banner252

Huzur, aklımızda olumsuz düşünceler, kalbimizde kötümser duygular barındırmadığımızda kapımızı çalar. Kendimizden başlayarak insanları, çevreyi, doğayı olduğu gibi kabul edince huzura doğru bir adım atarız.

Bir başka deyişle de, yaşamı bütünü ile sevip, içinde bulunduğumuz an ve tüm koşulları tam anlamıyla kabullenince içimiz huzur dolar. Huzur, kendini emniyette, rahat, memnun hisseden, gönlü ferah olan insandadır.

O insan da genel anlamıyla yaşam ile barışıktır.

Şikayet ise huzurun baş düşmanıdır. Şükür ise, huzurun ilk ve can dostudur. Doğruluk, çalışmak, iyilik de huzurun ayrılmaz üç parçasıdır.

Huzurun devamlılığını sağlamak kolay değildir.

Çünkü insan yaşamında öylesine çok olumsuzluk ve vesvese vermeyi görev kabul etmiş birileri vardır ki, bunların tek işi huzurlu, inançlı, iyi insanları mutsuz etmek, olumsuz soruları beynine enjekte etmek ve huzur yolu ortamından saptırmaktır. Doğru insan huzurludur.

Çünkü vicdanı rahattır.

“Doğruluk” sözcük olarak hakikat, dürüstlük, adalet ile eş anlamlıdır.

Doğru olmak her koşulda yalan söylememektir. Günlük yaşamda doğruluk, söz ve davranışlarımızın akla, mantığa uygun olmasıdır.

Ayrıca insanlara yararlı olmak doğruluk koşuludur. “Yararlı olmak ve doğruluk” konusunu biraz irdelemekte yarar var sanıyorum. Varsayalım, biri gelip bir eşyasını, bir süreliğine bize teslim etti.

İstediğinde onu geri vermeliyiz.

Aksi davranış da söz konusudur.

Diyelim ki, size silahını teslim etti.

Bir süre sonra bir kavgaya karıştı. Hemen gelip silahını istedi.

Normal şartlarda silahını geri istediğinde tereddütsüz geri vermek durumundayız.

Ancak bu durumda silahı verdiğimizde bir cinayete de neden olabiliriz.

O halde, doğru olurken başkalarına yararlı olmalı, kimseye zarar gelmemesine özen göstermeliyiz. Huzurumuzun ikinci anahtarı çalışmaktır.

Çünkü her şey emek karşılığı elde edilir ve çalışmak insanı aklen, ruhen, bedenen meşgul kılar ve mutlu eder. Yaradan insanı yaratmış, önüne sonsuz nimetlerini sermiş ve bunları elde etmesi için tek bir şart koşmuş: ÇALIŞMAK... İnsanoğlu çalışarak türlü beceriler elde etmiş, uygarlıklar ve kültürler oluşturmuştur. Kişiliğimiz açılmak, genişlemek, serpilmek, kendine ve topluma kanıtlamak ihtiyacındadır.

Bunu tek yolu da çalışmaktan geçer. Sonucunda da toplum içinde doğru bir yer ve isim edinir.

Ruhumuzun asıl sevinci budur. İşini severek, gönülden yapan, çalışan herkes er geç başarı elde eder.

Aslında ilk başarısı ise işini yaparken duyduğu mutluluk ve kendini işine verdiğinde zamanın su gibi akıp gitmesidir.

Çalışma kendi başına en büyük sevinci verir.

Elde edilen üründe, özellikle de sanatsal alanda üretenin mutluluğu tarif edilemez. Huzur kapısını ilk çalan doğruluktur. Dimdik, genç, enerjik, kusursuz manevi yapısı ile gelir ve kapıyı bir kez çalar.

Kapı biraz aralanır.

İkinci konuk çalışmak, biraz yorgun belki elinde baston ama mutlu, enerjik, alın teri kurumamış, elleri nasırlıdır.

Kapıyı iki kez çalar ve kapı biraz daha açılır.

Üçüncü konuk iyilik ise insanlardan aldığı hayır duaları ile yaradanın onu sevdiğinin bilinciyle koşar adım gelir.

Kapıyı üç kez çalar ve kapı ardına kadar açılır.

Ancak iyilik, kapıya gelmeden önce bir hayli gayret ve çaba göstermiş, eylemleriyle birçok insanın yüzünü güldürmüştür.

İyilik için pek çok şey söylenip yazılabilinir.

İyilik yapmanın, hayır işlemenin insana verdiği mutluluk ve enerji dünyada hiç bir maddi varlık ile elde edilemez.

Öncelikle huzur ve sevinç verir.

Verene daha çok verileceğinden, iyilik yapan kendi nasibini de artırır.

Yalnız iyilik gösteriş için, reklam amacıyla değil, yalnızca “İYİLİK” olduğu için yapılmalıdır.

Noktayı koyarken bir kez daha diyorum ki, huzur doğruluktur, çalışmaktır, iyiliktir...

Tekrar görüşünceye dek,

Sevgiyle İYİLİK’le kalın...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Gamze Gaia 4 hafta önce

İyilik yapmanın, hayır işlemenin insana verdiği mutluluk ve enerji dünyada hiç bir maddi varlık ile elde edilemez...
İşte benim için huzur budur.
Gönlüne,kalemine sağlık.

banner251

banner246