Yerli üretim ve milli sertifikasyon hamlesi;  Kalite Birliğinin yeni bir projesi.  Yeni diyorum ama aslında uzun süredir bu projenin hayata geçirilmesi konusunda Kalite Birliği Derneği büyük bir mücadele veriyor.
“Milli ses ver” sloganı ile TSE Baş Uzmanı ve KALBİR Başkan vekili Mustafa KARAMAN gerek görsel medyada, gerekse sosyal medyada herkesi yerli üretim ve milli sertifikasyon hamlesine teşvik ederek farkındalık oluşması için tüm kamuoyunun dikkatini çekiyor. Kişi ve firma ziyaretleri yapıyor, konferanslar veriyor yerli üretim ve milli sertifikasyonun yaygınlaşması adına.
Peki yerli üretim olursa ne kazanırız sorusunun cevabı aslında çok basittir: Ekonomik bağımsızlık. Ekonomik bağımsızlık demek;
Paramızın ülkemizde kalması demektir, yani zenginlik demektir.
Toplum güveninin yükselmesi demektir.
Milli duruşumuzu ve milli onurumuzu korumak demektir.
Gelecek nesillerin dış güçlere bağımlı olmadan yaşaması demektir.
Dış baskılara aldırmadan bağımsız bir şekilde kendi kararlarımızı kendimizin alabilmesi demektir.
Kısacası onurlu bir toplum olmayı sürdürmek, onurlu bir devlet duruşu sergileyebilmek demektir.
1974 yılında Türk Ordusu Kıbrıs’a indirme ve çıkarma harekâtı başladığında başta A.B.D. olmak üzere birçok ülke Türkiye’yi tehdit etmiş ve harekatın derhal durdurulması gerektiğini öne sürmüşlerdi. Türkiye bu baskılara boyun eğmeyince silah ambargosu başlatılmıştı A.B.D. tarafından. Fakat ne yazık ki birçok konuda olduğu gibi silah konusunda da yerli üretim çok yetersiz kaldığından büyük oranda dışa bağımlı bir ülke konumundaydık. O zamanlar özellikle savunma sanayiinde yerli üretim oranları % 20’nin bile altında idi. Bu durum ülkemiz için ciddi bir tehdit oluşturuyordu. İşte bu olaylardan sonra herkes yerli üretimin önemini kavramaya başladı. Anlaşıldı ki yerli üretim olmazsa bağımsızlığımız tehlikeye düşüyordu. Sonraki dönemlerde üretimde yerlileştirme hamleleri başlamıştı. Görüldü ki; tek çözüm kendi silahımızı, kendi ürünlerimizi dışa bağımlı kalmadan üretebilmektir.
Yerli üretim yeterli mi?
Tabii ki hayır. Çünkü günümüzde yerli üretim de yapsanız milli standartlarınız ve sertifikasyonunuz yoksa yabancı standartların boyunduruğu altında kalırsınız. Akredite olabilmek için onlara kucak dolusu para ödeme zorunluluğu doğar. Yani kendi ürününüzü onların patronluğunda birçok harcamalar yaparak dünya pazarlarına sunma fırsatınız olabilir. Aksi takdirde malınızı satamazsınız. Kısacası milli sertifikasyonunuz yoksa siz yerli üretim de yapsanız davul sizin boynunuzda tokmak ise yabancıların elinde olur. Kısacası ekonomik anlamda yine bağımsız olamazsınız.
Bütün bu gerçekleri bir araya getirdiğimizde Kalite Birliği’nin “Milli Ses Ver” projesinin ve KALBİR Başkanı Prof. Dr. Erkan IŞIĞIÇOK ile Başkan vekili Mustafa KARAMAN’ın  bu konudaki hummalı çalışmalarının ve çabalarının ne kadar anlamlı olduğu daha net olarak ortaya çıkmaktadır.
Ancak bunun için bir iki kişinin çabası yeterli değildir. Tüm kamuoyu bu sesi duymalı, bu projeye destek vermelidir. Artık uyanmalıyız diyorsak olayları tribünden seyretmek yerine sahaya inip hep birlikte mücadele etmeliyiz. Bunun için Kalite Birliği “Yerli Üretim ve Milli Sertifikasyon” diyor.
Bu mücadelenin bayraktarlığını yapan KALBİR başkanı Prof. Dr. Erkan IŞIĞIÇOK ve Başkan vekili Mustafa KARAMAN başta olmak üzere emeği geçen tüm arkadaşları kutluyorum.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234