banner252

Ben sıradan bir Türk vatandaşıyım.

Bir trafik kazası geçirsem ve bu bir şekilde medya da yer alsa,haber metninin ‘’Yaşlı adama araç çarptı’’ cümlesi ile başlayacağı yaştayım.

Ülkemi ve insanımı severim; gücüm nispetinde bu sevgimi uygulamaya koyduğum projelerimle desteklerim.

Becerebildiğimce iyi insan olmaya çalışırım.

Öyle aman aman yeteneklerim filan da yok;Biraz yazarım birazdan fazla da okurum.

Siyasi bir kişiliğim olmadı. Dolayısı ile politika ile uğraşmam. Zaten sevmem de…

Ancak apolitik te sayılmam, Kendi değerlerime göre siyasi bir fikrim var elbet.

O da sandıkla benim aramda.

Hepsi bu.

Benden milyonlarca var bu ülkede.

Ve eminim o milyonlar da artık zurnanın zırt dediği yere geldiler.

Zurnayı zırt dedirten ABD Başkanının ve avenelerinin günlerdir bizi tehdit eden aşağılayan,parmak sallayan,had bildiren mesajları.

Mesaj bombardımanları desem yeridir.

Seriye bağlanmış onlarca saçma salak tivit dolanıyor ortalıkta.

Haydi bunlar hepsi siyasi yani içleri ne tam dolu ne de tam boş anlık algılara göre yazılmış kerameti  atanından menkul mesajlar diyelim.

Bizimkiler verirler cevabını elbet diyerek te üzerimize pek almayalım.

Ancak geçen geceden bu yana 9 Ekimde ABD Başkanının Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanının şahsına yazdığı ve  Fox News muhabirinin Twitter'dan paylaştığı daha sonra Beyaz Saray tarafından da teyit edilen bir mektup var ki;

İşte bu işin rengini değiştirir.

Bunu üzerimize alırız.

Mutlak surette içeriğini okumuşsunuzdur.

Beyaz sarayın antetli kağıdına yazılan bu küstahlık,hadsizlik,bilgisizlik ve tehdit cümleleri ile sadece Cumhurbaşkanı değil,Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve tüm Türk Ulusu hedef alınarak kasıtlı kullanılan ifadelerle devletler arası adaba ve diplomatik teamüllere rahmet okutulmakla kalınmayıp,iş hakaret içeren sözcüklere kadar vardırılmıştır.

Hele yer yüzünden silmeye yeminli olduğumuz binlerce asker,polis,sivil vatandaşımızı şehit eden onun en az üç katını sakat bırakan terör örgütünün devlet sayılarak kendisi ile pazarlık masasına oturmazın istenmesi en hafif tabirle aymazlıktır.

Hani insan hadiseyi bilmese mektubun bir ergen tarafından lise arkadaşına yazıldığını sanır.

Mektup var ya da yok,

Ama hiç kimse ABD başkanı böylesi bir mektup yazmaz diyemez.

Çünkü bu hazret yazar.

Kafasına göre takılıp,ruh haletine göre yönettiği ülkenin ABD olması da çok tuhaf.

Sanırım  Amerikalılar bile bu tuhaflığın farkındadırlar ki azil mazil lafları etmeye başladılar.

Bu mektubun biz de yansıması nasıl olur bilemem.

Ancak 9 ekimde yazılmış  ve posta ile değil de daha hızlı bir kanalla gönderilmiş ise en geç 10 bilemediniz 11 Ekimde Cumhurbaşkanlığına ulaşmıştır.

Bu da Fox muhabiri 16 ekimde duyurduğuna göre mektubun geldiği en az beş gün olmuş anlamına gelir ki,bu süre zarfında kamuoyu ile paylaşılmadıysa muhabir işe burnunu sokmasa ya da sokturulmasa kimsenin ruhu bile duymayacaktı demektir.

Zaten medyanın önemli bir kısmında konu hakkında tek satır tek yorum yok.

Ya  böyle bir mektup yok,ya da suküt ikrardan gelir var.

Neyse ne.

Artık lamı cimi yok;

Dış politika satrancı gibi soyut kavramları ileri sürüp değerlendirmelerle filan geçirilecek zaman da yok.

Yaptık mı harekatı? Yaptık.

İstediğimize ulaşmadan  da bitirmeyek miyiz? Bitirmeyeceğiz.

