banner262
banner263

Türkiye'nin örnek ekmek fabrikalarından ve kâr eden sayılı kamu işletmelerinden biri olan Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin şirketi BESAŞ, son günlerde birileri tarafından ülke gündemine taşındı. İçerisinde milletvekili (üstelik kendisi de doktor olan) Ceyhun İrgil'in de bulunduğu bir grup, içki satan bayilere bundan sonra ürün vermeyeceğini açıklayan BESAŞ'ı topa tuttu.  

BESAŞ bayileri

Bilindiği üzere BESAŞ artık süt ürünleri de üretiyor. Uzun yıllardır ürettiği sağlıklı ve lezzetli ekmeğiyle zengininden fakirine Bursalıların vazgeçilmezi olan BESAŞ'ın süt ürünleri de giderek daha fazla kişiye ulaşıyor. Dağ yöresinin sütlerinden yapılan ve katkı maddesi kullanılmayan BESAŞ'ın süt ürünleri yaygınlaştıkça, doğal olarak bayilik talepleri de artmış durumda.  

BESAŞ, kendisinden bayilik isteyenlerin taleplerini bir takım kriterlere göre karara bağlıyor. Fiziki şartlara, diğer bayilere olan uzaklıklara ve bayilik istenilen yerin nüfusu gibi parametrelere bakılıyor ve BESAŞ'ı başarıyla temsil edebilecek kişilere bayilik izni veriliyor.

Süt ve alkol

Tüm canlılar ama özellikle de çocuklar için yaşam kaynağı olan süt, şüphesiz ki, tabiatın en saf, en besleyici ve en mucize içeceklerinin başında geliyor. Alkol ise sütün aksine, insan vücudunu ve aklını çürüten, içeriği ve kokusuyla da adeta gayya kuyusu gibi bir içecek.  

Ben de bu çıkarılan yaygaradan sonra öğrendim ki, bu iki zıt içecek BESAŞ bayilerinde bir arada satılıyormuş. BESAŞ 2016 yılında aldığı bir kararla, alkollü içecek satan yerlerin bayilik taleplerini kabul etmiyormuş ancak eski bayilerde bu tezat durum devam ediyormuş.

Vatandaşlardan gelen talep üzerine BESAŞ çok doğru bir karar alarak eski bayilere de özetle; 'ya sütü, ya da alkolü tercih edin' demiş ve bu bayilere belli bir süre tanımış. Alkol satışına devam etmeyi arzu edenlere ise artık ürün vermeyecekmiş.

İşte ulusal basına kadar taşınan yaygaranın da kaynağı bu karar olmuş. BESAŞ, markete ekmek ya da süt ürünleri almaya gönderdiği çocuğunun alkolle tanışmasını istemeyen insanların bu haklı talebine yanıt verdiği için bugün hedef tahtasına konulmuş vaziyette. Üstelik bu işin bayraktarlığını da Atatürkçü geçinen bir kesim yapıyor!

Yeşilay

Bakın size tarihimizden gerçek bir olay anlatayım. Bu olay, başta uyuşturucu, alkol ve sigara olmak üzere kötü alışkanlıklarla mücadele eden Yeşilay'ın 1920 yılında nasıl kurulduğunu anlatıyor...

İngiliz işgal güçleri İstanbul Limanı’na gemilerle getirdiği alkollü içkileri gençlere bedava dağıtıyor. Amaçları ise onları zehirleyip uyuşturarak, işgale karşı direnişlerini kırmak. Bunun üzerine, padişahın izniyle, Dr. Mazhar Osman ve arkadaşları tarafından 5 Mart 1920’de İstanbul’da "Hilal-i Ahdar" adıyla kuruluyor. Derneğin ismi daha sonra "Yeşilay" olarak değiştiriliyor ve 1934 yılında (Atatürk ve İnönü dönemi) kamuya yararlı dernek statüsü veriliyor.

Alkolle mücadele yasaları

Ülkemizde başta alkol olmak üzere, insanları zararları alışkanlıklardan korumak için çıkarılmış yasalar ve anayasa maddeleri var.

Anayasanın 58. maddesi: "Devlet, gençleri alkol düşkünlüğünden, uyuşturucu maddelerden, suçluluk, kumar ve benzeri kötü alışkanlıklardan ve cehaletten korumak için gerekli tedbirleri alır" diyor.

Ayrıca 4250 sayılı İspirto ve İspirtolu İçkiler İnhisarı Kanunu da aşağıdaki şu hükümleri içeriyor:

"Alkollü içkilerin her ne surette olursa olsun reklamı ve tüketicilere yönelik tanıtımı yapılamaz. Televizyonlarda yayınlanan dizi, film ve müzik kliplerinde alkollü içkileri özendirici görüntülere yer verilemez"

"Alkollü içkiler, tüketilmek veya beraberinde götürülmek üzere on sekiz yaşını doldurmamış kişilere satılamaz veya sunulamaz. Alkollü içkiler, işletme dışından görülecek şekilde perakende olarak satışa arz edilemez"

Kamunun görevi

İşte tüm bu yasalar da, kamu şirketlerine ve kamu görevlilerine başta alkol olmak üzere zararlı maddelerle mücadeleyi emrediyor. Hal böyleyken, bir kamu kurumunun işletmesi olan BESAŞ, görevini yaptığı için nasıl eleştirilebilir ve ulusal medyada hedefe konulabilir?

İçki içmek ayrı, zararlı olan bir şeyin yaygınlaşmasıyla mücadele etmek ayrı meseledir. İnsan kendi zaafları nedeniyle yeterli iradeyi gösteremeyip alkol kullanıyor olabilir ama bununla mücadele edilmesini engellemeye çalışmamalıdır.

O yüzden başta Hipokrat yemini etmiş doktor vekillerimiz olmak üzere, tüm kamu yöneticileri BESAŞ gibi kurumlarımızın bu kararlarına karşı çıkmak yerine destek vermelidir. Onu da beceremeyenler gölge etmesinler, başka ihsan istemez!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner259

banner193

banner246

banner254