumlar görülebilecektir. Titanyum dioksit vücuda bir kez alındığında vücut tarafından parçalanamadığından vücudun farklı organlarında birikmektedir ve boyutları çok küçük olduğundan vücut içinde kolaylıkla gezebilmektedir. Hücrelerin içinde kolayca nüfuz edebilen bu yapı hücre içerisinde her tarafa saldıran bir kimyasal yapıdır. Ve birçok araştırmacıya göre; bu durum kansere yol açmaktadır.

Sağlıcakla kalınız.

Kaynak: Nanobilgi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234