10.Hafta;

Yazı dizimin bu hafta ki konukları da ilk on haftadakiler gibi, yüreğimi bağladığım insanlarım.

Tanıdığım en sevimli cumhuriyet entelektüeli Tansel Saylı, moral kaynağım Nuran Gürsu Şeker ve say bakalım Bursa’nın dernek başkanlarını deseler senelerdir ilk üçümde ki Busad Başkanı Metin Altundal.

Önce hanımlar diyerek başlayayım bu hafta sonra yazı tura atarım.

Bazı insanlar vardır ve pek çokta değillerdir. Siz bir şey yaptığınızda mutlak surette ilgilenirler ve bu ilgilerini de hissettirirler. Hani sporcular dönüp tribünlere bakarlar ya çaktırmadan önemlileri  ‘acaba orada mı’’diye?

 Nuran Hanım ile ne zaman tribünlere baksam göz göze geliriz. Mutlaka oradadır. İzler ve yorumlar yazdıklarımı. Ama hamasetle değil, ne demek istediğimi anlayarak.

Biraz önce sosyal medya hesabımda Bursa Haber Gazetesinde bu gün yayınlanan makalemi paylaştım, şu an da ekranımda bir mesaj var; “Nuran Gürsu Şeker paylaştığın bir gönderiye yorum yaptı’’ diyor. Yazıdan çıkınca elbette okuyacağım yorumunu ama içeriğini şimdiden tahmin edebiliyorum.

Bizler yazılarımızı kesinlikle maddi getirilerini kaale almadan yazan insanlarız. Tek beklentimiz cümlelerimizin okunması. Okundukça okunmaya değer olduğumuzu anlarız ancak. Ben yazmaktan öte sohbet etmeyi severim okurumla. O yüzden kronikleşmiş ve kemikleşmiş konulara pek değinmem. Bilirim ki okur seçerek okur, bildiğini değil bilinip te dile getirilmeyenleri sever. Bu tarz aslında yazar için en riskli tarzlardan biridir.

Nurhan Hanım nezdinde tarzımı onuruma çeviren tüm okurlarıma selam olsun…

Sıra da yazı tura var; Yazı da sevgili Tansel Saylı turada da Sevgili Metin Başkan.

Yazı;

Seneler evvel çokta güzel olmayan anılarla başladı tanışıklığımız. O sağlam durdu önce arkadaşım sonra da dostum oldu.

Dedim ya tanıdığım en sevimli Cumhuriyet entelektüelidir diye, biraz açayım Cumhuriyet entelektüelliğinin ben de ki algısını. Cumhuriyet entelektüelliğinden kastım Cumhuriyetin tüm unsurlarının somut bilgilerle açıklanması ve anlatılması. Kronolojik sıralamaya sadık kalınarak her döneminin yorumlanması.

Sevgili Tansel Cumhuriyet ve Cumhuriyet dönemine ait aşamaları son derece iyi bilir. Bu konu da kariyer yapmış birini bile çırak çıkartacak donanıma sahiptir. Okur, araştırır ve yazar. Hatta üzerinde durulmayan öğelerinin bile ayrıntılarına vakıftır.

Babalarımızı aynı gün birer ay arayla kaybettiğimiz sevgili dostuma bir kez daha baş sağlığı diliyor, eşi Oya hanıma sevgilerimi gönderiyorum.

***

“Bu gülü yetiştireceksen canın yanacak. Elin kanayacak. Güneş seni terletecek. 'Bu bahçede gül bitmez' diyenler olacak. Gül öyle yetiştirilmez böyle yetiştirilir diyenler olacak. Sen kendine şunu soracaksın: 'Ben burayı gül bahçesi yapmak istiyor muyum? Ben burada dünyanın en güzel güllerini yetiştirmek istiyor muyum? Eğer çok istiyorsan, ne eline batan diken, ne de söylenenler umurunda olmayacak. Kim olursan ol. Eline batan dikene aldırmadan çalışan, sağlık çalışanlarına gül bahçesi sunmayı hedef edinen Busad derneğine…”

Yukarı da ki alıntı 2005 Fark Yaratanlarında Busad’ın aldığı ödül üzerine adam gibi adam deyiminin içini tıka basa dolduran sevgili Kemal Uzun’un yaptığı yorum.

