banner252

Yazılarımda en çok dikkat etmeye çalıştığım noktalardan biri de; yazımı okuduğunuz zaman kendinizden bir şeyler bulmanız.

Her konuda hemfikir olmak mümkün değil elbette.

Ama en azından yaşadığınız çevrede olan ve bitenlerden bahsederek sizin de gözünüzde bir şeyler canlandırabilmek…

Biri bir şey anlattığı zaman ‘evet işte aynı benim de öyle’ diyebiliyorsanız işte o zaman dinlemek ve anlamak daha keyifli hale geliyor öyle değil mi?

Neyse bugün de dile getireceğim konu hiçbirinize yabancı değil eminim!

Belki size de sosyal medyada ya da haberlerde denk gelmiştir.

“Bir aile kızını evlendiriyor.

Düğüne ailenin yakın dostu ve komşusu da katılarak geline çeyrek altın takıyor.

Düğünün üzerinden 7 yıl geçtikten sonra düğünde altın takan komşu düğünü yapan aileye bir mektup gönderiyor.

Gönderdiği mektupta taktığı çeyrek altını geri istediği yazıyor.

Bu isteğine gerekçe olarak oğlunun evlenmemesini gösteriyor.

Mektubu alan aile de altını iade ediyor.”

Böyle mektup olayı hiç olmamıştı fakat konu olarak çok da uzak değil gibi geldi bana.  Bizler de öyle değil miyiz?

Tanıdığımız birinin düğününe gidiyoruz ve takımızı takıyoruz.

Maksat düğün hediyesi değil aslında.

“Ben ona küçük altın taktım, o da benim düğünümde takmak zorunda” diye bakıyor herkes. Böyle bir algı var maalesef.

Algı da değil aslında bu gelenek haline gelmiş bir durum.

O yüzden bu ailenin altını geri istemesi çok normal geldi bana. Doğru bir davranış demiyorum ama normal. Birçok kişinin yapmak isteyip de yapamadığı davranış.

Aslında olması gereken nedir?

Tabi ki de herkes bütçesine göre ya da gönlünden ne kopuyorsa onu hediye etmesi gerekir.

Yani biri bana düğün hediyesi nevresim takımı getiriyor diye ben de ona nevresim takımı götürmek zorunda mıyım?

"Dayısı bir bilezik bile takmadı" veya "Kuzeni bir çeyrek bile takamadı" dedirtmek yerine borçla bile olsa o altın alıyor herkes.

İçimden geliyorsa altın takarım, içimden geliyorsa para takarım ya da hiçbir şey vermem. Karşılıklı olmamalı her şey.

Yani bir aile kendi 1 çocuğu olduğu için diğer yakınının ikinci çocuğunun düğününe gitmiyor.  Böyle çok oluyor etrafımızda.

Zaten görev haline gelmiş gibi bir şey.

Düğünlerde fark etmişsinizdir, takı merasiminden sonra davetlilerin bir kısmı yok olur. Sırf takı takmak için geliyorlar anlayacağınız.

Çok yakın olanlar kalır. Hatta uzun süren takı törenlerinde ayakta dikilmek yerine artık sandık başına gidilerek hediyeler, oy verir gibi verilmektedir.

Ama kimin ne taktığı görülmez diyenler oluyor tabi. Onun da çaresi var.

Üzerine isim yazılıyor takının.

Sosyete düğünlerine de gitseniz o takı mutlaka toplanır.

Sizin anlayacağınız düğün dediğiniz şey; düğün yapan için faizsiz kredi,

davetliler içinse bir nevi yatırım!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner251

banner246