banner137

banner125

Beslenme çantaları boş kalmayacak…

14 Ekim 2011, 01:49
Dün Nurettin Gülten Kutlucan İlköğretim Okulu’ndaydık… Mevlana Mahallesi’nde…
 Çoğunlukla Güneydoğulu ve Roman çocukların gittiği bir okul!
Türk Kamu-Sen İl Temsilcisi ve Türk Eğitim-Sen Bursa 1 No’lu Şube Başkanı Selçuk Türkoğlu’nun 5 Nisan tarihinde yanına Bursaspor Teknik Direktörü Ertuğrul Sağlam’ı da alarak yaptığı “Beslenme Çantaları Boş Kalmasın” kampanyası, dün hayata geçti…
Bursa Valisi Şahabettin Harput, İl Milli Eğitim Müdürü Atilla Gülsar, Yıldırım Kaymakamı Mehmet Yapıcı, Kalite Birliği Başkanı Mustafa Karaman, Bursaspor Derneği Başkanı Mesut Ağrak, Selçuk Türkoğlu’nun yanı sıra Türk Kamu-Sen şube başkanları da oradaydı…
Ancak en büyük ilgi ve tezahürat kuşkusuz Bursaspor’un Teknik Direktörü Ertuğrul Sağlam’aydı…
Sağlam her zamanki nezaketi, sevecenliği ile çocukları kırmadı; çocuklarla resim çektirdi, formalarını, atkılarını imzaladı…
Tören boyunca sürekli “Adam gibi adam, Ertuğrul Sağlam”; “Şampiyon Bursa” tezahüratı yapıldı…
Bursaspor’un sosyal katmanları birbirine bağlamada ne kadar önemli rolü olduğunu bir kez daha gördüm…
Karadenizli, Roman ve Güneydoğulu çocuklar hep bir ağızdan Sağlam’a tezahürat yapıyordu…
Tören bittikten sonra, okul bahçesinden en son çıkan protokol aracı Ertuğrul Sağlam’ınki oldu… Çocuklar arabanın etrafını sardılar, sürücüye zor anlar yaşattılar…
Kampanya’nın başlatılma töreninde ilk söz alan Selçuk Türkoğlu oldu…
Kampanyanın çıkış noktasını anlattı:
“Din Kültürü Ahlak Bilgisi öğretmeni olan bir arkadaşımız, öğrenciler arasında anket yaparak, ‘Allah'tan istediklerinizi ve dualarınızı yazın’ demiş.
Bunun üzerine bir öğrenci, ‘Her gün kokusunu duyuyorum ama 4 yıldır hiç tost yemedim. Allah’ım bana tost yemeği nasip et’ diye yazınca hemen bir araştırma başlattık.
Gördük ki, sosyal açıdan riskli bölgelerde öğrencilerin yüzde 30’u hiç süt içmiyor, yüzde 25’i ise haftada bir ya da iki kez!”
Türkoğlu, Şampiyon Çörek’in üretimini üstlenen Mahfel işletmecisi Tahir Devecioğlu ile 500 çocuğun masrafını üstlenen Şaypa adına Hıdır Şaylı’ya, BESOB’a, Bursa Valiliği’ne, İl Milli Eğitim Müdürü’ne, Ertuğrul Sağlam ve Bursaspor Yönetimine, Bursa basınına teşekkür etti…
Ayrıca, önceki gün bin 700 öğrenciye süt ve çörek dağıtımını başlatan Büyükşehir Belediyesi’ni ve BESAŞ’ı da kutladı…
Ardından İl Milli Eğitim Müdürü Atilla Gülsar söz aldı…
Gülsar, "Yeter ki biz birbirimizi olduğu gibi kabul edelim. Sivil toplum örgütleri ya da sendikalar hep birbirlerini eleştirir, bugün bir mum da sen yak, diyoruz. Bugün eleştiri yerine hoşgörü, iftira güzellikler var…” dedi …
Ve Türk Eğitim-Sen’e ve Türkoğlu’na teşekkür etti…
(Keşke dünkü güzel ortamda, laf sokmayı bir kenara bıraksaydı… Zira bizim bildiğimiz Selçuk Türkoğlu, her eğitim sezonu kapanışında ve açılışında oldukça sert açıklamalar yapar, sözünü hiç esirgemez ve hedef tahtasında da Milli Eğitim Bakanlığı ve dolayısıyla da Milli Eğitim Müdürlüğü yer alır! Türkoğlu’ndan epeydir alıştığımız türde açıklamalar duymuyoruz, muhtemelen de Bursa’da çocukların süt içmesi uğrunadır… Türkoğlu bu özveriyi gösterdiyse, Gülsar’ın da göstermesi gerekirdi.)
Her neyse… 
Sonuçta, proje hayata geçti ve Büyükşehir’inkiler de eklenince Bursa’da her gün 2 bin 700 çocuk süt içecek ve şampiyon çörek yiyecek…
Önemli olan bu! Gerisi hikaye…
Vali Şahabettin Harput ise projeyi “Çok anlamlı, çok hayırlı, çok değerli bir hizmet” olarak tanımladı…
Çocukların başarısının sağlıklı ortamda yaşamaları, iyi beslenmeleri ve iyi ortamda eğitim almalarına bağlı olduğunu söyledi…
Bursa’da her mahalleye aynı kalitede iyi okullar yaptıklarını, sosyal riski yüksek bölgelerde Özel İdare ile süt ve yumurta projesini yürüttüklerini, anlattı…
Şampiyon çörek ve süt projesine hayırsever işadamlarımız da katkı koyduğuna dikkat çekti: “Çocuklarımız ülkemizin geleceği. Hiçbir çocuğun maddi manevi sıkıntı çekmesine izin veremeyiz. Bundan sonra bu projenin tüm okullarda da yaygınlaşması için gayret sarf edeceğiz. Bursa’daki Sütaş, Eker gibi firmaların da bu projeye destek vereceğine inanıyorum” dedi…
İşte bu son cümle çok önemliydi… Zira sütün başkenti Bursa’da önde gelen süt firmaları projeye katkı koymadılar…
Duyduğumuza göre Sütaş CEO’su önce projeyi destekleyeceklerini bildirmiş, daha sonra “Biz zaten okul yaptırıyoruz, bütçemiz yok” demiş… 
Bağış istenmediği, sadece sütlerin maliyet bedelleri üzerinden verilmesi talebi de kabul görmemiş…
Büyümek böyle bir şey mi?
Sütaş’ın Yönetim Kurulu Başkanı Muharrem Yılmaz’ın bu konudan haberdar olmadığını düşünmek istiyorum…
En üzücü yan ise ne biliyor musunuz? Biz Bursa markası diye Sütaş ürünlerini tüketirken, bir Balıkesir firması olan Yörsan’ın kutu sütleri Sütaş’ın yüzde 20 ucuzuna vermesi…
Öte yandan bir önerim var…
1 çocuğun 180 günlük yani bir eğitim-öğretim dönemindeki süt ve şampiyon çörek maliyeti 100 lira!
Kampanya öğrenci bazına da indirgensin; dileyen vatandaş 1, 2, 5, 10, çocuğun maliyetini üstlensin!
Kampanya şimdi 1 gün, 5 gün şeklinde üstlenmelerle sürüyor…
 Örneğin Şaypa 500 çocuğu üstlenmiş; Türk Eğitim-Sen ise 5 günü! Ama bizim gibi ücretli kesim ancak bir ya da birkaç öğrenciyi üstlenebilir!
 
