Bu benim ilk köşe yazım ve büyük mutluluk içindeyim. Toplum ile entegre bir meslek/görev icra ettiğimiz için toplum yararı düşünmemek imkansız. Gazeteciliğin kolay bir meslek olmadığını işin içine girince insan daha rahat anlıyor. Elbette bu zorlukların getirdiği güzellikler de var. Gazeteciliğin topluma kattığı en önemli nokta, belki de farklı fikirlerin buluşmasıyla ortak bir paydada buluşabilmek.

Günümüzde küreselleşen dünyadaki bütün ülkelerde iç içe geçmiş her ırktan, mezhepten insanlar var. Ülkelerdeki bu farklı dinamikler kimi zaman birileriyle çatışarak, kimi zaman birileriyle barış içinde yaşıyorlar. Bu genel olarak devlet mekanizmasındaki karakter eksikliğine bağlı olarak kişilik bozukluğundan kaynaklanıyor. Devlet bir insan gibidir. Karakterini ve kişiliğini nasıl verirseniz o yöne doğru şekil alır. Karakter ve kişiliğini doğru oturttuğunuz bir ülkede bütün mekanizmalar sorunsuz çalışır.

Bu durumu bir bireye benzetiyorum. Yeni doğmuş bir birey düşünün. Daha saf, temiz, dünya meşgalesinden bihaber. Bireyin büyüyüp belli bir yaşa gelmesiyle farkındalık algısı da oluşup genişliyor. İşte bundan sonra belli bir yaşa gelen bireyin fıtratı gereği karakteri ve kişiliğinin oturması gerekiyor. Bireyde ilk olarak adalet, merhamet, sevgi gibi ana karakterlerin oturtulması gerekiyor. Bu durum zorunludur ve kesinlikle bireyin karakter noktasında eksikliğinin veya zaafının olmaması gerekiyor. Çünkü iyi anlamda karakteri oturmuş bir bireyde muazzam potansiyel oluşur. Bu potansiyel ile yetişmiş toplumlar ise her alanda en ideal medeniyeti oluştururlar. Karakter bir toplum için olmazsa olmaz, hayati bir konudur. Bunları toplumun her bireyine iyi bir eğitimle vermek gerekir.

Gelgelelim bireyin insan olmasındaki diğer önemli nokta kişilik meselesi. Kişilikte bireyin, zorunlu olarak verilmesi gereken karakter özelliğinden ziyade özgür olması gerekiyor. Çünkü insanlar birbirlerinden faklı anatomide yaratılmışlar. Her birey faklı renk sever, farklı yemek sever, farklı hobileri var. Kişilik noktasında bütün bireylerin birbirlerinden farklı özellikleri var. Bu çeşitlilik toplumları tekdüze olmaktan çıkarır. Bu da karakter meselesi gibi toplumlar için hayati bir meseledir. Bireye, iyi bir eğitimle oturtulmuş karakterle birlikte kişiliği de potansiyeline uygun bir şekilde verildiği zaman o toplumları her alanda muasır medeniyetlerin üzerine çıkar. Böyle yetişmiş bireylerin olmayışı bütün toplumlarda yegane sorun haline gelmiş.

Bir sonraki yazımda ise bireyde ele aldığım karakter ve kişiliği devletin yapısı ve içinde yaşayan faklı toplumlara uyarlamaya çalışacağım.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ecem 2 yıl önce

Öncelikle hayırlı uğurlu olsun.gazetecilik zor bir meslek.ne yazık ki bu mesleģi layık'yla yapan çok az insan var. köşe yazınızı okudum.
Bir ülkenin karakter ve kişilik meselesi bence de bütün mesele bu emeğinize saģlík başarılarınızın devamını diliyorum.

Avatar
rojda 2 yıl önce

öncelikle hayırlı uğurlu olsun ilk yazınızmış .Yolunuz açık kaleminiz keskin olsun. çok güzel bir düşünce yapınız var okurken çok etkilendim. sizin gibi genç ve guzel düşünen gaztecilere ihtiyaç var.

Avatar
Şirin 2 yıl önce

Muhteşem bir köşe yazısıydı.çok beğendim aklına fikrine sağlık bu yolda başar dilerim

banner234

banner246