İstiklal savaşı madalyasına sahip bir Zeybek hikayesini okuyacaksınız. 1950 ve 1960 Yıllarında Türkiye siyasetine damga vurmuş ve bu uğurda canından olmuş Merhum Başvekil Ali Adnan Menderes’in ebediyete göç etmesinin 56 yılını yaşayacağız. 16 Eylül günü Demokrat Parti’nin iki güzide bakanı Hasan Polatkan ve Fatin Rüştü Zorlu'nun idamından bir gün sonra düzmece mahkemelerle idam edilen Menderes’in son sözlerini ve mektubunu ifade edeceğiz bu yazımızda. Mektubun dikkat çekici cümlelerinden birisi, Türkiye'deki hürriyet mücadelesinin er geç kazanılacağına ilişkin vurguyla öne çıkıyor. Menderes’in hürriyet mücadelesinin başlangıcı olarak verdiği tarih, 17 yıldır ki, 1944 senesine tekabül eder. Demek ki Eylül 1945 te CHP’den ihraç edilmeden önceki ilk muhalefet günlerini hatırlıyordu Menderes. Şükrü Saraçoğlu kabinesine güvensizlik oyu veren 7 muhaliften biri de o değil miydi? “Sizlere dargın değilim. Sizin ve diğer zevatın iplerinin hangi efendiler tarafından idare edildiğini biliyorum. Onlara da dargın değilim. Kellemi onlara götürdüğünüzde deyiniz ki, Adnan Menderes hürriyet uğruna koyduğu başını 17 sene evvel almadığınız için sizlere müteşekkirdir. İdam edilmek için ortada hiçbir sebep yok. Ölüme kadar metanetle gittiğimi, silahların gölgesinde yaşayan kahraman efendilerinize acaba söyleyebilecek misiniz? Şunu da söyleyeyim ki, milletçe kazanılacak hürriyet mücadelesinde sizi ve efendinizi yine de 1950’de olduğu gibi kurtarabilirdim. Dirimden korkmayacaktınız. Ama şimdi milletle el ele vererek Adnan Menderes’in ölüsü ebediyete kadar sizi takip edecek ve bir gün sizi silip süpürecektir. Ama buna rağmen duam (bu kelimenin üzeri çizilip merhametim yapılmıştır) sizlerle beraberdir.” Bakmayın siz İnönü’cülerin Aslında İsmet Paşa Menderes’in idam edilmesini son dakikaya kadar istemedi yaverlerine. Çünkü Bedii Faik’in de ustaca yakaladığı gibi, İnönü onun idamını son dakikaya kadar değil, son dakikada istememiştir. Ama zaten o son dakikada kimsenin (ABD Başkanı’nın bile) idamı önleyecek gücü kalmamıştı ki! Zamanlaması tek kelimeyle harikaydı İnönü’nün. Rakibinden kurtulmayı arzu etmiş ama son dakikada harekete geçerek üzerindeki şaibeyi de temizlemek istemişti. Ne yapayım, gördünüz, elimden geleni bu kadardı, diyerek de işin içinden sıyrılmayı çalışmıştı. Buna darbeci Albaylardan Alparslan Türkeş de dahildir. Mektup devam ediyor: Adnan Menderes in ölüsü ebediyete kadar sizi takip edecek ve bir gün sizi silip süpürecektir. Ölüsü değil de ruhu, gün gelecek defalarca sandığa gömerek yeni bir Menderes olarak ortaya çıkanlar olacaktır bu ruh CHP’yi siyaset meydanından silip süpürmeyecek midir? Ve bugün CHP’nin ensesindeki nefes, Türk halkının gönlünden asla silinmeyen Menderes in ruhu değil midir? Dolayısıyla bu son anından damıtılmış kehanet pekala tutmuş, yıllar sonra İstanbul a nakledilen kemikleri bile on binleri sokağa dökmeye yetmiştir. Birde Menderes ruhu ile siyaset yapıp oy toplamaya çalışan fakat ruhen Menderese uygun olmayan siyasetçilerimiz vardır halkın bunlara itibar etmemesini diliyoruz Seçim zamanları Merhum Menderes’in İstanbul Topkapı'daki Anıt mezarını ziyaret ederler.

Menderes'e yöneltilen suçlamalar örtülü ödenek davası: Örtülü ödenek paralarını zimmetine geçirmekten yargılandı. 13 oturum sürdü ve 2 şubat 1961 de suçlu olduğu yönünde karara varıldı. Yürürlükteki kanunda örtülü ödenekteki kaynakların Başvekil tarafından sınırsız olarak ve kayıt tutulmadan harcanabileceği açıkça belirtildiği halde, bu mahkeme 10 yıllık Örtülü ödenek kayıtlarını istedi. Menderes, bir kısmı da Kıbrıs'ta kurdurduğu Türk mukavemet teşkilatı için harcandığı sonradan ortaya çıkan bu harcamaları açıklamadığı için bu dava sonucunda 4,877,780 lirayı zimmetine geçirmekten suçlu bulundu ve paranın tahsili için Aydın'daki arazilerine el kondu. Örtülü ödenek davası konuşulurken savunma tarafı, Amerikan gizli servisinin Türk istihbarat servisine para vererek Menderes'in telefonlarını dinlettirecek kadar teşkilata hakim olduğunu iddia etti. Menderes ve Başbakanlık Müsteşarı Ahmet Salih Korur, suçlunun o dönemin Mit müsteşarı Behçet Türkmen olduğunu iddia etti. 11 Nisan 1990'da TBMM tarafından kabul edilen 3623 sayılı kanunla Adnan Menderes ve onunla birlikte idam edilen arkadaşlarının itibarları iade edildi. Meclisteki oylamada ANAP ve DYP milletvekilleri evet oyu kullanırken SHP'lilerin büyük çoğunluğu "çekimser", bir kısmı da "ret" oyu kullandı.Aynı kanun uyarınca naaşı, 29. vefat yıldönümü olan 17 Eylül 1990 tarihinde İmralı'dan dönemin Cumhurbaşkanı ve yüz binlerce vatandaşın katıldığı bir törenle İstanbul'da Vatan caddesinde kendisi için yapılan anıt mezara taşındı. Menderes ve arkadaşlarını rahmet ve minnet ile anıyoruz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234

banner246