Haftalar ne de çabuk geçiyor.

Benim İnsanlarımı yazmaya başladığım sekiz hafta olmuş.

Bu yazı dizisi bir sekiz hafta daha rahat kaldırır. Ne mutlu bana.

Bu hafta üç konuğu var köşemin. Üçü de önce ki haftalarda yazdığım dostlarım gibi kıymetlilerim.

Konuk üç olunca yazı tura çırak çıktığı için kura devreye girdi bu hafta. Üç ismi ayrı ayrı küçük kağıtlara yazdım, sağduyuma da hadi çek bakalım dedim o da çekti.

Sıralama Şener Şenyürek,Sezan Özek Kaya ve Sevinç Bilgiç olarak şekillendi.

Haydi başlayalım;

Keyifli insanlar vardır keyiflerini sakınmadan paylaşan. Çok sık görüşmesiniz de hayatınızda olduklarına şükrettiğiniz güleç yüzlü o iyi insanlar.

Şener Şenyürek’i ilk tanıdığımda oğlu Doğancan bebecikti. Şimdi kocaman delikanlı oldu. Varın siz tahmin edin edin kaç yıllık tanışıklığımız.

Soran olursa sigortacıyım derse de ben onun şair ve yazar kimliğini çok severim. İlk öğretmeni Veli Çil’den aldığı elle yürekleri kavrayan pek çok şiire imza atmıştır. Aslında mülkiyelidir sevgili arkadaşım.Kim bilir belki malı mülkü sigortalama alışkanlığı da buradan geliyordur.

Elbette Mülkiyeli olmanın malla mülkle ilgisi yok, ama kişilik gelişimi ile çok alakası var. Şenyürek tanıdığım en güzel yürekli insanlardan biridir. Bir gün yolunuz Doğancan Sigorta’ya düşerse emin olun onun ile yaptığınız sohbeti de sigortalatmak isteyeceksiniz.

Mükemmel bir entelektüel ile yapılan sohbetin poliçesi nasıl tanzim edilir bilemem ama Şener bey’in sohbetinin klozunun son derece sağlam olduğunu iddia edebilirim.

Kanat Çırpıyor Yüreğim ile Şener Beyin Yol Haritası adlı kitaplarını okuduğumda henüz Nitelikli Cehalet’i yazmamıştım. Ama yazarsam böyle yazmalıyım diye içimden geçirdiğimi dün gibi anımsıyorum. Kitabın tanıtım gününde bizzat yanımda olarak emeğime verdiği değeri görünce yine içimden gülümsedim. Biz aslında onun ile satırlarımızda birebirden çok daha fazla sohbet ettik. Dilerim etmeye devam edeceğiz.

Sevgili arkadaşımın bölümünü Şener Beyin Yol Haritası’na yazdığı ön söz ile bitireyim de kendi satır aralarında onu çok daha iyi anlatmış olayım size. ‘’Yıllar önce duyduğum bir Macar atasözü var. “Türkler söylemez. Söylenir.” İşte ben tam bu nedenle, söylenmek yerine, söylemeyi seçerek ve hatta daha zorunu seçerek, yazmayı istedim. Yazarken de, tamamen kendimizi anlatma cesareti göstererek. Kendi işimizi kurarken yaşadıklarımızı paylaşarak. İşte az sonra okumaya başlayacağınız satırlar, bu duygularla kaleme alınmıştır. Bu arada bazen iğneyi, bazen çuvaldızı batırmış olabilirim birilerine. İğneye ve çuvaldıza dikkat! ‘’

Dikkat sevgili arkadaşım; hem iğneye hem çuvaldıza hem de yüksüğe dikkat.

Yüreğin her daim şen olsun…

***   

Sevgili dostum Parkan Sanlıkol sayesinde tanıdım onu.Parkan Hocam’ın bedeni varlığına veda edeli önümüzde ki Eylül ayının 12 sinde üç yıl olacak.O yüzden mirası sayarım Sezan Hanımcığımı.Sanırım o da öyle sayar ki hiçbir zaman asla bırakmamıştır elimi.

Dünya Müziği Derneği’nin başkanıdır Sezan Özek Kaya.Bizim deyimimizle DMD’nin.Öyle çok arkadaşım vardır ki koristlerinin arasında.Onlarla birlikte sahne alamadığım için çatlak sesli olmama bir hayıflanırım ki sormayın.

Sezan Hanımcığımı benden önce dedem tanımış aslında.Babası ile arkadaşmış Hüsnü Ortaç.Bir türlü eski fotoğrafları bir araya getirememiş olsak ta ikimiz de biliriz o emanetlerin kutsallığını.

Dünya Müziği Derneği Bursa’nın en ciddi korolarının başında gelir.Öyle laf olsun diye bir araya gelinip üç beş türküyle birilerinin egosunu tatmin etmek için kurulan korolardan çok farklıdır.Seçkileri elit,koristleri asıl mesleklerinde Bursa’ya imza atmış kaliteli insanlardır.Bu yüzden de uluslararası koro yarışmalarından ödülsüz dönmezler.

Sezan hanımcığım bu koroya yıllarını vermiş ama yılların tümünde de oluşumu son derece ciddiye alarak DMD’nin sıradanlaşmasına izin vermeyenlerin başında yer almıştır.

Rahat uyu sevgili Parkan Hocam;kurduğun ve emanet ettiğin DMD her yıl çıtasını yükselterek yoluna devam ediyor ve başta Sezan Hanımcığım olmak üzere tüm üyeleri senin kendilerini bilinmezden izlediğini biliyorlar.

Ben tek çocuğum ama ablası olan bir tek çocuk.Ablasına Sezan Hanımcığım diyen bir tek çocuk.

***   

Sırada yüreği elinde dolaşan bir adam var. İyi değil çok iyi bir adam.

Sevinç Bilgiç. Öylesine iyidir ki benim isim hafızamın zayıflığını bile hiç yüzüme vurmadı bu güne dek. Tv programında bile soyadının Bilgin yazılmasına sebep oldum sesini çıkartmadı.

Bu satırları yazarken gülümsüyorum. Çünkü onu her gördüğümde yüreğim ile gülümsemeye alışkınım. O beni görmüyor şu anda ama karşımda.

Çocuk, kadın, hasta, yaşlı hiç fark etmez Sevgili Sevinç için. Kimi bulsa yardım etmek için çırpınır. Çırpınır dediysem çırpınmakla kalmaz takır takır da yardım eder. Nice sevinçlere aracılık ettiği için mi Sevinç koymuşlar adını bilmem ama ben düzenlediğim etkinliklerde sevindirdiklerine yakınen tanık oldum.

Acil durum butonu gibidir sevgili dostum. Koşar yetişir bir yerlerden.

Nilüfer Bursasporlu İş Adamları Derneği’nin koordinatörüdür aynı zamanda. Dernek Başkanı Sevgili Cengiz Kaya ile harikalar yaratırlar. Özellikle çocuklara yönelik projelerini hayata geçirmek adına neler çektiklerini ben bilirim.

Bazen anlatılmaz yaşanılır der ya; Sevinç için de son derece geçerlidir bu söz. Dilerim bir gün yolunuz kesişir de anlatamadıklarımı anlarsınız.

Adın hayatının öznesi olsun güzel insan.

Ne diyeyim.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234

banner246