Bursa Sağlık Çalışanları Derneği kısa adı ile Busad yıllara dayanan sivil toplum kuruluşları ile ilgili çalışmalarımda fenomenlerimden biri olmuştur. Özellikle Dernek Başkanı Metin Altundal’ın faaliyetlerini öyle keyifle izlerim ki…

Kişiliği yardım severliği ve başkanlığında sahip çıktığı etik değerleri ile benim enlerimde çoktan yerini alan Sevgili Altundal soyadı ile mütenasip bir dal gibidir. Ne zaman birileri için sağlık konusunda ricacı olsam hiç kırmaz ve derhal gereğini yapar. Öyle çok kişinin hayır duası vardır ki üstünde, üç tanesini ben yakınen biliyorum.

Bir televizyonda yapımcılığını üstlendiğim Sivil Gündem programında sıra tam ona gelmişken, gördüğüm lüzum üzerine sözleşmeyi feshettiğim için ekrana birlikte çıkamamamızın üzüntüsünü hala yaşarım. Kim bilir belki başka bir ekranda bu yıl kısmet olur…

Konu sloganı BUSAD ÇALIŞIYOR olan Bursa Sağlık Çalışanları Derneği olunca derneğe dair bir paragraf yazmazsam klavyem alınır belki de küser:

Ancak bu defa ben yazmayacağım yılın ilk yarısında Başkan Metin Altundal’ın doktorlarla ilgili yazdığı bir köşe yazısından alıntı yapacağım; Kendi satırlarıyla daha yakından tanıyın diye…

“... Bunca okumuşluğunuz ve okurken yaşadığınız ekonomik sıkıntının üstüne bir kendini bilmez çıkar ve benim verdiğim vergilerle maaş alıyorsunuz, benim paramla buralara geliyorsunuz der. Muhtarın, polisin, vergi memurunun, hakimin karşısında esas duruşta duranlar sizin karşınıza ağzında sakız elinde tesbihle gelirler.
  Onlara istedikleri ilacı yazmazsanız, rapor isteğini karşılamazsanız ilk önce idareci abisiyle sonrada Ankara da ki dayısıyla, sadece hasta şikayetleri odaklı çalışan şikayet hatlarıyla size yürürler. Sadece hasta ve hasta yakınlarıyla uğraşmak olsa keşke işiniz, ülkemizde en uzun tahsil süresiyle elde ettiğiniz mesleğinizin düşük olan maaşını adaletsiz performans sistemiyle düzeltmeye çalışırsınız. Bütün bunlarla uğraşırken ihmal edilen eş, çocuk arkadaş ve en önemlisi de hiçbir saniyesini geri getiremeyeceğimiz hayatımız gelir geçer. Biz doktorlarımızı seviyoruz. Değerler kolay yetişmiyor kıymetini bilelim…”

Dostluklar da kolay oluşmuyor sevgili Metin; bizimkinin de Emri hak vaki olana kadar sürmesi dileklerimle…

10. yazıda bir de teşekkürüm var;

Bana ne senin insanlarından demeden her hafta atlamaksızın yazı dizimi uzunluğuna rağmen yayınlayan ve bu konu da desteğini esirgemeyen sevgili Yazı İşleri Müdürüm Caner EVYAPAN’A sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.

Kendisi biliyor mu bilmem, o da benim insanlarımdan…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Göksel Saylı 1 yıl önce

Dostluk, sevgi, hoşgörü ve adaletle taçlandırılmış bir cumhuriyet anlayışına bağlı kalarak yaşamak dileğiyle..

Avatar
Celal Sönmez 1 yıl önce

Olcay bey yazınızı büyük bir zevkle okudum insanın yanında hatta çevresinde bu kadar değerli bilgi ve birikimli dostlarının olması bence büyük bir mutluluk bende yazınız da bahsettiğiniz Cumhuriyet imizin yetiştirdiği aydın insan TANSEL SAYLI yi tanımış olmak ile o mutluluktan payımi almanın gururunu yaşıyorum saygılarımla

Avatar
TANSEL SAYLI 1 yıl önce

Sevgili Olcay Kardesim... Dostum... evet tanıştığımız günden beri bir çok sorunu karşılıklı sevgi, saygı ve hoşgörü üçleminde astık... Evet güzel Ülkemizin bu zor günlerinde.. bizler için olmaz sa olmaz Cumhuriyet şemsiyesi altında Adalet, Barış, Hoşgörü kavramları kapsamında birlikte yol alacagız.. Evet kısasüreler dahilinde Bizler için çok değerli 2 güzel insan... Aile büyüklerimizi kaybetmenin üzüntüsü içerisindeyiz... Selam olsun...

banner234

banner246