 
Fotofest imecesi: Dünya Bursa’ya vizörden bakacak!
Dünkü bir diğer önemli toplantı ise Fotofest Yürütme Kurulu’nun basınla buluşarak festival hakkında bilgi vermesiydi…
Toplantıda Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Seyfettin Avşar, Kent Konseyi Başkanı Semih Pala, Fotofest Yürütme Kurulu Üyesi Ceyhun İrgil , BUFSAD Başkanı Utku Kaynar da vardı…
Fotofest’in teması “Karşılaşmalar”…
Nedenine gelince Yürütme Kurulu üyesi Ceyhun İrgil ve BUFSAD Başkanı Utku Kaynar çok güzel anlattılar…
Uluslararası Fotoğraf Festivali, bırakın Türkiye’nin diğer illerini, coğrafya olarak Tokyo hariç hiçbir doğu kentinde bugüne kadar yapılmamış…
Ev sahipliğini hep Newyork, Paris gibi kentler üstlenmiş…
İşte bu nedenle doğu ile batının karşılaşması, sentezi teması seçilmiş…
15 Ekim cumartesi günü Cumhuriyet Caddesi’ndeki yürüyüşle başlayacak festival… Ve Bursa’da ilk kez Hanlar Bölgesi’ndeki Ertuğrul Meydanı öne çıkacak, çünkü Fotofest’in çadırı burada kurulacak ve etkinliklerin merkezi olacak…
Öte yandan Ceyhun İrgil’in bir saptaması var:
“İlk defa fotoğraf sanatı sokak ve halk ile buluşacak!”
İrgil’in önemsediği bir diğer konu ise kenti grilerden arındırma projesi; yani sergilenmeye değer bulunanların yanı sıra gönderilen tüm fotoğraflar (eğer sahipleri izin verirse) kentin okullarının, kamu binalarının duvarlarını süsleyecek…
Fotoğrafları sergilenecek alanlara ise Fransız ve Amerikalı kreatörler yerleştiriyordu…
Utku Kaynar, festivale Bengaldeş’ten Amerika’ya, Tunus’tan Ermenistan’a, Çin’den Meksika’ya dek 5 kıtadaki 41 ülkeden katılım olduğunu anlattı…
Fotofest boyunca 200’e yakın etkinlik gerçekleşecek…
Bir başka önemli husus da, Fotofest başlamadan önce, dünyanın önde gelen Newyork Times, News Week gibi gazetelerinde yer alması…
Dünyanın pek çok ülkesinden önemli gazete temsilcilerinin ve fotoğraf ajanslarının Bursa’ya gelecek olması…
Fotofest’in dünya tanıtımı iyi yapılmış, bunda sivil toplum kuruluşlarının da büyük etkisi ve katkısı var… Özellikle BUFSAD’ın ve Kent Konseyi’nin…
Ceyhun İrgil 120 kişilik bir gönüllü grupla çalıştıklarını söyledi…
Utku Kaynar ise, sosyal ağlarda, internet grupları üzerinden gönüllü destek çağrısı yaptıklarını ve Uludağ Üniversitesi Fotoğraf Topluluğu’nun da gönüllü olarak önemli katkı sunduğunu söyledi…
Tam bir imece hali!
 