Bu konuda kesin kararlı mıyız? Kararlıyız.

O zaman

Kapat,İncirliği,Küreciği;baktın yetmedi topla tası tarağı de diğer on üçüne de,ver ABD'ye notayı, al geri AOÇ'de ABD'ye satılan araziyi,as askıya ABD ile ilişkileri, gönder memleketine geri CIA (pardon) ABD büyükelçisini,yasakla ABD'li bakanların vs nin Türkiye’ye girişlerini,Uçak anlaşmasını iptal et,İhaleleri Türk Lirasına çevir.

Sonra da sor;

El mi yaman bey mi yaman?

Nazlansa da son tahlilde bey yaman dediği o kadar çok örnek var ki Amerika’nın.

Hiç beklemediği yerlerden yumruk yediğinde abondole olup, aman nakavt olmayayım diye üç buçuk attığı Vietnamından Afganistanına kadar olanları bile yeter örnek için.

Görsün Coni,Türk ulusuna ve onun  Cumhurbaşkanına mahalle kabadayısı ağzıyla gider yapmak neymiş.

İddia ediyorum biz bunları yapalım,ne kadar yaptırım varsa aman yapmayalım olur.

Amerikan yönetimi bunların hiç birini göze alamaz. Olan tivitmene olur.

Şu azil mazil diyenler de çok şükür kurtulduk deyip,Allah sizden razı olsun diye kafile kafile elinizi öpmeye gelirler emin olun.

İnönü Kıbrıs'a girmek isteyince ABD Başkanı Johnson’da rezil bir mektup yazarak Türkiye'yi tehdit etmişti de atarlandığına yalanmak zorunda kalmıştı.

Bu adamlarda mektup yazıp rüzgar yapmak bir devlet geleneği ise,biz de de ‘’Hattı müdafaa yoktur,Sathı Müdafaa Vardır O Satıh Bütün Vatandır’’devlet geleneği var.

Olay kendi ülkesinde bile ağzından çıkanlardan dolayı espri konusu olan bir adamın hezayanları deyip geçiştirilecek kadar hafif değil.

Madem girdik bu işe,kavga da yumruk aramayacağız.

Hani sık sık telaffuz edilen bir söz var ‘’misli ile karşılık verildi/verilecek ‘’diye

Biraz futbol tezahüratının andıracak ama;

Tam zamanııı, tam zamanııı şimdiiii.

Biz Amerika’nın burada ki damarlarını keselim, pansumanı kim yaparsa yapsın.

Denemesi bedava;

Yapın bir anket sorun Türk Milletine.

Yarısından çok daha fazlası kes gitsin der mi demez mi görün.

Ecevit kesmişti de; Geri adım diye sağa sola yalpalayıp yönlerini yitirmişlerdi.

Yine aynısı olacaktır.

ABD siz bir Türkiye her zaman yaşar,ama Ortadoğu da Türkiyesiz bir ABD attan düşmüş karpuza döner.Yarım yarım yarılır.Eli ayağı birbirine karışır.

Hem, bu süreçte sonuna kadar haklı olduğumuz davamızda bize karşı takındıkları hasmane tutumdan dolayı hadleri bildirilmesi gereken, histerik bir şekilde ezeli düşmanlarının dümen suyuna kapılarak onlarla kola girip Türkiye’ye  çemkirmek için sıra kavgası yapan Arap ve Avrupa ülkelerine de kızım sana diyorum gelinim sen anla mealinden sıkı bir mesajda vermiş olursunuz.

İçiniz rahatlasın diye yazıyorum;

Biz hemen burada; hem arkanızda hem yanınızdayız.

Pire için yorgan yakan bir millet,haysiyeti için neleri yakmaz?

Şimdi;

‘’Bir halttan haberin yok oturmuş ahkam kesiyorsun;

Dengelerden,  pazarlıklardan,anlaşmalardan,taahhütlerden filan çakmıyorsun.Sana mı kaldı bu konularda fikir beyan etmek ihtiyar?’’

Denilebilir elbet.

Ama en baştan söyledim zaten

Ben sıradan bir Türk vatandaşıyım.

Ve benden milyonlarca var diye…

İnanmazsanız onlara sorun.

Keselim mi kesmeyelim mi?

Bırakın bu defa da istim arkadan gelsin…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner251

banner246