Benim balonlarım vardı

Onları kimler aldı

Mutlu bayramlar vardı

Kim bilir nerde kaldı

Dostumdu benim balonlar

Çocuklar beni anlar

O çocuklar ve o balonlar

O çocuk yüzlü bayramlar şimdi nerdeler

Hani nerde o ışıklar çocuksu sevgiler

Gitti mi yoksa yine gelir mi o günler

Nerde kaldı masallar sevgiler günler

Söylenen bütün masallara inanırdık

Onlar mı bizi kandırdı biz mi aldandık

Bayramları bekler bayramları yaşardık

Bayramlar mı eskidi bizler mi yaşlandık

Benim balonlarım vardı

Onları kimler aldı

Mutlu bayramlar vardı

Kim bilir nerde kaldı

***

Hatırladınız değil mi İbo’yu?

Hatta eminim dizeleri okurken içinizden de bestesini söylediniz.

Bizim de balonlarımız vardı…

Her yaş aldığımızda bazısı patladı, bazısı söndü, yaşlandık tutamadık iplerini uçtular gittiler elimizden, iç çekerek izledik semada yitişlerini.

Elimizde kalanlar ömrümüzden kalanımız oldu,

Adlarına anılar dedik,biz dedik.

Baldan tatlı, baldırandan acıdır bayramlar;

Hani derler ya ‘’her şey yaşayana’’, işte onun tek istinasıdır, bayramlaşma.

Kalanla değil sadece, yitenle de kavilleşmedir.

O yüzdendir çığlık çığlığa çocuk sevinçlerine büyüklerinin gözyaşlarının karışması.

Anıların bohçasının açılmasıdır. Ruha sinmiş sevgilerin, sevdaların buğulu kokusunun kimi özlemle, kimi pişmanlıkla içe çekilmesidir.

Dualara emanet edilen, asla tekrarlanamayacak anların girdabıdır.

Eksiklerin daha bir eksikliğinin duyulduğu, hayatın ellerin arasından ne denli büyük bir hızla kayıp gittiğinin ilanıdır.

Ve her bayram başka bir yalnızlığa denk gelir.

Akıl da başa, nerede o eski bayramlar diyecek yaşa gelindiğinde…

Eskiye özlem yeninin alıp götürdüklerinin teyididir bir anlamda.

Geçmişle şimdiki zaman arasında köprü kurmaya çalışırız beyhude çabalarımızla.

Ne eski geçer gelir o köprüden ne yeni eskiye medyun kalır.

Hayat kendi kurallarıyla akıp giderken kimimiz seline kapılır sürükleniriz,kimimiz debisinde kayboluruz ,kimimiz vefa dediğimiz bir dal parçasına tutunur bir sonraki dalgayı bekleriz.

Bayramlar işte o dal parçalarıdır.

Soluklanmak için, akıntıya kapılıp gitmemek için, hatırlanmak ve hatırlamak için dinimizin bize uzattığı ellerdir;

Tutabilen tutar, tutamayan akıntıya karşı kulaç atmaya devam eder.

Bayramı bayram yapan ne tatil, ne seyahat, ne deniz ne de kumdur;

Bayramı bayram yapan içimizde ki çocuk ve onun yaşıtları evlatlarımızdır.

Biriktirilen insan sayısının mizanıdır aynı zamanda bayramlar;

Bayramı kutlayanlar ile kutlamayanların envanterini çıkartmayanımız yoktur.

Her kutlanma bir zaferdir gönüllerde.

Haftanın günleri de tatile çıkarlar bayramlarda. Pazar, pazartesi Salı… Bayramın birinci, ikinci, üçüncü, dördüncü günü oluverirler.

Değiştirir bayramlar yaşamı;

Hüzünle sevincin o muhteşem raksını koyarlar sahneye.

Saklamaya çalışsak da, gözyaşlarımızın ardından izleriz kendimizi.

Bildiğim bayramların değil, bizlerin eskidiği.

İçinizdeki bayramların eskimemesi dileği sevgili dostlar.

Bayramınız kutlu, gönlünüzde ki elinizde olsun.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner251

banner193

banner246

banner254