Nasıl da geçiyor zaman!

Her geçen gün biraz daha eksiliyor ömür heybemizden. Ne çabuk geçiyor zaman. Geriye ise yapmadıklarımızın, yapamadıklarımızın pişmanlığı kalıyor. Bir film şeridi gibi gözümüzün önüne seriliyor yaşadıklarımız ve yaşamadıklarımıza olan israfımız. Nasıl da unuttuk dünyanın geçici, ahretin ise ebedi olduğunu.

Ömür dediğin beş vakitlik namaz misali.

Vakit sabah!

Sabah namazı ile başlar gün. Hem Efendimiz (SAV) buyurmuş ya “Sabah namazını kılan kimse ALLAH`ın himayesindedir.” (Müslim, Mesâcid 261-262) diye. Ve insan yeni doğduğun an gibidir sabah. Saf temiz berrak. Nasıl da korunur, belenir tıpkı bir bebek misali…

Vakit öğlen!

Çocukluğun vermiş olduğu o masumiyet ve saflık, terk etmemiştir henüz seni. Güneşin sıcaklığı yaksa da bedeni, Rahman`ın huzurda serinler anca insan bedeni. Gençliğin tadıdır öğlen vakti. Ne deli çağdır değil mi? İlmin, ihlasın insana en çok yakıştığı vakittir öğlen vakti.

Vakit ikindi!

Günün tam da ortası; işlerin yoğun, işlerin telaşı sarar insanı. Bakara 238`de: “…

Ve orta namaza dikkat edin!” buyuruyor Yaradan. Tefsir âlimlerinin bazılarının rivayetlerine göre ise“orta namaz” ikindi namazıdır. Yani dünyaya ara verip ‘huzurda` huzur bulma vaktidir.

Ne çok benziyor gençlik dönemlerine değil mi? İnsanın kendini en çok muhafaza etmesi gereken zaman dilimi. Rabbini iyi tanıyıp yoluna hizmetle iştigal etmesi gereken evre.

Belki de sen bu vakitte; ömrünün en kıymetli döneminde, ebedi düşmanların olan şeytan ve nefesine yenik düştün. Bunun senin sonun olduğunu bilmeden, hep sonralara erteledin. Sence de ömrünün en güzel dönemi olan gençliğini, ALLAH`ın razı olduğu amellerle geçirseydin, daha da bereketlenmez miydi? Kim bilir?

Vakit akşam!

Yeryüzü güneşin kızıllığından sıyrıldı. Acele etmen gerekiyor. Vakit geçerken ömür de hızla ilerliyor. Gençken yaptıklarının pişmanlığı ile kavruluyorsun, huzursuzsun bunun da farkındasın değil mi? Bir dönüş, bir çıkış yolu arıyorsun. Fakat bir yandan da ‘yaşlanınca kılarım yaparım diyorsun. Karanlığa yaşlılığa girme vakti…Vakit akşam vakti.

Vakit yatsı!

Gün içerisinde son kez huzura durmanın vaktidir: Yatsı. Evet, bitti gün. Karanlık hâkim artık. Nasıl ki günün sonuna ulaşıldıysa, ömrün de sonuna ulaşıyor insan. Bak işte ertelediğin yaştasın. Yapmaya çalışıyorsun ama sen de farkındasın ki; yaptıkların tam manası ile kapatamıyor ömürdeki eksikliği. Ve hiç bir şey vaktinde yapmak kadar güzel olmuyor. Farkındasın değil mi? Gün bitti, tıpkı ömür gibi.

Peki şimdi sen günün hangi vaktindesin? Rabbimiz hepimize “Sana ölüm gelinceye kadar Rabbine kulluk et”(Hicr /99) ayeti celilesinin gölgesinde yaşamayı nasip etsin… (Âmin)

Hasan GEDİK

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234

banner246