Eskilerin ifadesiyle, hafıza-i beşer nisyan ile malûldür. Yani insan unutur, unutabilir, unutmak insan hafızasının bir eksikliğidir. Bu unutma iyi ve kötü olarak da değerlendirilebilir ama şimdilik konumuz o değil.

2018’in son günündeyiz. İleride kocaman bir yılı önce kendimiz için sonra da yaşananlarla ilgili nasıl hatırlayacağız? Bir muhasebe yapmak lazım…

Herkes kendi muhasebesini yapar diyelim ve biz yılın önemli olaylarına bakalım…

Ülkemizde 24 Haziran Cumhurbaşkanlığı seçimleri sonrası uzun süre Pastör Andrew Brunson ve doların yükselişi ile birlikte ekonomik gelişmeler konuşuldu. Çiftlik Bank ve benzerleri ise insanımızın eğitim ve bilinç düzeyinin bir göstergesiydi bana göre. Çorlu ve Ankara’daki tren kazaları, Adnan Oktar operasyonu da çok konuşulanlar arasında yer aldı.

Dünyada ise ABD ile Çin arasındaki ticaret savaşları, İran’a ekonomik yaptırımlar ABD İsrail Büyükelçiliğini Tel Aviv’den Kudüs’e taşıdı önce tepkiler gösterildi sonra ona da alışıldı. Bir de Fransa’nın kazandığı 2018 Dünya Kupası çok konuşuldu.

Ülkemizde ekonomik durum ile ilgili konuşulanlara ve yapılan değerlendirmelere değinecek olursak, geride bıraktığımız yıl için genel hatlarıyla ilgili “2018 yılı sadece Türkiye için değil, dünya için de ekonomik dalgalanmaların yaşandığı bir yıl oldu. Özellikle 2018 yılının 2’inci yarısından sonra ekonomide yaşanan daralma ve döviz kurlarındaki beklenmeyen dalgalanma ciddi tedirginliklere sebep oldu. Ekonomi yönetiminin aldığı kararlar ve uygulamaya konulan önlemler olumsuz gidişatı büyük ölçüde durdurdu. Bu süreç katma değerli ve yüksek teknolojili üretim ile ihracatın önemini bir daha gösterdi. Döviz kurundaki artış ihracat için fırsat oldu. Yılın son çeyreğinde artan ihracat rakamları da bunun önemli bir göstergesi” deniyor.

Yarından itibaren gireceğimiz 2019 yılından da beklentiler var tabii ki. “2019 yılının birlik ve beraberlik içinde bir toparlanma yılı olacağını öngörüyoruz. Uygulanan ekonomik desteklerle, ihracata yönelimin artacağını ve Türkiye ekonomisinin yeniden güçleneceğine inanıyoruz” ifadeleri genel kanaat.

Dünya ekonomisinin 2019 yılına çok daha temkinli girdiği, en büyük endişenin gerek merkez bankalarının gerekse hükümetlerin olası bir yeni küresel durgunluğa karşı çok daha savunmasız yakalanma ihtimali dile getiriliyor.

2019’u karamsar bir konumda karşılamak gibi bir lüksümüzün olamayacağının vurgulandığı beklentilerde “Son dönemlerde tanık olduğumuz finansal dengelenmeyi reel sektörde bir dengelenme de takip etmeli. Kamu bankalarına ilaveten birkaç özel banka dışındakilerin ‘oyuna ara verdim’ deme lüksü yok. Özellikle 2019 yılının ilk yarısında mevcut risk ve belirsizlikler nedeniyle çok dikkatli olunmalı. Ekonomik istikrarın sağlanması, çok boyutlu, uzun soluklu ve kararlılık gerektiren bir süreç. Enflasyon ve kur en çok dikkat etmemiz gereken iki husus” deniyor.

Söylenenler ve beklentiler böyle, yaşananlar ve yaşanacaklar ise farklıdır veya olabilir. Onu da yaşayıp göreceğiz.

2019 herkes için sağlıklı, huzurlu, mutlu, bol kazançlı bir yıl olsun.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234

banner246