Kadın cinayetlerine tanıklık ettiğimiz şu dönemde bir annenin çığlığına değineceğim kısaca. Son dönemde fazlasıyla evlat feda eder olduk. Ama asker ama terörist! Ama cephede ama trafik kazasında ama uyuşturucu tuzağında veyahut çetelerin ellerinde… Ölen hep evlatlar ağlayan ise, analar oldu. Babalar ise, çoğu zaman çaresizliğin verdiği acı ile başı eğik, suskun…

 

Diyarbakır'a doğru gidelim. HDP İl binası önünde eylem yapan o kimsesiz anneye. O gün orada yanında ne bir Milletvekili ne de bir devlet görevlisi yoktu. Sadece ve sadece basın vardı. O elleri öpülesi anne çok şey anlattı. İnsan Hakları namına, evladına sahip çıkmak adına, memleket adına, kurban vermek ve kurban olmak adına… O kürtçe anlattı. Ulusal medya türkçe duyurdu. O anlattı, o ağladı, ona dualar edildi. Ve birden bire evladı çıktı geldi. Diğer iki evladı da çıkar gelir inşallah. Elbette bu nokta da Diyarbakır İl Emniyet Müdürlüğü TEM şube ve istihbarat birimlerinin başarılı çalışmasını gözden kaçırmamak lazım.

 

Bu annenin feryadını duyandan, ona sahip çıkandan, onu evladına kavuşturandan her kim olursa olsun Allah razı olsun. Doğu ve Güneydoğu nüfuslarının on yıllardır yaşadığı zulme bu acı sadece basit bir örnek. Sahipsizlik adına, kimsesizlik adına! Gönül isterdi ki, o annenin yanında herhangi bir partinin Milletvekili olsun. İnsan Hakları komisyon üyelerinden biri olsun, elinden Diyarbakır Valisi tutup o binaya girsin. Veyahut siyasilerden birisi onun gözyaşını silsin. Kan akmasın artık. Gözyaşları dökülmesin. Analar teröre de, kanlı siyasete de, kimsesizliğe de ne kendilerini ne de evlatlarını kurban vermesin. Diyarbakır'da bir anne çok şey anlattı. Evladının kıymetini, kimsesizliği, çaresizliği, devlet ve siyaset kavramlarının bile dik duramadığı o çizgiyi gözler önüne serdi.

 

Artık birileri bir şeyleri kabul etmeli, görmeli. Bu kadar zulmün ahı elbet çıkar bilmeli! Ölenin hangi tarafta olduğu elbette önemli. Ama onun karşı tarafa nasıl sürüklendiği de önemli. Afganistan, Pakistan, Irak'tan ders almadık. Gözlerimizin önünde ki, Suriye gerçeklerinden ders alalım. Artık ya bir olalım. Ya da anlayalım ki, birlikte var olamadığımız bu ülke de birlikte yok olacağız...

 

Amerika'ya gerek yok!

 

Ben fazla hatırlamam. Ama yaşı ileri olanlar bire bir yaşadınız 'Çekiç Güç' zulmünü. Erbakan'ın sofrasında oturanların Erdoğan'ın çevresinde olanların Amerika ile Ortak Hareket Merkezi projesine susmasını anlamak mümkün değil. Bugüne kadar Amerika bize kan ve gözyaşı ile ihanet dışında ne getirdi? FETÖ lideri ve çok sayıda FETÖCÜ halen daha Amerika'da değil mi?

 

Türkiye'nin güney sınırında uzun bir hatta ve görünen o ki, uzun yıllar Amerikan mandasına izin verilmesi bana göre Türk Genelkurmay Başkanlığı'nın taktik başarısızlığıdır. Ölenin bizden, öldürenin silahının Amerika'dan olduğu bilindiği halde bu hata affedilir bir kusur değil. Türk Silahlı Kuvvetlerimizin başarılı operasyonlara imza attığı bir dönemde maalesef Milli Savunma Bakanı ve Genelkurmay Başkanı hata yapmıştır. F-35 ve akabinde Patriot füze krizi gözümüzün önünde dururken böylesine karanlık bir yolculuğa hiç gerek yoktu. Görmekteyiz ki, Ak Parti dış politika da hata yapmıştır. Ve bu hataya MHP ile CHP başta olmak üzere tüm siyasi partiler göz yummuştur!

 

Türkiye'de terör koridoru oluşturmak isteyenler, ülkenin sınırlarının derinliğini kabullenemeyenler, siyasetin soğuk yüzünün acizliğine terk ettiler bizi. NATO ıssızlığında Çevik Güç'ün karanlık varlığında 41 yıldır teröre verdiğimiz kurbanlar yetmedi mi? Neden ve ısrarla halen daha Amerika diyoruz? Atatürk'ün 10 yılda başardıklarını neden 18 yıldır kaybediyoruz? Neden bu kadar borçlandık? Neden bu kadar aciz ve korkak kaldık? Adnan Menderes'i kimin çocukları astı?

 

Bu soruların cevabını Amerika merkezli siyasi, ekonomik, ideolojik, askeri operasyonlarda bulabiliyoruz! Amerika, Türkiye'ye ve gittiği her yere sadece kan ve gözyaşı götürdü. Demokrasi adı altında yıkılan devletler gün be gün ortaya çıktı. Bunca acı gözlerimizin önünde, gözyaşlarımızın damlalarında dururken neden halen daha Amerika ile Türkiye aynı çatı altında? Bize, Türk askeri yeterken neden her fırsatta sırtımızdan vuran Amerika ile aynı gemideyiz?

 

Kusura bakmayın ama Amerika varsa, ben yokum…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Mustafa Şahin 3 hafta önce

Çok yerinde tesbitler olmuş.ÖZELLIKLE HACIRE anneye ve evladina hem destak hemde sahip çıkılmalı.bundan sonraki hayatlarında pisliklerin şerrinden özellikle korunmali diye düşünüyorum.

banner234

banner246