Kartını göster!
Hazır Merinos AKKM’de iken, bir de Uluslararası Saç Festivali’ne uğrayayım dedim… Salonun girişine baktım, Stantlar açılmış, ancak herhangi bir büyük marka yoktu.
Organizasyonun son günüydü, açılışa gelememiştim, şöyle bir göz atayım, köşemde aktarırım diye düşündüm…
Ama ne mümkün! Kapıdaki güvenlikçilere kesin talimat vermişler; “Kimseyi sokmayın! Gazetecileri da kimlik göstermeden içeri almayın!” Giriş paralı ya! Biz de gazeteci ayağına işi bedavaya getirmeye çalışıyoruz sanki!
 Bursa Haber Muhabiri Tuğçe İçöz kartını gösterdi, “Yeterli herhalde, ikimiz girebilir miyiz” dedi. Ancak güvenlikçi hanım beni bir şeye benzetememiş olacak ki, hiç esneme göstermedi;  “Hayır o da gösterecek kartını” dedi… Sanki içeride Başbakan var!
Benim çanta da, hani ne derler Çarşamba pazarı, kimliği bulmak için ortaya dökmem lazım! “Başlarım haberine” dedim, yürüdük gittik! Ne oldu? Etkinlik güzeldi, hoştu yerine böyle bir yorumla girdi köşeme…

.

- Arşivimizdeki yazıları

.

.


.

.

.. Highlife Dergisi .. Konforum Dergisi
Gndem16 Dergisi BursaTime Dergisi

Dizdar Tekstil - Dibay Medya Yönetim Kurulu Başkanı: Cüneyt Dizdar