banner262
banner263

Kim ne derse desin Bursaspor'un bu seneki en büyük transferi Teknik Direktör Paul Le Guen oldu. Hocanın hakkını her zaman da teslim ettik. Gerçekten de son maçta ligde kaldığımız kabus gibi geçen bir sezonun ardından Bursaspor'un yeniden dirilişine imza attı Le Guen.

Yönetimin takıma kattığı yeni transferlerle de göze hoş gelen ve en azından küme düşme gibi bir korku yaşatmayacak bir takıma kavuştuk. 

Bir sorun var

Sezon başında her şey yolundaydı ancak ilk yarının sonlarına yaklaştıkça takımdaki aksaklıklar da iyice ortaya çıktı. İyi oynayan takımı gördükçe belki bizim de beklentimiz yükseldi ve daha fazlasını istedik ama maalesef bu mümkün olmadı.

Kasım ayında yayımlanan 'Vasat Bursaspor' başlıklı yazımda; "Kadro kalitemiz ligdeki birçok takıma göre daha iyi lakin özlenen Bursaspor için hala vasat bir kadromuz var" demiştim.

Elbette ki mevcut kadromuzla bir şampiyonluk beklemiyoruz ancak Bursaspor'un basit puan kayıplarını da hoş görmemizi kimse beklemesin. Son haftalarda Bursaspor'un mevcut kadrosu da maksimum verimle kullanılamıyor. Hocanın da sanki ilk günlerdeki motivasyonu kaybolmuş gibi.

Gençlerbirliği maçı

Dün oynanan maça topladığı 24 puanla ligin sekizinci sırasındayken çıkan Bursaspor'un rakibi Gençlerbirliği ise alabildiği sadece 13 puanla ligde sondan ikinci sıradaydı. Her ne şartta olursa olsun kadro itibariyle (eksiklere rağmen) evinde oynadığı bu maçı Bursaspor rahatlıkla kazanabilmeliydi.

Kendi evimizde bu pozisyondaki rakiple bile birer puanı paylaşmamızın izahı yok. Maçın geneline bakıldığında zaten Bursa'ya bir puan almak için gelmiş bir Gençlerbirliği vardı. Bizim yanlışlarımız yüzünden neredeyse adamlar 3 puanı da alarak Ankara'ya dönecekti. Artık bu maçlarda bile sorun yaşamaya başladıysak, başta yönetim ve hoca şapkasını önüne koyarak, devre arasında acil eylem planını hayata geçirmelidir.

Yanlış tercihler

Teknik Direktör Paul Le Guen öncelikle bizim niye Stancu'ya 90 dakika tahammül etmek zorunda olduğumuzu açıklamalıdır. Ben hayatımda bu kadar duracağı yeri bulamayan bir santrafor görmedim. Adam hem ayağına gelen topları eziyor, hem de hiç bir zaman gol vuruşunun yapılacağı bölgelerde pozisyon alamıyor.

Eğer Titi hücuma çıkıp ön direkte doğru pozisyon almasa, maç akşama kadar da oynansa Stancu'nun gol atması mümkün değildi.

Bir başka hayal kırıklığı da Yusuf Erdoğan'dı. Büyük umutlarla transfer edilen Yusuf, eski günlerinden çok uzak. Fiziki olarak da çok zayıf bir görüntü çiziyor. Le Guen, dün Yusuf'a şans verebilmek için son haftaların formda ismi Aziz Behiç'i orta sahaya çekti ve bu tercih yüzünden sol kanadımız da hiç çalışmadı.

Maçın ikinci yarısında orta sahaya takviye gerekirken yine bir başka hayal kırıklığımız olan Kubilay'ı oyuna aldı. Bu arada Le Guen'in saç baş yoldurmak için Stancu yerine Kubilay'ı oynatmasını tercih ederim, o da ayrı bir konu. Merak ediyorum Furkan gibi bir yeteneği neden kullanmıyoruz. Takım zaten kaç haftadır dökülüyor, bari gençlerimizi oynatın da bir an evvel tecrübe kazansınlar.

Hocanın maçın sonlarına doğru oyuna aldığı Kofi ise ortaya koyduğu oyunla çoktan ilk 11'de başlaması gerektiğini ispatladı. Eğer yumuşak bileklere sahip, teknik ve hızlı bir yetenek olan Kofi daha erken oyuna alınsaydı maçın sonucuna da etki edebilirdi.

Sonuç olarak bence bu maçta kaybettiğimiz 2 puan hocanın karnesine eksi olarak yazıldı. Bundan sonrası için Le Guen de daha dikkatli olmalıdır. Devre arası doğru takviyeler de yapılırsa, bu sezonu sorunsuz atlatırız ama herkesin şöyle bir silkinip kendine gelmesi de şart.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner259

banner193

banner246

banner254